Edebiyatın Yasaklı Sayfaları: Sansürlenen Klasikler -
Eser: Ulysses (İlk Baskı), Yazar: James Joyce, Yayıncı / İlk Basım Yeri: Shakespeare and Company, Paris (1922), Kapak Tasarımı: James Joyce ve Maurice Darantiere iş birliği.

Edebiyatın Yasaklı Sayfaları: Sansürlenen Klasikler

Bugün dünya klasikleri arasında saygıyla eğildiğimiz pek çok başyapıt, bir zamanlar rejimlerin, kurumların ve otoritelerin en büyük kabusuydu. İşte sansür barajına çarptığı halde pes etmeyen, edebiyat tarihini değiştiren 10 yasaklı kitap.

Edebiyat tarihi, yalnızca insanlığa yön veren başyapıtların değil; bu yapıtları gizlemeye, susturmaya ve kontrol etmeye çalışan girişimlerin de tarihidir. Birçok roman ve şiir kitabı; siyasi rejimler, dini kurumlar ve eğitim otoriteleri tarafından tarihin farklı dönemlerinde yasaklandı; raflardan kaldırıldı, toplatıldı ya da müfredatlardan çıkarıldı. Sansürün gerekçeleri döneme ve coğrafyaya göre değişse de temelde hep aynı kaygılar etrafında şekillendi: iktidarı eleştiren fikirler, cinsellik, inanç sorgulamaları, toplumsal normlara başkaldırı ve ahlaki endişeler.

Bugün dünya edebiyatının temel taşları arasında kabul edilen pek çok eser, önce yasak barajına çarptı, ardından klasikleşti. İşte sansür barajına çarptığı halde pes etmeyen, edebiyat tarihini değiştiren 10 yasaklı kitap.

Çavdar Tarlasında Çocuklar (The Catcher in the Rye) – J.D. Salinger

Eser: The Catcher in the Rye, Yazar: J. D. Salinger, Yayıncı / İlk Baskı: Little, Brown and Company (1951), Kapak Tasarımı / İllüstrasyon: E. Michael Mitchell.

J.D. Salinger’ın 1951 tarihli başyapıtı, ergenlik, büyüme sancıları, yabancılaşma ve yetişkinlerin samimiyetsiz dünyasına duyulan güvensizlik üzerine kuruludur. Bir gencin kendi sesinden aktarılan bu içten anlatı, modern Amerikan edebiyatının mihenk taşlarındandır. Romanın asi kahramanı Holden Caulfield, savaş sonrası kuşağın huzursuzluğunu, anksiyetelerini ve toplumsal uyumsuzluğunu simgeleyen evrensel bir figüre dönüştü.

Buna karşın kitap, yayımlandığı andan itibaren özellikle ABD’de çok sert sansür tartışmalarının odağında yer aldı. Gündelik hayattaki küfürlü dil, cinsellik ve alkol tasvirleri ile ergenlerin otorite karşıtı söylemleri gerekçe gösterilerek birçok okul ve halk kütüphanesinde yasaklandı. Dönem dönem bazı adli olaylar ve suikast girişimleriyle (John Lennon suikastı gibi) ilişkilendirilerek kamuoyunda karalanmak istense de edebi çevreler, eserin gençlik psikolojisini dürüstçe ele alan eşsiz yapısını her zaman savundu.

Alice Harikalar Diyarında (Alice’s Adventures in Wonderland) – Lewis  Caroll

Eser: Alice’s Adventures in Wonderland, Yazar: Lewis Carroll (Charles Lutwidge Dodgson), İllüstratör: Sir John Tenniel, İlk Basım Yılı: 1865, Resmi dağıtım yılı: 1866, Yayınev/Basım Yeri: Macmillan & Co. / Londra, Birleşik Krallık.

1865 yılında yayımlanan Alice Harikalar Diyarında, çocuk edebiyatının sınırlarını aşan en popüler eserlerden biridir. Lewis Carroll’ın mantık oyunları, dil cambazlıkları ve absürt anlatımla inşa ettiği bu rüya evreni, yalnızca çocukların hayal dünyasını değil; sürrealizmden popüler kültüre kadar pek çok sanat disiplinini de derinden etkiledi. Eserin şaşırtıcı sansür hikâyelerinden biri 1931 yılında Çin’in Hunan eyaletinde yaşandı. Dönemin yerel otoriter yönetimi, hayvanların insanlar gibi konuşmasının çocuklar üzerinde olumsuz etki yaratacağını, dahası “insanlar ile hayvanlar arasındaki doğal hiyerarşiyi bozacağını” öne sürerek kitabın eyalet genelinde okunmasını yasakladı.

