ArtDog Istanbul 32. Sayı -

ArtDog Istanbul 32. Sayı

140,00350,00

Kasım – Aralık 2025

32Sayı şimdi basılı ve dijital versiyonuyla satışta.

Basılı dergi siparişiniz 5-7 iş günü içerisinde adresinize teslim edilir. Dijital sayı siparişiniz ise e-posta adresinize PDF olarak gönderilir.

Stok kodu: Yok Kategoriler: ,

Açıklama

ArtDog Istanbul Ocak – Şubat 2026

“SANATIN MERKEZİ KAYARKEN

ARAP YARIMADASI’NDA NELER OLUYOR”

EDİTÖRDEN MEKTUP

Sanat ve Merkezine Dair Sorular

Bu sayıya bir soru ile başladık: Arap Yarımadası’nda neler oluyor?

Ama daha baştan şunu kabul etmek gerekiyordu: Bu soru, tek başına bir coğrafyayı tarif etmiyor. Kültürel merkezin nasıl yer değiştirdiğini, sanatın hangi koşul­larda görünür hâle geldiğini, hangi seslerin yükselirken hangilerinin bastırıldığını soruyor. Bu nedenle bu sayıyı, olup biteni “anlatmak” yerine, bu kaymayı anlamaya ça­lışarak kurduk.

Derginin ilk on altı sayfasını bir dosya etrafında top­larken çıkış noktamız buydu.

Bu dosyanın düşünsel omurgasını, Vasıf Kortun’un Bir Tarihten Notlar başlıklı metni oluşturuyor. Kortun, Türkiye çağdaş sanatının uzun yıllar boyunca kendini ko­numlandırdığı “Doğu–Batı köprüsü” metaforunun nasıl işlevsiz hâle geldiğini, hatta başından itibaren problem­li olduğunu hatırlatıyor. Bunun yerine, MENA coğrafya­sıyla kurulan yatay, süreklilik içeren ve politik olarak daha dürüst ilişkilerin izini sürüyor. İstanbul’un bir vit­rin ya da geçiş alanı değil; sürgünlerin, ortak üretimlerin ve eleştirel düşüncenin fiilî bir merkezi hâline gelişini bu tarihsel perspektiften okumak, bugünü anlamak için te­mel bir anahtar sunuyor.

Bu çerçeveyi içeriden, deneyim üzerinden tamamla­yan metin ise Yahşi Baraz ile yaptığımız söyleşi. Baraz, Körfez’deki kültürel dönüşümü bir “pazar genişlemesi” olarak değil, gücün ve prestijin kültür üzerinden yeni­den üretildiği bir alan olarak tarif ediyor. Söyleşinin mer­kezinde yer alan şu cümle, bu yaklaşımı net biçimde özet­liyor: “Gel, bizim müzemizde bir çay içelim’ diyebilmek, karşısındaki en zengin iş insanını bile ezer. Kültür ve sa­natla birlikte zenginlik sürdüğü sürece, ‘en zengin’ siz olursunuz.”

Dosyada yer alan Arap Yarımadası’nda Neler Oluyor? başlıklı analizler ve Körfez’in kültürel mimarisine odak­lanan yazılar, bu dönüşümün yalnızca ekonomik güçle açıklanamayacağını gösteriyor. Sanat burada bir süsleme değil; temsiliyet, prestij ve jeopolitik pozisyon üreten bir alan olarak işliyor.

Bu sayının kapağında yer alan iş de tam bu bağlamda seçildi. Kapakta gördüğünüz eser, Filistinli sanatçı Emily Jacir’in Notes for a Cannon adlı işi. Doha’daki Mathaf – Arap Modern Sanat Müzesinde açılan we refuse_d sergi­sinde yer alan bu çalışma, serginin temel meselesini yo­ğunlaştıran bir eşik gibi duruyor. Küratörlüğünü Nadia Radwan ve Vasıf Kortun’un üstlendiği we refuse_d, san­sür, bastırılma ve reddedilme koşullarında sanatın nasıl bir ısrar alanı kurabildiğini tartışıyor. Jacir’in işi, kamu­sal seslerin—çanların, uyarıların—nasıl susturulduğunu, nasıl dönüştürüldüğünü ve sessizliğin nasıl politik bir hâl aldığını düşündürüyor. Bu nedenle kapakta.

