DEPO’da gerçekleşen Aşk, Mark ve Ölüm sergisi, Türkiye-Almanya göç tarihine odaklanarak gurbetin hafızasını sanat, film ve araştırma ekseninde yeniden görünür kılıyor.
Haziran ayı sanat gündemi, hafıza, aidiyet, göç, beden ve mekân ekseninde şekillenen sergilerle dikkat çekiyor. Bu seçki; kişisel deneyimlerden kolektif belleğe, tarihsel arşivlerden mitolojik anlatılara uzanan geniş bir düşünce alanı açıyor.
Türkiye’de tiyatro kültür mirasının korunması, belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması gerekliliği, 10 Ocak’ta Depo İstanbul’da çok yönlü olarak ele alınıyor.
Beyoğlu’ndaki Depo İstanbul iki yeni sergiye ev sahipliği yapıyor. Bunlardan biri, Tanja Ostojić’in 2009’dan bu yana sürdürdüğü Mis(s)placed Women? isimli katılımcı sanat projesinin sergisi. Performanslar, atölyeler ve çevrimiçi bir platformdan oluşan Mis(s)placed Women? altı farklı kıtadan, farklı kökenlere sahip ve büyük çoğunluğu
Tophane’deki Depo İstanbul, Türkiye’den ve İsveç’ten sanatçıların, Kadın Eserleri Kütüphanesi arşivini merkezine alan işlerinden oluşan “Kadın Arşivlerinden Yansıyanlar” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. Sanatçılar bu arşivi merkezine alan uzun soluklu kültürler ve disiplinler arası iş birliği ve sanatsal araştırmalarının sonucunda ürettikleri işleri

