Mavi Burka, Yeniden: Yankılanan Bir Direniş -
Burka Band – I Care For You album cover | © Anna Huix

Mavi Burka, Yeniden: Yankılanan Bir Direniş

2002 Kabil’inde bir müzik atölyesinde doğan Burka Band, 2026’da sosyal medyada yeniden dolaşıma girdi. Üç kadın müzisyenin o zamanki direnişi, bugün dünya çapında yeni bir sesle yankılanıyor.

Şubat 2026’da, Afgan kadınlardan oluşan anonim müzik grubu Burka Band yıllar sonra yeniden sosyal medyanın gündemine girdi. Milyonlarca insan, grubun 2000’lerin başına uzanan hikayesini yeniden keşfederken dolaşımdaki videolar birçok kişi için kendi yaşadıkları toplumsal kaygıları düşünmenin aracına dönüşüyor. Burka Band‘in hikayesi viral bir internet anlatısından öte Afganistan’da müziğin ve kadınların kamusal varlığının yirmi yılı aşkın süredir maruz kaldığı baskının içinden doğan bir direniş hikâyesi.

Burka Band | © Anna Huix

Burkanın Ardındaki Anonim Direniş

Burka Band‘in hikayesi Taliban‘ın ilk iktidar döneminin sona ermesinden kısa süre sonra başladı. 2002 sonbaharında, Goethe-Institut ile Afganistan Kültür Bakanlığı‘nın Kabil’de düzenlediği bir müzik atölyesine Alman müzisyenler Kurt Dahlke, Frank Fenstermacher ve Saskia von Klitzing davet edildi. Von Klitzing‘in verdiği davul derslerinden birinde genç bir Afgan kadın kısa sürede ritim tutmaya başladı. O ritim, daha sonra grubun ilk parçası olacak Burka Blue‘nun temelini oluşturdu. Kısa süre sonra iki arkadaşının daha katılmasıyla bu üç kadın Burka Band‘i kurdu.

Grup adını Taliban’ın ahlak ve fazilet yasaları kapsamında kadınlara zorunlu kıldığı, bedeni tepeden tırnağa örten ve gözlerin önünde yalnızca örgülü küçük bir kafes bulunan geleneksel bir örtü  olan burkadan aldı, sahneye de tamamen burka giyerek çıktı. Bunun ilk sebebi güvenlikti, kimliklerinin ortaya çıkması halinde radikal grupların hedefi olabileceklerini biliyorlardı. İkincisi ise sembolikti, grup Taliban’ın 1996-2001 arasındaki iktidarında kadınlar için şart koştuğu zorunlu örtünmeyi bu şekilde protestonun görsel diline dönüştürdü. Üyelerin kimlikleri hiçbir zaman açıklanmadı, ironik bir şekilde onları koruyan şey de giydikleri mavi burkaların sağladığı anonimlik oldu.

2003’te Almanya’da yayınlanan Burka Blue, Barbara Morgenstern‘in remiksiyle Alman elektronik müzik çevrelerinde de dikkat çekti. BBC, Spiegel ve AFP gibi uluslararası medya kuruluşları grubu haberleştirdi. İlk konserini Köln’de veren Burka Band, Afganistan’da hiçbir zaman canlı performans gerçekleştiremedi. 

Grup, on sekiz yıl sonra, 5 Mart 2021’de eskiden paylaştıkları No Burka!, Burka Blue ve yeni parçaları I Care For You‘yu içeren üç şarkılık bir çalışmayla yeniden ortaya çıktı.

A still from Burka Band’s I Care For You music video

Yasaklanan Seslerin Arka Planı

Taliban’ın 1996-2001 arasındaki ilk yönetiminde dini müzik dışında her tür müzik yapımı ve paylaşımı yasaktı. 2001 sonrasında ise görece daha açık bir dönem başladı. 2010’da kurulan Afganistan Ulusal Müzik Enstitüsü (ANIM) karma eğitim veriyor, 2015’te kurulan Zohra Orkestrası ise ülkenin ilk kadın orkestrası olarak uluslararası turnelere çıkıyordu.

Ancak bu açılma süreci de uzun sürmedi. Mart 2021’de Kabil Eğitim Müdürlüğü, 12 yaş üstü kız çocuklarının halka açık etkinliklerde şarkı söylemesini yasaklayan bir genelge yayımladı. Ahmad Naser Sarmast‘ın başlattığı #IAmMySong kampanyasının ardından ise bu karar yalnızca üç gün içinde geri çekildi.

Büyük çabalar sonrası kazanılan bu haklar, Taliban’ın 5 ay sonra Ağustos 2021’de yeniden iktidara gelmesiyle büyük ölçüde ortadan kalktı. ANIM faaliyetlerini Portekiz’e taşımak zorunda kaldı. Ocak 2022’de Afgan gazeteci Abdulhak Ömeri’nin paylaştığı, Taliban üyelerinin bir müzisyenin enstrümanını ateşe verirken ağlayan müzisyenle alay ettiği görüntüler Afganistan’da müziğe yönelik baskının sembollerinden biri haline geldi.

Ağustos 2024’te yürürlüğe giren ahlak ve fazilet yasaları ise kadınların yüksek sesle konuşmasını, kahkaha atmasını ve dolayısıyla şarkı söylemesini resmen yasakladı. Buna karşılık çok sayıda Afgan kadın sosyal medyada şarkı söyleyerek protesto videoları paylaşırken Hazara kökenli müzisyen Elaha Soroor müziği kültürel bir savaşta direniş biçimi olarak tanımladı.

Burka Band | © Anna Huix

Direnişin Yankıları

Burka Band, ABD’de başlayan paylaşımlarla bu yıl sosyal medyada yeniden gündeme geldi. Kısa sürede dünyanın farklı ülkelerine yayılan ve dünya çapında gündem olan videolar yeni bir üretimden değil, grubun arşiv görüntülerinden oluşurken grubun da bu yeniden keşifle doğrudan bir ilişkisi bulunmuyor. Böylece yirmi yılı aşkın süre önce kaydedilmiş görüntüler bugün milyonlarca kişiye yeniden ulaşıyor.

Bu ilginin bir nedeni, özellikle ABD’de son yıllarda yoğunlaşan özgürlük, kadın hakları ve siyasi kutuplaşma tartışmalarına işaret ediyor. Afgan kadınlarının hikayesi, birçok kişi için kendi yaşadıkları toplumsal kaygıları düşünmenin de aracına dönüşüyor. Ancak Burka Band‘in yeniden dolaşıma girmesi Amerikan iç siyasetinden de büyük bir resim çiziyor. Dünya çapında kadınların sesi, bedeni ve kamusal varlığı üzerinden yürüyen tartışmalar birbirine bağlanıyor, farklı coğrafyalarda birbirinden çok uzak görünen mücadeleler aynı sorunun farklı yüzleri olarak yeniden okunuyor.

Daha da önemlisi, bu görünürlük Afganistan’daki kadınların sesini uluslararası kamuoyuna yeniden taşıyor. Burka Band‘in 2002’de burkanın ardında gerçekleştirdiği müzikal direniş, Taliban yönetimi altında kadınların bugün hala karşı karşıya olduğu yasaklarla birlikte yeniden okunuyor. Yirmi üç yıl önce güvenlik gerekçesiyle anonim kalmak zorunda kalan üç kadının hikayesi, bugün dünyanın farklı yerlerinde Afgan kadınların ifade özgürlüğü üzerine yeni bir konuşma başlatıyor. 

Fazıl Say Caz Projesiyle Yaz Turnesinde

0 0,00