Türkiye’de çağdaş sanatın gelişimine katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen CI Bloom’un beşinci edisyonu, güçlü uluslararası temsiller ile yeni ve bağımsız sesleri aynı zeminde buluşturan dinamik bir seçki sunuyor. Zilberman, Pi Artworks, Art On, Vision Art Platform, Galeri 77 ve Martch Art Project; bienaller ve müze koleksiyonlarıyla uluslararası alanda yer edinmiş sanatçılarıyla bu edisyonda yer alıyor. Bunun yanı sıra Rast Gallery, Kun Art Space, Collect Art Gallery ve FAAR Gallery gibi daha genç galeriler ile Are Projects, Noks Art Space ve Loading Art Space gibi bağımsız inisiyatifler de programa dahil oluyor. Deneysel ve disiplinlerarası üretimleriyle öne çıkan bu oluşumlar, CI Bloom’un genç, dinamik ve keşfe açık yapısını güçlendiriyor. Bu çerçevede, Ali Güreli ile CI Bloom’un beşinci edisyonuna hazırlanırken bugün geldiği noktayı ve giderek belirginleşen kimliğini konuştuk.
CI Bloom, Contemporary Istanbul’un paralel bir uzantısı olmanın ötesinde, bugün İstanbul’un çağdaş sanat ekosisteminde nasıl bir boşluğu dolduruyor?
CI Bloom’u kurgularken kişisel olarak en çok önemsediğimiz şeylerden biri, genç galerilerin ve sanatçıların kendilerini rahat hissedebilecekleri bir alan yaratmaktı. İstanbul’un çağdaş sanat ekosisteminde, üretimin henüz yolun başında olduğu bu aşamada daha erişilebilir, daha esnek bir platforma ihtiyaç olduğunu uzun süredir gözlemliyorduk. CI Bloom bu anlamda Contemporary Istanbul’un paralel bir uzantısı olmanın ötesine geçerek, kendi ölçeği ve temposu olan bağımsız bir alan sunuyor. Denemeye, hata yapmaya ve yeni ilişkiler kurmaya izin veren bu yapı, ekosistemde önemli bir boşluğu dolduruyor. Nitekim dördüncü edisyonda elde edilen yüzde 62’yi aşan satış oranı ve 11.780 ziyaretçi, bu platformun yalnızca güçlü bir fikir değil, aynı zamanda ekonomik olarak sürdürülebilir bir model olduğunu da ortaya koyuyor.
Beşinci edisyon itibarıyla bu platformun kimliğinin daha netleştiğini düşünüyor musunuz?
Evet, beşinci edisyonla birlikte CI Bloom’un kimliğinin belirginleştiğini düşünüyorum. İlk yıllarda daha çok birlikte öğrenmeye odaklanan bir süreç yaşadık. Bugün geldiğimiz noktada ise hem galerilerin hem de izleyicinin bu platformdan ne beklediğini daha iyi gördüğümüz bir aşamadayız. Bu netlik bizim için önemli, çünkü CI Bloom’un büyürken kendi sınırlarını ve karakterini korumasını istiyoruz. Bugün CI Bloom’u, genç galeriler için bir keşif platformu ve yeni koleksiyonerler için çağdaş sanatla ilk temas alanı olarak da tanımlayabiliyoruz.

Fuarların Sorumluluğu: Görünürlük ve Süreklilik
Türkiye’de genç galerilerin ve sanatçıların sürdürülebilir bir biçimde ayakta kalabilmesi için, sizce fuarların üstlenmesi gereken sorumluluklar neler?
Uzun yıllardır bu ekosistemin içinde olan biri olarak şunu net biçimde söyleyebilirim: fuarlar yalnızca satış yapılan alanlar olmamalı. Genç galeriler için görünürlük, doğru temaslar ve uzun vadeli ilişkiler kurabilecekleri bir zemin yaratmak temel bir sorumluluk. Aynı zamanda katılım koşullarının erişilebilir olması ve genç yapıların kendilerini baskı altında hissetmeden üretimlerini sunabilmeleri de çok önemli. Sürdürülebilirlik, ancak bu koşullar sağlandığında gerçek anlamını buluyor.
CI Bloom’da Anadolu’nun farklı kentlerinden gelen inisiyatif ve galerilerin varlığı dikkat çekiyor. İstanbul merkezli sanat piyasasının coğrafi olarak genişlemesi, önümüzdeki yıllarda CI Bloom’un seçki politikalarını nasıl etkileyecek?
Türkiye’de çağdaş sanat üretiminin yalnızca İstanbul’la sınırlı olmadığını uzun zamandır biliyoruz. CI Bloom’da Ankara, Diyarbakır, Antalya gibi farklı şehirlerden gelen galerileri görmek, bu açıdan benim için ayrıca kıymetli. Önümüzdeki yıllarda da seçki politikamızın bu çoğul yapıyı yansıtmasını önemsiyoruz. Coğrafi genişleme bizim için bir hedef değil, CI Bloom’un doğal gelişiminin bir sonucu.
Keşfe Açık Bir İzleyici, Zamana Yayılan Bir İlişki
CI Bloom’un hedeflediği izleyici ve koleksiyoner profili, Contemporary Istanbul’dan hangi noktalarda ayrışıyor?
CI Bloom’da daha genç, merak duygusu güçlü ve sürece dahil olmayı önemseyen bir izleyici profili görüyoruz. Koleksiyoner açısından da keşfe açık, ilişki kurmaya ve zamana yayılan üretimlere ilgi duyan bir yaklaşım öne çıkıyor. Bu temas odaklı yapı, benim de kişisel olarak çok önemsediğim bir alan; çünkü sanatla kurulan ilişkinin uzun vadede değer kazandığına inanıyorum. CI Bloom’da ilk alımını yapan genç koleksiyonerlerle daha sık karşılaşıyoruz; bu da platformun uzun vadeli pazar gelişimi açısından önemini artırıyor.
CI Bloom henüz çok genç bir platform. Önümüzdeki yıllarda CI Bloom’un hangi yönde evrilmesini hayal ediyorsunuz ve bu yolculukta sizi en çok heyecanlandıran unsur nedir?
CI Bloom’un acele etmeden, kendi temposunda gelişmesini önemsiyorum. Hızlı büyüyen değil, doğru büyüyen bir platform olması bizim için daha anlamlı. Genç galeriler için gerçek bir referans noktası haline gelmesi ve uluslararası temaslarını güçlendirmesi en önemli hedeflerimiz arasında. Beni en çok heyecanlandıran ise CI Bloom’dan yolu geçen galerilerin ve sanatçıların zaman içinde kendi yollarını açtıklarını görmek. Bu platformun bir başlangıç alanı olarak karşılık bulması, tüm bu çabanın en somut karşılığı. CI Bloom’un Contemporary Istanbul’un uluslararası ağına entegre bir geçiş alanı olarak konumlanmasını önemsiyoruz.
sosyal medya
CI Bloom, beşinci edisyonuyla 15 Nisan’daki ön izlemenin ardından 16–19 Nisan tarihleri arasında genel ziyaret günleriyle Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonu’nda izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, “Beşinci edisyonla birlikte CI Bloom’un kimliği daha belirgin hâle geldi. Artık hem galerilerin hem de izleyicinin bu platformdan ne beklediğini daha net görüyoruz” diyor.
Ci bloom, ali güreli