Ulysses – James Joyce

Eser: Ulysses (İlk Baskı), Yazar: James Joyce, Yayıncı / İlk Basım Yeri: Shakespeare and Company, Paris (1922), Kapak Tasarımı: James Joyce ve Maurice Darantiere iş birliği.

James Joyce’un, bir karakterin Dublin’deki tek bir gününü “bilinç akışı” yöntemiyle anlattığı bu devasa yapıt, “müstehcen” bulunduğu gerekçesiyle ABD ve Birleşik Krallık’ta uzun süre yasaklı kaldı. Homeros’un Odysseia destanını modern hayata uyarlayan roman, bireyin zihinsel dünyasını dönemin estetik anlayışını kökten değiştirecek bir detaycılıkla ele alır; modern insanın sıradan dertleri ile klasik destan kahramanlarının trajedileri arasında paralellikler kurar.

Ancak roman, yayımlandığı dönemde hak ettiği edebi ilgiden ziyade büyük bir infialle karşılaştı. Özellikle cinsellik, beden fonksiyonları ve mastürbasyon üzerine açık anlatımları ile başkarakter Leopold Bloom’un cinsel fantezilerinin betimlendiği bölümler fırtınalar kopardı. Modernist edebiyatın zirve noktası kabul edilen Ulysses’in ABD’deki yasağı, ancak 1933 yılında görülen tarihi United States v. One Book Called Ulysses davasıyla kaldırılabildi. Bu mahkeme kararı, edebiyatta ifade özgürlüğü ve sansür tarihi açısından en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir.

Silahlara Veda (A Farewell to Arms) – Ernest Hemingway

Eser: A Farewell to Arms, Yazar: Ernest Hemingway, Yayıncı: Charles Scribner’s Sons (New York), Seri / Baskı Bilgisi: 1929 yılına ait ilk basım, ilk cilt.

Ernest Hemingway’in 1929 yılında kaleme aldığı Silahlara Veda, I. Dünya Savaşı’nı bizzat cephede yaşamış kayıp bir kuşağın hayal kırıklıklarını anlatan güçlü bir savaş karşıtı romandır. İtalyan cephesinde görev yapan Amerikalı ambulans şoförü Frederic Henry ile İngiliz hemşire Catherine Barkley’nin aşkını konu alan yapıt; savaşın geleneksel, parlatılmış kahramanlık anlatılarına değil, birey üzerindeki yıkıcı ve anlamsız etkilerine odaklanır.

Romanın bu realist ve ödün vermez yaklaşımı, dönemin militarist rejimleriyle hızla çatıştı. İtalya’da Benito Mussolini yönetimi, eseri hem İtalyan ordusunu korkak ve disiplinsiz gösterdiği hem de tarihi Caporetto hezimetini tüm çıplaklığıyla anlattığı için yasakladı. II. Dünya Savaşı sırasında ise İrlanda Sansür Kurulu, romandaki evlilik dışı ilişkiyi ve doğum sahnelerini gerekçe göstererek kitaba geçit vermedi. Nazi Almanyası’nda ise kitabın barışçıl ve savaş karşıtı tonu, rejimin dayattığı militer milliyetçilik ülküsüyle taban tabana zıt olduğu için meydanlarda yakılacak kitaplar listesine girdi.

Şeker Portakalı (Meu Pé de Laranja Lima) – José Mauro de Vasconcelos

Eser: O Meu Pé de Laranja Lima, Yazar: José Mauro de Vasconcelos, Yayıncı / İlk Basım Yeri: Editora Melhoramentos, Brezilya (1968).

José Mauro de Vasconcelos’un 1968 tarihli bu dokunaklı romanı, Brezilya’nın yoksul bir mahallesinde hayal gücüne sığınarak büyüyen küçük Zezé’nin hikâyesini anlatır. Çocukluk, aile içi şiddet, sevgi arayışı ve acıyla erken tanışma temalarını işleyen eser, dünya genelinde milyonlarca okura ulaştı ve Türkiye’de de uzun yıllardır her neslin başucu kitaplarından biri oldu.

