Çağdaş sanatın en etkili ve dönüştürücü figürlerinden biri olan Yoko Ono, Yoko Ono: Insound and Instructure adlı sergiyle SSM’de. MUSAC iş birliğiyle hazırlanan sergi, sanatçının 1960’lardan günümüze uzanan üretim pratiğini şiir, desen, fotoğraf, video, heykel ve enstalasyonları aracılığıyla bir araya getiriyor ve izleyicilerini eserin, serginin bir parçası olmaya davet ediyor.
Sergide, sanat tarihinde ikonikleşen vuran Cut Piece, Grapefruit, Sky Ladders ve Mend Piece gibi erken dönem çalışmaların yanı sıra, 1990’lardan itibaren gerçekleştirilen büyük ölçekli enstalasyonlar ve katılımcı çalışmalar da yer alıyor.
Sergi kapsamında, Uzun yıllar Studio One’ın direktörlüğünü yürüten Jon Hendricks ve bugün kurumun direktörlüğünü üstlenen Connor Monahan ile konuştuk.
Jon Hendricks

Bugün Yoko Ono ile ilgili en yanlış anlaşılan şey nedir? Günümüz genç sanatçıları onun eserlerinden neleri yanlış anlıyor, yanlış yorumluyor ve bu yanlış yorumlamalarla hangi noktaları kaçırıyorlar?
Bence giderek daha fazla insan Yoko Ono’nun çalışmalarını incelediğinde, onu anlıyor, benimsiyor, ondan etkileniyor ve ondan bir şeyler öğreniyor.
Popüler kültürün bakışı, fluxus/performans sanatına dair genel görüşü nasıl etkiledi?
Yoko Ono, George Maciunas’ın Fluxus hakkındaki fikirlerini ilk geliştirdiği sırada oradaydı ve SKY PIECE TO JESUS CHRIST ve MORNING PIECE gibi bazı önemli Fluxus performanslarında yer aldı, ancak Yoko Ono’yu yalnızca Fluxus ile ilişkilendirmenin bir hata olduğunu düşünüyorum; CUT PIECE ve MATCH PIECE‘ini Fluxus’un dışında, tamamen kendi isteğiyle yaptı.
Genç Yoko Ono ve bugün Yoko Ono olarak bildiğimiz persona arasındakı fark nedir?
Bir fark yok.
Yoko Ono’yu sadece bir sanatçı olarak değil, sanatın sınırlarını zorlayan bir kişi olarak tanıyoruz. Yoko Ono’nun en radikal eserinin hangisi olduğunu düşünüyorsunuz?
Onun barış arzusu.
Yoko Ono’nun “Smoke Painting” adlı eseri, bir resmin yakılarak yok edilmesini içeriyor. Sizce sanatın veya bir sanat eserinin bir başlangıcı veya sonu var mıdır?
Yoko Ono’nun dediği gibi, her zaman başka bir resim; ve eserin her zaman zihinde dolanan hatırası vardır.
Böyle akışkan ve değişken kavramlara sınırlar koyabilir miyiz?
Hayır, bir eser kalıcı değildir. Onu yeni bir bakış açısıyla görenlerle birlikte değişir; sürekli değişir ve parçalanır ve geçicidir.
Siz de hevesli bir aktivistsiniz, özellikle güncel konularla ilgili olarak sanatın misyonu ve dünyadaki etkisi hakkındaki fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşmak ister misiniz?
Şu an dünya nefretle meşgul ve barış dünyayı bir araya getirebilecek tek şey.
Connor Monahan

Yoko Ono’nun sanat pratiğinin güncel dijital çağda nasıl yorumlanması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Yoko Ono’nun çalışmaları, onlarca yıl öncesinden olmasına rağmen, doğal olarak dijital çağın koşulları içindeler. Çalışmalarının büyük bir kısmı maddiyat dışı, katılımcı, ağ tabanlı ve sabit nesnelerden ziyade dil ve fikirlerin dolaşımına dayanmaktalar.
Özellikle talimatla yaratılan eserleri neredeyse açık kaynaklı teklifler gibi işlev görür – eser insanlar arasında dolaşır, sürekli olarak yeniden yorumlanır ve genellikle ancak katılım yoluyla tam olarak var olur. Bu anlamda çalışma, yazarlık, kolektivite, fiziksel ve sanal alanın ilişkisine dair birçok çağdaş soruyu önceden tahmin ediyor.
Aynı zamanda, bence bu eser bugün giderek daha önemli hale gelen bir şey sunuyor: derinlemesine düşünme, hayal gücü, doğrudan insan etkileşimi, iletişim ve bağ kurmayı teşvik etme. Dolayısıyla, sadece dijital kültürü öngörmekle kalmıyor, aynı zamanda bazı sınırlamalarına da direniyor.
Yoko Ono’nun eserleri günümüzde genç izleyicilere nasıl aktarılıyor ve izleyicilerde nasıl bir yankı uyandırıyor?
Bence genç izleyiciler eserin açıklığına çok doğrudan tepki veriyorlar. Yoko’nun eseri izleyiciyi pasif bir konumda bırakmıyor. İnsanları hayal etmeye, katkıda bulunmaya, harekete geçmeye, onarmaya, yazmaya veya kendileri için yeniden düşünmeye davet ediyor.
Eserin işlev görmesi için tarihsel bir açıklamaya ihtiyacı yok. Wish Tree, Mend Piece veya başka bir talimatlı eserle karşılaşan bir genç eserin kendisinin içine davet edildiğini hızlıca anlayabilir.
Aynı zamanda, birçok genç izleyici, onu kamuoyunda sıklıkla çevreleyen kültürel anlatıların ötesinde, sanatsal pratiğinin derinliği ve genişliği ile şu an daha etraflıca karşılaşıyor. Eserin kavramsal sanat, performans, müzik, aktivizm ve katılımcı pratik alanlarında ne kadar temel ve etkili olduğunun farkına varılıyor.
Sizce Yoko Ono’nun en radikal çalışması nedir?
WAR IS OVER! Eğer istiyorsanız.
Yoko Ono’nun çalışmaları sıklıkla fiziksel form değil de fikir temelli. Sizce bu tarz bir mirası korumak daha mı zor?
Bence açıklık, eserin en büyük güçlü yönlerinden biri. Yoko’nun birçok eseri, zaman içinde ve farklı katılımcılar ve mekanlar aracılığıyla dönüşmek üzere tasarlandı. Dolayısıyla eseri korumak, onu tek bir sabit forma dondurmak değil, eserdeki fikirlere sadık kalarak evrimleşmeye devam etmesine izin vermekle ilgili.
Eserin hala bu kadar canlı hissettirmesinin bir nedeni de bu olabilir – en başından tek bir forma, mekana veya tarihsel ana kilitlenmiş değil.
Size Yoko Ono’nun çalışmalarında en geleceğe yönelik hissettiren şey nedir?
Bence çalışma değişim ihtimalinde ısrarcı olduğu için gelecek odaklı kalıyor. Yapılan çalışmaların büyük bir kısmı, algıda, nihayetinde birbirimizle ilişkilenişimizde ve toplumu hayal edişimizde daha büyük değişimlere yol açabilecek küçük değişimler yaratmakla ilgili. Bu değişime olan açıklık hâlâ hem radikal hem de gerekli gibi hissediyorum.

