Eski fotoğrafların canlandırılması ve tarihî eserlerin aşırı restorasyonu, hiç sorgulanmadan yapıldığında bu patolojik nostalji duygusuna hizmet eder.
Vid Simoniti’nin manifestosu güncel sanatın politik doğasını farklı örneklerle ele alarak sanatın dünyayı dönüştürme gücünü tartışıyor.
Sophie Calle’ın "Something Missing?" sergisi, "Blind" serisi etrafında bakış, mahremiyet ve tanıklık üzerine kurulu pratiğini yeniden ele alıyor.
"Kolektifin Belleği: İBB Koleksiyonları" sergisi, 187 sanatçının 627 eserini Artİstanbul Feshane’de bir araya getiriyor.
Beyazıt Öztürk’ün İGA İstanbul Havalimanı’ndaki “Şeyler” sergisi, unutulan eşyalar ve dev bir heykel üzerinden hafıza, zaman ve geçip gitme duygusunu odağa alıyor.
Turan Aksoy’un "İçeriye Doğru" başlıklı sergisi, 12 Mart–11 Nisan tarihleri arasında Lefkoşa’daki ARUCAD Art Space’te izleyiciyle buluşuyor.
A24’ün Cherry Lane Theatre yatırımı, dijital çağda tiyatronun canlı ve biricik deneyimini yeniden öne çıkarıyor.
G-Art Galeri’de 5 Mart – 24 Nisan 2026 arası sürecek grup sergisi, sanatın görünmeyeni görünür kılma ve çağdaş dünyayı sorgulama potansiyelini keşfediyor.
Bedri Baykam’ın "Baykam on Picasso: Les Demoiselles Revisited" başlıklı sergisi, 26 Mart–05 Eylül tarihleri arasında Piramid Sanat’ta izleyiciyle buluşuyor.
Küresel tasarım ve mimarlık sahnesi 2026’da fuarlar, bienaller ve festivaller aracılığıyla yeni tartışma başlıkları açıyor.
Orhan Pamuk’un "Masumiyet Müzesi"nde hafıza, sözcüklerle değil; dokunulan, saklanan ve yerinden alınan nesnelerle kurulur.
Algoritmalar hayal kurup görsel üretebiliyorsa sanat kime aittir? Yapay zeka çağında sanatçının rolü, üretimin anlamı ve kurumların sorumluluğu yeniden tartışılıyor.