Kitap, Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın “100 Temel Eser” listesinde yer almasına rağmen sansür ve baskı girişimlerinden nasibini aldı. 2013 yılında, sınıfında bu kitabı okutan bir Türkçe öğretmenine, bir velinin şikâyeti üzerine soruşturma açıldı. Şikâyetin ve sansür girişiminin gerekçesi; kitabın “Türk aile yapısına ve kültürüne uygun olmadığı, müstehcen ögeler ve argo sözcükler barındırdığı” iddiasıydı. Bu olay, Türkiye’de çocuk edebiyatının sınırları ve pedagojik yaklaşımlar üzerine uzun süre devam edecek bir tartışmayı alevlendirdi.

Lolita – Vladimir Nabokov

Eser Adı: Lolita, Yazar: Vladimir Nabokov, Yayınevi: The Olympia Press, Yayın Yeri: Paris, Fransa, Yayın Yılı: Eylül 1955.

Vladimir Nabokov’un 1955 yılında Paris’te yayımlanan romanı Lolita, 20. yüzyıl dünya edebiyatının teknik açıdan en kusursuz ama içerik olarak en tartışmalı eserlerinden biridir. Orta yaşlı edebiyat profesörü Humbert Humbert’in, 12 yaşındaki Dolores Haze’e duyduğu marazi ve saplantılı tutkuyu konu alan roman; yazarın “güvenilmez anlatıcı” tekniği ve benzersiz dil ustalığı sayesinde bir şaheser kabul edilirken, ele aldığı tabu konu nedeniyle ağır sansürlere maruz kaldı.

İlk basımından hemen sonra, 1956’da Fransa İçişleri Bakanlığı tarafından yasaklanan kitap; İngiltere, Yeni Zelanda, Arjantin ve Güney Afrika gibi pek çok ülkede “müstehcen yayın” ve “çocuk istismarını konu edinme” gerekçeleriyle piyasadan toplatıldı. Nabokov, romanın pedofiliyi asla meşrulaştırmadığını, tam aksine narsist ve sapkın bir zihnin kendi suçunu edebi bir dille nasıl örtbas etmeye çalıştığını (okuru manipüle ettiğini) deşifre ettiğini savundu. Lolita, etik ve estetik arasındaki ince çizgide tartışılmaya bugün de devam ediyor.

1984 – George Orwell

Eser: Nineteen Eighty-Four (İlk Baskı), Yazar: George Orwell, Yayıncı / İlk Basım Yeri: Secker & Warburg, Londra (1949).

George Orwell’ın 1949 yılında okurla buluşan kült romanı; totaliter rejimleri, devlet gözetimini ve propaganda mekanizmalarını eleştiren en güçlü distopyadır. “Büyük Birader” (Big Brother) ve “düşünce suçu” gibi kavramları modern dile kazandıran eser, yayımlanmasının üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen bugün bile siyaset, medya ve teknoloji tartışmalarında temel bir referans noktası olmayı sürdürüyor.

1984, barındırdığı sert totalitarizm eleştirisi nedeniyle Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku ülkelerinde doğrudan yasaklandı. Orwell’ın özellikle Stalin yönetimine yönelttiği eleştiriler, kitabın demir perde gerisinde okunmasını imkânsız kıldı. Madalyonun diğer yüzünde, Soğuk Savaş döneminde bazı ABD okullarında “komünizm yanlısı fikirler içerdiği” iddiasıyla müfredattan çıkarılması yer alır. Kitapta hangi rejimin hedef alındığı açıkça belirtilmediği ve kapitalist ile komünist blokların benzer kontrol mekanizmalarıyla hareket ettiği tasvir edildiği için, eser her iki cephe tarafından da bir tehdit olarak algılandı. Böylece 1984, birbirine düşman farklı ideolojiler tarafından aynı anda sansürlenen ender yapıtlardan biri haline geldi.

Bülbülü Öldürmek (To Kill a Mockingbird) – Harper Lee

Eser: To Kill a Mockingbird (Kitap Kapağı / İlk Baskı), Yazar: Harper Lee, Yayıncı / İlk Basım Yeri: J. B. Lippincott & Co., Amerika Birleşik Devletleri (11 Temmuz 1960), Kapak Tasarımı: Shirley Smith.

