Anselm Kiefer, uzun süreli sessizliğini bozarak sanat dünyasının merakla beklediği büyük bir sergi açıyor: Sag mir wo die Blumen sind. Bu sergi Anselm Kiefer’in Van Gogh’a duyduğu derin hayranlık ile Stedelijk Museum Amsterdam ile uzun yıllara dayanan bağına bir gönderme niteliğinde. Van Gogh Museum ve Stedelijk Museum Amsterdam’da eş zamanlı gerçekleşecek sergi Van Gogh eserleriyle Kiefer’in eserlerini yan yana görebilme deneyimini sunacağı için eşsiz nitelikte.
Kiefer, çocukluğundan bu yana Vincent van Gogh’un eserleriyle özel bağ kurmuş bir sanatçı. Bu hayranlık hâlâ sanatçının eserlerine ilham vermeye devam ediyor. Stedelijk Museum Amsterdam, Kiefer’in sanat kariyerini başından beri destekleyen kurumların başında geliyor. Müzenin koleksiyonunda yer alan Kiefer eserleri, ilk defa bir araya getirilerek sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
İki Müze, Tek Sergi
Sergi, Van Gogh Müzesi ve Stedelijk Museum Amsterdam’da eş zamanlı olarak düzenlenecek. Van Gogh Müzesi’nde, ünlü ressamın başyapıtları Anselm Kiefer’in eserleriyle yan yana sergilenecek. Stedelijk Museum Amsterdam’da ise Kiefer’in tüm koleksiyon eserleriyle birlikte, bu sergi için özel olarak ürettiği, daha önce hiç görülmemiş yeni çalışmaları yer alacak.
Sergi İsmi Neden, Sag mir wo die Blumen sind?
Serginin başlığı, Amerikalı halk müziği sanatçısı ve aktivist Pete Seeger’in aynı adlı savaş karşıtı şarkısına gönderme yapıyor. Şarkının Marlene Dietrich’in Almanca yorumu ile geniş kitlelere ulaşması gibi sergi de barış ve sanat arasındaki derin bağları keşfetmeyi amaçlıyor. Sag mir wo die Blumen sind adı, Kiefer’in Stedelijk Museum Amsterdam’da sergilenecek yeni eseriyle ve Van Gogh’un ölümsüz Ayçiçekleri tablosuyla da anlam kazanıyor.
Sanatsal Paralellikler: Kiefer ve Van Gogh
İlk bakışta Anselm Kiefer’in etkileyici eserleri ile Vincent van Gogh’un çalışmaları arasında büyük bir benzerlik görülmeyebilir. Ancak, aralarındaki güçlü ortak noktalar derinlemesine incelendiğinde ortaya çıkıyor.
Malzeme ve Renk
Anselm Kiefer, geleneksel sanatsal malzemelerin yanı sıra saman, kurşun ve altın varak gibi farklı materyaller kullanıyor. Kiefer ve Van Gogh’un renk paletleri benzer olmasa da, eserlerindeki temel unsurlar onları birleştiriyor.
Doğa
Her iki sanatçı da doğaya duydukları derin hayranlıkla biliniyor. Kiefer, manzaraları insanlık tarihinin tanıkları olarak görüp, eserlerinde sıklıkla doğayı işliyor. Van Gogh’un doğa tasvirleri ise genellikle canlıdır, duygu ve hisleri yansıtır. Her iki sanatçının eserlerinde de buğday betimlemeleri sıkça yer alıyor. Buğday bitkisiyle yaşamın döngüselliğine göndermede bulunurlar.
Ayçiçekleri
Ayçiçekleri her ne kadar Van Gogh’un sanatıyla özdeşleşmiş olsa da, Kiefer’in eserlerinde de önemli bir yer tutuyor. Kısa çiçeklenme süreleriyle bu bitkiler, insan varoluşunu ve dönüşümü simgelerken, tohumları yeni bir yaşamın habercisidir. Kiefer için bitkiler ve özellikle ayçiçekleri aynı zamanda evrenle bağlantılıdır. 16. yüzyılda yaşamış filozof ve astronom Robert Fludd’ın;
“Dünyadaki her bitkinin gökyüzünde bir karşılık gelen yıldızı vardır” cümlesi, sanatçının eserlerine sıklıkla yansır.
Sergi Hakkında
Bu büyük sergi için iki farklı bilet seçeneği sunulacak:
Kombine bilet: Her iki müzenin kalıcı koleksiyonlarına ve sergiye giriş hakkı sağlıyor.
Sergi bileti: Her iki müzedeki sergiye ve Stedelijk Museum Amsterdam’ın kalıcı koleksiyonuna giriş hakkı tanıyor.
Anselm Kiefer’in sanatı ve Van Gogh’un mirası arasında köprü kuran ve kaçırılmaması gereken bu büyük sergi 7 Mart-9 Haziran tarihleri arasında izlenebilir.