Bilginin Sessiz Yoğunluğu: Massimo Giannoni İstanbul’da -
Massimo Giannoni, "Trittico3", 150x110cm. (detay)

Bilginin Sessiz Yoğunluğu: Massimo Giannoni İstanbul’da

İtalyan çağdaş resminin önde gelen isimlerinden Massimo Giannoni, "Post Sapere" adlı yeni kişisel sergisiyle 17 Nisan – 22 Mayıs tarihleri arasında Muse Contemporary Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor.

İtalyan çağdaş resminin önde gelen isimlerinden Massimo Giannoni, Post Sapere adlı yeni kişisel sergisiyle 17 Nisan – 22 Mayıs tarihleri arasında Muse Contemporary Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor. Floransa’da yaşayan sanatçının üretimi, bilgi, bellek ve mekân kavramları etrafında şekilleniyor; dijital çağda bilginin dönüşümünü mekânsal ve maddesel bir yoğunluk içinde ele alıyor. Sergi, küratörlüğünü Marcus Graf’ın üstlendiği bir seçkiyle izleyiciye sunuluyor.

1954 yılında Toscana’da doğan Giannoni, genç yaşta gösterdiği resim yeteneğiyle Floransa Güzel Sanatlar Akademisi’ne kabul edildi ve 1979 yılında “en iyi öğrenci”ye verilen Lubiam Ödülü’nü kazandı. Henüz 25 yaşındayken yaptığı otoportresi bugün Floransa’daki Uffizi Müzesi koleksiyonunda yer alıyor. Eserleri ayrıca Quirinale’nin Quirinale Contemporaneo kalıcı koleksiyonunda da bulunuyor.

Massimo Giannoni, “Red Carpet”, 200x140cm.

Giannoni’nin resimleri, kütüphaneler, arşivler ve birikim mekânlarına odaklanıyor. İnsan figürünü çoğunlukla kompozisyon dışında bırakarak boş gibi görünen ancak yoğun bir varlık hissi taşıyan mekânlar yaratıyor. Bu mekânlar, bilginin saklandığı, biriktiği ve zaman içinde tortulaştığı alanlar olarak karşımıza çıkıyor.

Bilginin Yeniden Düşünüldüğü Mekânlar

Küratör Marcus Graf’ın belirttiği gibi Giannoni’nin kütüphaneleri yalnızca birer iç mekân tasviri değil; bilgi, zaman ve hafıza üzerine düşünsel bir yapı olarak okunmalı. Dijital çağda bilginin hızla dolaşıma girdiği, ancak aynı hızla yüzeyselleştiği bir dönemde sanatçı, sessiz ve yoğun resimsel yüzeyler aracılığıyla bir karşı-mekân üretir. Resimlerinde fırça yerine spatula ile uygulanan kalın yağlı boya katmanları, yakından bakıldığında dağılmış gibi görünen imgeleri izleyiciden uzaklaştığında bütünsel bir mekânsal kompozisyona dönüştürüyor. Bu yaklaşım, resmin yalnızca temsil eden değil, kendi maddeselliği üzerine düşünen bir yapı olduğunu hatırlatıyor.

Massimo Giannoni, “Lampadario”, 200x140cm.

Giannoni’nin çalışmaları, XIV. Roma Quadrienali, Milano Palazzo Reale, 54. Venedik Bienali yan etkinlikleri, Roma Palazzo delle Esposizioni, Cenevre Palais des Nations ve Eskişehir Odunpazarı Modern Müze gibi önemli platformlarda sergilendi. Eserleri ayrıca New York’taki Phillips müzayede evi dahil olmak üzere uluslararası koleksiyonlarda yer alıyor.

Sanatçı, kütüphaneleri yalnızca geçmişin izlerini değil, günümüzün bilgi çağındaki belirsizliklerini de görünür kılıyor. Marcus Graf, Giannoni’nin yapıtlarını anlatırken şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Massimo Giannoni’nin kütüphaneleri, sürekli veri akışı içinde bir duraklama, bir düşünme alanı açar. Onun malzemeyle, soyutlamayla ve resimsel inşa ile kurduğu ilişki, bilgi çağının gürültüsüne karşı yavaş, yoğun ve dolaysızlığa direnen resimsel karşı mekânlar yaratır.”

 

Yapay Zeka ve Sanat Üretimindeki Geleceği

0 0,00