Fuarda bu yıl ABD’li aktör Johnny Depp başta olmak üzere, Mert Ege Köse, Arne Quinze, Bettina Poutschi, Thomas Schönauer gibi heykeltıraşlar da yer alacak. Fuar kapsamında Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman imzasıyla “Garip Şeyler Oluyor” adlı bir sergi de yapılırken, merhum sanatçı Mustafa Horasan da, Levent Çalıkoğlu küratörlüğünde özel bir dayanışma sergisi ile anımsanacak.
Fuar adına yapılan basın toplantısında konuşan, “Garip Şeyler Oluyor” sergisinin küratörlüğünü yapan CI Yönetim Kurulu Üyesi, Küratör ve Eleştirmen Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman, fuarın son dönemdeki ‘toplumsal cinsiyet’ odaklı krizler sürecinde üretilen kültür ve sanat dahilindeki pozisyon ve geçmişine de atıfta bulundu. Kahraman’a göre, “İçinde bulunduğumuz dünyada, toplumsal cinsiyet açısından yaşanan büyük hassasiyetler var. Bu, CI açısından çok önemsenen bir kavramdır. Türkiye’de, cinsiyetin toplumsal plandaki ifade olanaklarını kullanmak suretiyle üretilen sanata, CI her defasında gerek girişimler, gerek platformlar, gerek galeriler olarak özel olarak yer açmış ve imkân vermiştir. Bu kültür, CI’da bundan sonra da aynı hassasiyetle korunacak ve devam edecektir.”
Akbank Sanat’ın ana destekçi imzasıyla Tersane İstanbul’da yapılacak Contemporary Istanbul (CI) fuarı, 21’nci yılında 23-27 Eylül arası izlenecek. Fuarın 23 Eylül’deki ön izleme günü ardından, ziyaretçiler Biletix üzerinden biletlerini alabilecekleri etkinlikte 27 Eylül’e dek onlarca galeri ve sanat eseri ile bir araya gelebilecek.
CI 21’e bu yıl 16 farklı ülkeden, 70 çağdaş sanat galerisi katılımı beklenirken, 736 sanatçı, 1372 eser bir araya getirilecek. 43 yabancı basın mensubunun katılacağı fuar bu yıl, “Solo Show”lar, “Yeni Alanlar” ve “Focus Asia” gibi kompleksleri ile ortaya konulacak. Fuar ekibi ayrıca bu yıl, “VIP Programı” listesi ile 1430 misafir, 148 farklı kurum, 39 galeri, 19 müze gibi unsurlarıyla öne çıkacak.

İlgili fuar hakkında yapılan geniş brifing – toplantı, başta CI Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli ve Başkan Yardımcısı Rabia Güreli ile, Fuar Danışma Kurulu Üyesi, Küratör ve akademisyen, yazar Prof. Hasan Bülent Kahraman’ın yanı sıra, Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp ve Akbank Sanat Genel Müdürü Derya Bigalı gibi isimleri buluşturdu.
Güreli, ön izlemesi 23 Eylül’de yapılacak, resmi tarihleri 23-27 Eylül arası seçilen uluslararası etkinliğin, “İki yapı, tek ekosistem” anlayışıyla iki temel programı ortaya koyduğunu vurguladı.
Ali Güreli fuarın bu yıl “Focus Planlamaları, CIF Dialogues, Özel Projeler, Kurumsal İş Birlikleri, Kamusal Sanat ve Heykel Parkuru” gibi başlıklarla zenginleştiğinin altını çizdi. Güreli’nin galerilerden, yerel, merkezi yönetimlerden “Kamusal Sanat” talebini tekrar ettiği toplantıda ayrıca, “Ortadoğu’daki son savaşlar ve jeopolitik belirsizlik,” sebebiyle sanat dünyasında da, bunun etkisinin yaşandığı şöyle aktarıldı. ”Doha ve Abu Dhabi’nin artan sanat ve müze yatırımları, İstanbul’un uzun süredir doğal olarak üstlendiği bölgesel sanat merkezi rolünün, artık yeni ve güçlü aktörlerle paylaşılan, daha rekabetçi bir coğrafyada sürdürülebileceğini gösteriyor. Suudi Arabistan ise, tüm ülkeye yayılan bir strateji ile, bu yarışta büyüyen bir ivme ile yerini alıyor.”

