Hara’daki ‘Canavarların Vaatleri’ sergisi, “canavar”ı dışlanan bir öteki olmaktan çıkararak, sınıflandırılamayan bir potansiyel ve alternatif bir bilgi alanı olarak ele alıyor.
Mayıs ayında güncel sanat sahnesi, beden, hafıza, emek, kimlik ve kolektif deneyim etrafında şekillenen bir sergi programıyla öne çıkıyor.
Nihat Özdal’ın 7. Mardin Bienali üzerine kaleme aldığı bu güçlü metin, bienalin teması olan GÖKzemin’i yalnızca çağdaş sanat üzerinden değil; Mezopotamya’nın dam kültürü, kuşlarla birlikte kurulan mimari yaşam, Süryani kozmolojisi ve kişisel hafıza üzerinden okuyor.
İstanbul'da doğan ve hayatını Londra'da sürdüren fotoğrafçı ve yönetmen Melis Şamdancı, bilinçaltı, kadın bedeni ve dönüşüm temalarını temel alan üretim pratiğini anlattı.
Hayri Karay’ın, İGA ART Sanat Projeleri Yarışması’nı kazanan 37,7 metrelik kinetik heykeli, İstanbul Havalimanı’nda yolcuları karşılıyor. Eser, Anadolu’nun kültürel çeşitliliğini hareket ve dönüşüm üzerinden yorumluyor.
7. Mardin Bienali: İkilikleri çözmeden yan yana tutuyor; mekân, hafıza ve yön duygusu üzerine bir düşünme alanı sunuyor.
Erdal Duman'ın kişisel sergisi izleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıyor ve katılımla şekillenen bir eylem olarak kurgulanıyor.
2026’daki birçok büyük sergi, yalnızca “sanat objesi” göstermiyor; sanatın yeniden bir tür ritüel, bilinç alanı veya kolektif şifa alanı olabileceği fikrine yaklaşıyor.
Space, 12-13 Mayıs'ta mimarlık ve yaratıcı endüstrileri uluslararası ve çok disiplinli güçlü bir konuşmacı programıyla Zorlu PSM Sky Lounge'ta bir araya geliyor.
Atalay Yavuz "Infrathin" sergisi, BüroSarıgedik'te açıldı. 9 Haziran'a dek ziyaret edilebilen sergi, görülen ile algılanan arasındaki ince farklara odaklanıyor.
Tuvalet Mimarisi, Nihat Özdal’ın anlatısıyla tuvaleti; mahremiyet, hijyen ve beden politikalarını yansıtan kültürel bir gösterge olarak inceliyor.
Kapadokya Bienali, 7 Mayıs-3 Eylül 2026 tarihleri arasında Nevşehir’de Türkiye’den ve çeşitli ülkelerden sanatçıları bir araya getiriyor.

