Bir Şehrin 1.600 Yıllık Hikâyesi Londra’da
Birleşik Krallık’ta ilk kez İstanbul’un Bizans ve Osmanlı başkentleri olarak taşıdığı 1.600 yıllık tarihi tek bir anlatıda bir araya getirecek sergi, 200’ü aşkın eser üzerinden bir şehrin değişen iktidarlarını, inançlarını, sanatını ve gündelik hayatını takip ediyor. Koç Grubu’nun ana sponsorluğunda gerçekleşen serginin küratörlüğünü Tim Stanley ve Project Curator Bella Radenovic üstleniyor. Sergi, İstanbul’u iki ayrı imparatorluğun birbirinden kopuk tarihi olarak değil, süreklilikleri ve dönüşümleriyle birlikte okumayı öneriyor.
Londra’daki Victoria and Albert Museum, bu sonbaharda İstanbul’un 1.600 yıllık tarihini merkezine alan büyük bir sergiye ev sahipliği yapacak. Constantinople to Istanbul: One City, Two Empires, 9 Mayıs 2027’ye kadar ziyaret edilebilecek.
Serginin çıkış noktası, İstanbul’un tarihini iki ayrı imparatorluğun birbirinden kopuk anlatıları olarak değil, aynı şehirde birbirine eklenen ve dönüşen uzun bir tarih olarak ele almak. V&A müzesinin ifadelerine göre sergi, MS 330’da Konstantin tarafından yeniden kurulan Roma başkentinden Osmanlı İmparatorluğu’nun 1922’deki sonuna kadar uzanan dönemi kapsıyor. Bu kapsamıyla sergi, Birleşik Krallık’ta İstanbul’un hem Bizans hem de Osmanlı imparatorluklarının başkenti olarak taşıdığı yaklaşık 1.600 yıllık hikâyeyi bütünlüklü biçimde ele alan ilk büyük sergi olma iddiasını taşıyor.

200’ü Aşkın Eserle Bir Şehrin Hikâyesi
Sergide V&A koleksiyonlarının yanı sıra uluslararası kurumlardan ve koleksiyonlardan getirilen 200’ü aşkın eser yer alacak. Seramik çiniler, mozaikler, sofra eşyaları, metal işçiliği, mücevherler, mimari parçalar ve farklı dönemlere ait sanat eserleri, İstanbul’un tarihini yalnızca siyasi değişimler üzerinden değil, nesneler ve görsel kültür üzerinden anlatacak.
Serginin önemli ödünç verenleri arasında İstanbul’daki Topkapı Sarayı Müzesi de bulunuyor. Sergide ayrıca Oxford’daki Lincoln College’ın koleksiyonunda yer alan, 14. yüzyıla tarihlenen ve onlarca yıl sonra ilk kez kamuya açık biçimde sergilenecek Lincoln Typikon adlı resimli el yazması da yer alacak.
Dört Bölümde İstanbul
Sergi, İstanbul’un uzun tarihini dört ana bölümde ele alacak.
Grand Beginnings
Şehrin MS 330 civarında Roma İmparatorluğu’nun yeni başkenti olarak ortaya çıkışına odaklanacak. Erken dönem saray ve kiliselerden mimari parçalar, mozaikler, Hipodrom ve burada gerçekleşen ritüelleri betimleyen oyma fildişleri ve değerli taşlardan yapılmış kameler ile 1453 fethi öncesi ve sonrasındaki İstanbul’u gösteren Batılı el yazmaları bu bölümün başlıca unsurları arasında.
Heaven on Earth
Şehrin ibadet mekânlarını merkeze alıyor. Bölüm, özellikle Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde 6. yüzyılda inşa edilen Ayasofya’nın tarihine ve Bizans ile Osmanlı dönemleri boyunca İstanbul’daki kutsal mekânların dönüşümüne odaklanacak. Power and Reach Osmanlı sarayının barış ve savaş dönemlerinde görsel ihtişam aracılığıyla iktidarını nasıl temsil ettiğini araştıracak.
Life in the City
Bu son bölüm odağını 19. yüzyıl İstanbul’una çevirecek. Farklı dillerin, inançların ve sanatsal geleneklerin bir arada bulunduğu kozmopolit başkentin gündelik hayatı ve dönüşümü bu bölümün merkezinde olacak.

İstanbul’u iki ayrı tarih Değil, tek bir süreç olarak okumak
Serginin belki de en dikkat çekici tarafı, Bizans ve Osmanlı sanatını 1453’te keskin biçimde birbirinden ayıran geleneksel tarih anlatısını sorgulaması. Constantinople to Istanbul: One City, Two Empires, iki imparatorluğu aynı şehrin tarihsel sürekliliği içinde ele alıyor. İktidarlar değişiyor, inanç sistemleri ve sanat üretim biçimleri dönüşüyor; ancak şehir, bu dönüşümlerin gerçekleştiği fiziksel ve kültürel alan olarak varlığını sürdürüyor.
Bu nedenle sergi, yalnızca “Bizans’tan Osmanlı’ya” geçişi anlatan kronolojik bir tarih sergisi olmaktan çok, İstanbul’un sanat ve tasarım yoluyla yeniden okunmasına yönelik bir girişim niteliği taşıyor.
Koç Grubu Sponsorluğunda
Serginin ana sponsoru Koç Grubu. Koç ailesinin ve özellikle Ömer Koç’un İstanbul’un görsel ve kültürel tarihine yönelik koleksiyonculuk ilgisi ise daha önce farklı uluslararası sergilerde görünür olmuştu. Ömer Koç Koleksiyonu’ndan İstanbul’a ilişkin fotoğraf, kitap ve görsel malzemeler, geçmiş yıllarda farklı sergilerin çıkış noktalarından biri olmuştu.
Londra’da İstanbul’a Yeni Bir Bakış
V&A’nin dünyanın en önemli sanat, tasarım ve dekoratif sanat müzelerinden biri olduğu düşünüldüğünde, İstanbul’un Bizans ve Osmanlı mirasını aynı sergi içinde ele alan bu proje, şehrin uluslararası kültürel temsilinde dikkat çekici bir yere sahip olmaya aday. Sergi, İstanbul’u yalnızca iki imparatorluğun siyasi merkezi olarak değil; sanatın, mimarinin, inançların, zanaatların ve gündelik hayatın yüzyıllar boyunca birbirini dönüştürdüğü bir kültür merkezi olarak yeniden düşünmeye çağırıyor.
Constantinople to Istanbul: One City, Two Empires”, 7 Kasım 2026’dan 9 Mayıs 2027’ye kadar Londra’daki V&A South Kensington’da ziyaret edilebilecek.






