31 Ağustos’ta sona erecek sergi, İBB Kültür ve İBB Miras iş birliğiyle gerçekleştiriliyor. Sergi, barınma meselesini kimin kentte yer bulabildiği, kimin dışarıda bırakıldığı üzerinden yeniden düşünmeye açıyor. Barınma hakkı nedir? Kentte kimler barınır, kimler barınamaz? Hayvanlar için barınak bir sığınak mı, yoksa bir tecrit alanı mı? İnsanların belirlediği sınırlar, diğer türlerin yaşam alanlarını nasıl biçimlendiriyor? Barı-n/m-ak, bu sorular aracılığıyla kentte birlikte yaşamın koşullarını ve insanın diğer canlılar üzerindeki belirleyici rolünü sorguluyor.
Serginin adı da bu tartışmayı biçimsel düzleme taşıyor. “Barı-n/m-ak” ifadesinde kelimenin parçalanması, “barınak” ve “barınmak” sözcüklerini birbirinden ayırırken aralarındaki ilişkiyi de görünür kılıyor. Biri fiziksel bir mekâna, diğeri bir eyleme işaret eden bu iki kavram, barınmanın yalnızca bir yere sahip olmakla değil, o yerde nasıl ve hangi koşullarda var olunabildiğiyle ilişkili olduğunu düşündürüyor.

Barınma sorusunun yanı sıra sergi, hayvanın sanat alanında nasıl konumlandırıldığı meselesini de gündeme getiriyor. Sanat tarihçisi Steve Baker, The Postmodern Animal başlıklı çalışmasında hayvanların sanat içerisinde yalnızca temsil edilen ya da insan tarafından belirli anlamlarla yüklenen figürler olarak ele alınmasını sorgular. Baker, özellikle postmodern sanatta hayvanın sabit sembolik ve alegorik anlamlara indirgenmesi yerine, insanın hayvanla ve doğayla kurduğu ilişkinin sorgulanabileceği bir alan olarak ele alınmasına işaret eder. Bu yaklaşım, insan ile hayvan arasındaki sınırların ve insan-merkezci bakış açısının yeniden değerlendirilmesine imkân tanır.
Bu yaklaşım, Barı-n/m-ak’ın hayvanlara bakışında da karşılığını buluyor. Sergide hayvan, yalnızca yalnızca bir manzara ögesi ya da pitoresk bir detay olarak karşımıza çıkmıyor; kentin ve ortak yaşamın bir parçası olarak ele alınıyor. Böylece mesele hayvanın nasıl betimlendiğinden, insanın diğer türlerle nasıl bir ilişki kurduğuna doğru genişliyor. Serginin çerçevesi de bu ilişkiyi; sınırlar, yaşam alanları ve birlikte yaşama ihtimali üzerinden yeniden düşünmeye açıyor.
Kentsel mekânı, barınma hakkını ve insan dışı canlılarla kurulan ilişkileri güncel sanatın diliyle tartışmaya açan sergi, bu meseleleri yalnızca temsil düzeyinde bırakmayan bir kapanış da öneriyor. Sergi kapsamında elde edilecek gelir, Beşiktaş Belediyesi Barınakları ile Angels Farm’ın acil ihtiyaç listelerinde yer alan malzemelerin doğrudan temin edilmesine aktarılacak.


