Nihat Özdal’ın “Dönüş: Odysseia’nın Kokusu” sergisi, Homeros’un Odysseia destanını koku duyusu üzerinden ele alıyor.
Nihat Özdal, Tayfun Erdoğmuş’un Atlas 1/137,035999 sergisindeki bitkilerden kendi çocukluk hafızasına uzanarak, doğayla kurduğu ilişkiyi ve başka bir gözle bakmanın imkânlarını sorguluyor.
Nihat Özdal’ın 7. Mardin Bienali üzerine kaleme aldığı bu güçlü metin, bienalin teması olan GÖKzemin’i yalnızca çağdaş sanat üzerinden değil; Mezopotamya’nın dam kültürü, kuşlarla birlikte kurulan mimari yaşam, Süryani kozmolojisi ve kişisel hafıza üzerinden okuyor.
Tuvalet Mimarisi, Nihat Özdal’ın anlatısıyla tuvaleti; mahremiyet, hijyen ve beden politikalarını yansıtan kültürel bir gösterge olarak inceliyor.
Nihat Özdal’ın yeni kitabı "L’Eclisse", Antonioni’nin aynı adlı filminden yola çıkarak sinema ile edebiyat arasında bakış ve boşluk üzerine düşünme alanı açıyor.
Ağızsız yüzler, burunla başlayan bir insanlık hikâyesi… Taş Tepeler, insanın dünyayla ilk bağının sözle değil nefesle kurulduğunu hatırlatıyor.
Nihat Özdal’ın “Bu” adlı şiir kitabı, kelimelerin bıraktığı boşluklarda yankılanırken, Roger Ballen’in tekinsiz fotoğraflarıyla çarpışıyor.
Nihat Özdal’ın Simurg Art Yayınları’ndan çıkan sınırlı edisyon çalışması "Dans", Türkiye’de ses şiiri alanında yayımlanmış ilk örneklerden biri.
Sırrı Süreyya Önder, bir nehir gibi aktı bu hayattan. Kimi yerde coşkulu, kimi yerde usul, ama daima berrak…
Nihat Özdal'la Skopje Şiir Festivali kapsamında şiiri kokuyla, ritimle ve duyularla buluşturan özgün sanat anlayışını konuştuk.
Görsel sanat ve yazının iç içe geçtiği Arkası, Ebru Ceylan’ın fotoğrafları ile Nihat Özdal’ın metinlerini bir araya getirerek sanatın farklı disiplinlerini buluşturuyor. Kitap, bir görüntünün ardındaki anlam katmanlarını sorgulayan, okura hem metin hem de imge aracılığıyla yeni okuma deneyimleri sunan özgün bir

