David Bowie’nin hayal gücünün filizlendiği, müziğe ve kimlik arayışına ilk kez kök saldığı çocukluk evi, uzun yıllar sonra yeniden hayat bulmaya hazırlanıyor. Güneydoğu Londra’da, Bromley’de bulunan ve Bowie’nin sekiz yaşından yirmili yaşlarının başına kadar yaşadığı Plaistow Grove 4 numaradaki ev, Heritage of London Trust tarafından satın alındı. 1960’ların başındaki hâline sadık kalınarak restore edilecek yapı, 2027’nin sonlarına doğru kamunun ziyaretine açılacak.
İki katlı, mütevazı bir işçi evi olan bu yapı, Bowie’nin sıradan bir banliyö çocuğundan küresel bir kültür ikonuna dönüşme sürecinin en sessiz ama en belirleyici tanığı. Sanatçının en bilinen şarkılarından Space Oddity’yi burada yazdığı biliniyor. Evin restorasyonunda, daha önce gün yüzüne çıkmamış arşiv materyalleri kullanılarak, Bowie’nin yaşadığı dönemdeki iç mekân düzeni aslına uygun biçimde yeniden kurulacak.

Bowie’nin Dünyası: Küçük Bir Oda, Büyük Bir Evren
Bowie’nin yaklaşık dokuz metrekarelik çocukluk odası, ziyaretçilerin merkezinde yer alacak “immersive” bir deneyim alanı olarak tasarlanıyor. Sanatçı, bu odayı yıllar sonra “Benim tüm dünyamdı” sözleriyle anlatmıştı. Kitapları, plakları ve pikabıyla saatlerini geçirdiği bu oda, Bowie’nin yalnızlığını, merakını ve sınırsız hayal gücünü besleyen bir sığınak olarak yeniden canlandırılacak.
Projeyi küratörlüğünü üstlenen ve V&A Müzesi’ndeki David Bowie Is sergisinin de eş küratörlüğünü yapmış olan Geoffrey Marsh’a göre bu ev, Bowie’nin “olağan” bir başlangıçtan nasıl olağanüstü bir yaratıcı figüre dönüştüğünü anlamak için kilit bir alan. Marsh, restorasyon sürecinde duvar kâğıtlarından boya katmanlarına kadar her ayrıntının titizlikle inceleneceğini, evin yaklaşık 1963 yılındaki hâline döndürülmesinin hedeflendiğini belirtiyor.

Evde sergilenecek arşivler arasında Bowie’nin gençlik yıllarında okuduğu müzik ve mimarlık kitapları, Little Richard’a duyduğu hayranlığı yansıtan bir fotoğraf ve Elvis Presley plakları da yer alacak. Ayrıca sanatçının çocukluk arkadaşları ve yakın çevresinin anıları da mekânın anlatısına dâhil edilecek.
Jones Day Foundation tarafından sağlanan 500 bin sterlinlik destekle başlayan proje için kamuya açık bir bağış kampanyası da yürütülüyor. Restorasyonun tamamlanmasının ardından ev, yalnızca bir anma mekânı olarak değil, gençlere yönelik yaratıcı atölyelerin düzenleneceği yaşayan bir kültür alanı olarak işleyecek.
Heritage of London Trust Direktörü Nicola Stacey, Bowie’nin Londra ile bağının bu proje sayesinde yeni kuşaklara aktarılacağını vurguluyor. Ona göre bu ev, yalnızca bir müzisyeninin geçmişine değil, 1950’ler ve 60’ların dönüşüm içindeki gündelik hayatına da ışık tutuyor.
David Bowie’nin ölümünün onuncu yılına ve Blackstar albümünün yayımlanışının yıldönümüne denk gelen bu duyuru, sanatçının mirasının hâlâ ne kadar canlı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Küçük bir yatak odasında başlayan o hayal, bugün hâlâ yeni seslere ve yeni kuşaklara ilham vermeye devam ediyor.