Ali Güreli’nin oturumda gündeme getirdiği önemli sorunlardan biri ise, kendini “Sanat ekonomisindeki vergisel sorunlar,” olarak gösterdi. İlgili konuyu T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile, Ticaret Bakanlığı gibi muhataplarla yaptıkları ve yapacakları buluşmalarda art arda vurguladıklarının altını çizen Güreli, yaşanan gelişmelere metafor olarak da Maslow’un ‘ihtiyaçlar hiyerarşisi’ piramidini gösterdi. CI ile kurumsal partner Türk Hava Yolları (THY) ile Akbank arasındaki farklı lojistik işbirliğini de davetliler ve basınla paylaşan Güreli, bu konuda da şunların altını çizdi:
”THY partnerliğimiz kapsamında, galerilere ücretsiz kargo desteği sağlıyoruz. Bu yıl, Arteasy aracılığıyla, fuarımıza katılan 32 galeri ve özel sergi, bu destekten yararlanıyor. THY ile yaptığımız planlama doğrultusunda, sağlanan 40 tonluk kapasitenin 36 tonunu şimdiden kullanmış durumdayız. Bu imkân başka hiç bir fuar tarafından verilmemektedir.”
CI’nın Akbank ile olan özel partnerliği kapsamında ise, fuara katılan tüm galeriler ve özel sergiler için, gümrük işlemlerimizde, getirilen sanat eserlerinin toplam beyan edilen değerinin yüzde 20’si oranında teminat sağlanması gerekiyor. Bu teminat, galeriler ve özel sergiler adına CI tarafından karşılanıyor.”
Yaklaşık bir saat süren detaylı etkinlikte konuşmasını sürdüren Ali Güreli ayrıca, niçin Asya’ya odaklandıklarını aktarırken, Hong Kong, Mumbai, Shanghai, Taipei, Japonya ve Çin’in Schenzen bölgesindeki akademik, sanatsal ve kültürel yatırım ile figürleri katılımcılara örnek gösterdi.
Tersane İstanbul parkuru ve alanları genişletiliyor

Öte yandan aynı kapsamda toplantıda söz alan Akbank Marka ve İletişim Danışmanı Seçil Demiralp ise, “merak eden” izleyicilere yönelik duyarlılıklarının altını çizerek, bu kapsamda “sürdürülebilir toplum,” anlayışından yana olduklarını zikretti. Akbank Sanat Genel Müdürü Derya Bigalı‘nın da katıldığı toplantıda Demiralp, kurumun düzenlediği “Günümüz Sanatçıları” sergisi, ya da Akbank Caz Festivali veya Kısa Film Festivali ile Akbank Çocuk Tiyatrosu gibi projeleri birer delil olarak dile getirdi.
Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman (CI Fuarı Danışma Kurulu üyesi, küratör, eleştirmen ve akademisyen): “Toplumsal Cinsiyet ve kültürü CI’da her zaman korunacak.”
Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp’ın kurum olarak “Sürdürülebilir toplum” temasını vurguladığı, ‘merak eden izleyicileri’ ve platformları, bunların gerekliliğini öne aldığı toplantının odak noktası olan CI 21 fuarı kapsamında yapılacak “Garip Şeyler Oluyor” sergisinin küratörü Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman ise, fuarın ve ana destekçi Akbank’ın bu alandaki duruşunu kamuoyu ve basına şöyle özetledi:
”Garip Şeyler Oluyor.” Evet, aslında bu olan garip şeylerden bir tanesi, bizatihi Contemporary Istanbul fuarıdır. Türkiye, yıllardır, ki şimdi 21’ncisini kutluyoruz; bu fuarı biraz “Scrödinger’in Kedisi” gibi deneyimliyor. Bu hem ölü, hem diri olabilir. Yani ortada bir ‘kedi problemi var mı,’ var. Bu problemin adı, Contemporary Art, yani sonradan revize ettiğimiz güncel ifadesiyle, çağdaş sanattır. Dünyada da, Türkiye de de bir güncel sanat problemi var. Bu çok geniş, kapsamlı, çok boyutları olan bir alan. Türkiye 21 yıldır bu alana, CI üzerinden katkıda bulunuyor. Bu katkı, yerel bir katkı değil. Uluslararası bir katkı. Bu fuarın uluslararası boyutu, kendini ortaya koyabiliyor. Etkinliğin herhangi bir toplumsal, kültürel arka planının olmadığı, ya da bir sosyal katkı boyutunun bulunmadığını düşünmek, çok yanlış olur. (…)
İçinde bulunduğumuz dünyada, toplumsal cinsiyet açısından yaşanan büyük hassasiyetler var. Bu, CI açısından çok önemsenen bir kavramdır. Türkiye’de, cinsiyetin toplumsal plandaki ifade olanaklarını kullanmak suretiyle üretilen sanata, CI her defasında gerek girişimler, gerek platformlar, gerek galeriler olarak özel olarak yer açmış ve imkân vermiştir. Bu kültür, CI’ da bundan sonra da aynı hassasiyetle korunacak ve devam edecektir.”


