Sanatın ve politikanın iç içe geçtiği noktaları eşeleyen Sarı Zarflar, otorite ile çatışmanın devasa manifestolarla değil, gündelik, anlık ve son derece mikro düzeydeki sivil itaatsizlik eylemleriyle nasıl tetiklenebileceğini göstermekte.
Yoko Ono'nun Türkiye'de bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı sergisi İçses ve İçyapı (Music of the Mind & Inner Structure), 27 Aralık ‘a kadar Sakıp Sabancı Müzesi'nde izlenebilir.
Meşher ile Sadberk Hanım Müzesi işbirliğiyle hazırlananSeyahat Sanatı: Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer Koç Koleksiyonlarından başlıklı sergi, 8 Mayıs 2026 – 23 Mayıs 2027 tarihleri arasında Meşher’de görülebilecek.
Marina Abramović’in Balkan Erotic Epic sergisinden yola çıkan bu yazı, Berlin’in çıplaklık kültürünü tarihsel bir perspektifle ele alıyor.
33. İstanbul Caz Festivali, 30 Haziran'da başlayan programıyla iki hafta boyunca İstanbul'u cazın, soul'un, folk'un ve deneysel seslerin buluşma noktasına dönüştürüyor.
Mehmet Pars Ekşioğlu’nun ilk kişisel sergisi kusurları, doğaçlamayı ve sahici ifadeyi merkeze alan üretim pratiğini izleyiciyle buluşturuyor.
Hakikat sonrası çağda zihin kuramı ve empati yetisinin sanat dünyasındaki dönüşümü ve manipülasyon araçlarına nasıl alet edilebildiği inceleniyor.
Sergi kapsamında, Uzun yıllar Studio One’ın direktörlüğünü yürüten Jon Hendricks ve bugün kurumun direktörlüğünü üstlenen Connor Monahan ile konuştuk.
Kendimi bildim bileli, vatan mevzusu hep kafamı kurcalamıştır; ait olduğum toprak parçasının üstünde yaşamakta olan halka ne kadar bağlıyım ve bu halkın değerleriyle yoğrulmuş, parçası olduğum bu toprak parçasında ne kadar özgürüm; hakikate ne kadar yakınım; bu benimle benzer hassasiyetleri içselleştirmiş halk
Türkiye’de kültür-sanat alanındaki kolektifleşme tarihi, yalnızca estetik bir birliktelik hikâyesi değil; aynı zamanda sansüre, kurumsal boşluklara karşı verilen bir dayanışma mücadelesi.
CerModern'in endüstriyel atmosferinde kapılarını açan Hüsamettin Koçan’ın "BENBU" sergisi inceleniyor.
DEPO’da gerçekleşen Aşk, Mark ve Ölüm sergisi, Türkiye-Almanya göç tarihine odaklanarak gurbetin hafızasını sanat, film ve araştırma ekseninde yeniden görünür kılıyor.