Sergi üzerine Sine Ergün’ün küratörlerle yaptığı söy­leşi, bu meselenin etik boyutunu daha da keskinleştiri­yor. “Tarafsızlık” iddiasının çoğu zaman nasıl bir konfor alanına dönüştüğü; sanatın gerçekten nerede durduğu ve neyi reddettiği soruları bu konuşmanın merkezinde.

Bu sayıyla birlikte derginin sesine yeni ve çok güç­lü bir kalem ekleniyor. Murat Daltaban, artık ArtDog’un köşe yazarı. DOT’un 20 Yılı ve İstanbul’da Başımıza Gelenler başlıklı yazısı, bir tiyatro topluluğunun tarihinden çok daha fazlasını anlatıyor. Bağımsızlığın estetikten önce bir tavır, hatta bir hayatta kalma biçimi olduğunu; mekân kayıpları, kentsel dönüşüm ve sürekli daralan alanlar içinde tiyatronun İstanbul’la nasıl iç içe geçtiğini berrak ve sert bir dille ortaya koyuyor. Bu metin, kaybolmuş bir İstanbul’un yasını tutmuyor; kaybın kendisini soğukkan­lılıkla kayda geçiriyor.

Sergiler bölümünde Hale Tenger ve Hera Büyüktaşcıyan, hafıza, yokluk ve kırılganlık üzerinden bugüne bakıyor. Bu işler, sanatın hâlâ acele cevaplar ver­mek yerine düşünmeye alan açabildiğini hatırlatıyor.

Ve bu sayıda bir düşünsel yolculuğu tamamlıyoruz. Dick van Zuijlen’in Öylesine Soruyorum serisi, son bölü­müyle burada. Son dört sayıya eşlik eden ve yazarın AI ile Zero adlı bir model yarattığı bu devrimsel nitelikte yazılar alttan alta tutarlılığın bir sonuç değil, bir düşünme disip­lini olduğunu ısrarla savundu.

Bu sayı, olup biteni hızla açıklamaya çalışmıyor. Bunun yerine, bakmayı sürdürüyor. Çünkü bugün belki de hızla değişen dünyada en doğru tutum, karmaşık olanın karşısında acele etmeden durabilmek.

İyi okumalar.

Şebnem Kırmacı – ArtDog Istanbul Genel Yayın Yönetmeni

Kapak: Emily Jacir, Notes for a Canon, 2016

Kapak Uygulaması: Burcu Ocak

 

KÜNYE

İMTİYAZ SAHİBİ

ArtDog Istanbul Sanat Yatırımları A.Ş. adına

Boğaçhan Buğra Kaya & Şebnem Kırmacı

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

Şebnem Kırmacı

YAYIN DANIŞMANI

Tahir Özyurtseven

YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

Sibel Oral

EDİTÖRLER

Semra Dursun, Şeyma Elaman Üstün, Sine Ergün, İdil Sancar, Hatice Utkan Özden

REKLAM

İpek Peker [email protected]

PAZARLAMA VE İLETİŞİM

Sıla Tanilli [email protected]

DİJİTAL TASARIM

Büşra Kaplan, Burcu Ocak

KATKIDA BULUNANLAR

Fırat Arapoğlu Murat Cem Baytok, Murat Daltaban, Sinan Eren Erk, Büşra Erkara, Bert Van Horck, Ali Kavas, Onur Kaya, Vasıf Kortun, Timuçin Oral, Aylin Çaylak Yegül, Cem Yegül, Didem Yeşilova, Didem Çaylak van Zuijlen, Dick van Zuijlen, Aylin Seçkin

MUHASEBE

[email protected]

Yönetim Adresi

ArtDog Istanbul Sanat Yatırımları A.Ş., Evliya Çelebi Mah., Sadi Konuralp Cad., No: 5/2, Nejat Eczacıbaşı Binası, 34433, Beyoğlu / İstanbul

Basım Yeri

Kültür Sanat Basımevi ve Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Şti., Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi, ZB-7-9-11, Topkapı / İstanbul

Sertifika No

44153

Yayın Türü

İki aylık, süreli. ArtDog Istanbul’da yer alan yazı ve fotoğrafların tüm hakları eser sahiplerine veya ArtDog Istanbul’a aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.

artdogistanbul.com

Ek bilgi

Tür

,

0 0,00