Harper Lee’nin 1960 tarihli Pulitzer ödüllü romanı Bülbülü Öldürmek; ırkçılık, toplumsal adalet, vicdan ve çocukluk temalarını sarsıcı bir dille işler. Siyahi bir adamın haksız yere tecavüzle suçlandığı davayı küçük bir kız çocuğu olan Scout’un gözünden aktaran eser, ABD’deki sivil haklar hareketinin adeta edebi manifestolarından biri haline geldi.

Ne var ki bu hümanist klasik de ironik bir biçimde sansürün hedefi oldu. Özellikle ABD’deki bazı muhafazakar okul bölgeleri ve kütüphaneler; romanda geçen tarihsel olarak gerçeğe uygun ama rahatsız edici ırkçı hakaretleri, küfürleri ve cinsel saldırı konusunun işlenmesini gerekçe göstererek eseri müfredattan çıkardı veya kütüphane raflarından uzaklaştırdı. Kitap etrafındaki tartışmalar günümüzde de güncelliğini koruyor: Bir kesim tarihi gerçeklerle yüzleşmek için kitabın mutlaka okunması gerektiğini savunurken, diğer kesim kullanılan ağır dilin genç zihinlerde travmatik etkiler yaratabileceğini iddia ediyor.

Don Kişot (Don Quixote) – Miguel De Cervantes

Eser: El ingenioso hidalgo don Quixote de la Mancha (İlk Baskı – 1. Bölüm), Yazar: Miguel de Cervantes Saavedres, Yayıncı / İlk Basım Yeri: Juan de la Cuesta, Madrid (1605).

Miguel de Cervantes’in 1605 ve 1615 yıllarında iki cilt halinde yayımlanan dev eseri Don Kişot, modern roman türünün başlangıcı ve ilk örneği kabul edilir. Çağının popüler ama içi boş şövalye romanlarını hicveden bu satirik başyapıt, kurmaca ile gerçeklik arasındaki sınırları flulaştırarak dünya edebiyatını sonsuza dek değiştirdi.

Ancak bu dev klasik dahi farklı dönemlerde sansür mekanizmalarının radarına girdi. İspanyol Engizisyonu döneminde kilise otoriteleri tarafından bazı bölümleri sakıncalı bulunarak sansürlendi. Çok daha yakın bir tarihte, 20. yüzyıl İspanyasındaki faşist Franco diktatörlüğü döneminde ise okul baskıları ideolojik süzgeçlerden geçirilerek kuşa çevrildi, sadeleştirildi ya da doğrudan sansürlendi. Otoriteyi, feodal sınıf ayrıcalıklarını ve dönemin dini bağnazlığını alaya alan sahneler içermesi, yüzyıllar boyunca egemen güçlerin bu kitaptan rahatsız olmasına yetti.

Çimen Yaprakları (Leaves of Grass) – Walt Whitman

Eser: Leaves of Grass (İlk Baskı / İlk Cilt), Yazar: Walt Whitman, Yayıncı / İlk Basım Yeri: Yazarın kendi imkânlarıyla bastırdığı eser, James and Andrew Rome matbaasında dizilmiş ve basılmıştır; Brooklyn, New York (1855).

Walt Whitman’ın ilk kez 1855 yılında kendi imkânlarıyla bastığı Çimen Yaprakları, Amerikan şiir sanatının en büyük devrimidir. Klasik kalıpları yıkan serbest ölçüsü; doğayı, demokrasiyi, insan bedenini ve bireysel özgürlüğü coşkuyla selamlayan dili, modern dünya şiirinin temellerini attı.

Fakat Whitman’ın insan bedenini ve cinselliği hiçbir sakınca görmeden, açıkça ve gururla yücelttiği dizeleri dönemin püriten toplumunda büyük bir şok yarattı. 1882 yılında Boston Bölge Savcılığı, şiirleri “müstehcen” ilan ederek yayınevinden sakıncalı görülen dizelerin kitaptan atılmasını talep etti. Whitman bu sansür müdahalesini kesin bir dille reddedince yayınevi kitabın dağıtımını durdurdu. Kısa süre sonra cesur bir başka yayınevi eseri sansürsüz haliyle basıp piyasaya sürdü. Bu sansür savaşı beklenenin tam tersi bir etki yarattı: Okurların merakını kamçıladı, kitabın çok daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı ve satış rekorları kırdırdı.

“Hüznün İsyanın olur, Susma” Ahmet Telli

0 0,00