Ressam Erkan Özdilek, 50 yılı aşkın sanat üretimini bir araya getiren üç ciltlik kapsamlı bir kitap yayımladı. Kitapların tasarımı Ali Can Metin tarafından yapılırken proje, Halkbank’ın katkılarıyla hayata geçirildi. Yayının satışından elde edilecek gelirin bir bölümü ise kız çocuklarının eğitimi için bağışlanacak.
Sanatçının üretimini yalnızca retrospektif bir bakışla değil, güncel politik ve toplumsal bağlamla birlikte ele alan üç ciltlik çalışma, Özdilek’in eserlerinde savaş, hafıza ve vicdan gibi temalara da yer veriyor. Kitapta özellikle hâlen süren Gazze savaşına uzanan bir sanat yaklaşımının izleri dikkat çekiyor. 1980’lerden bugüne uzanan üretimi kapsayan yayın, sanatçının resim, çizim ve mekâna özgü yerleştirmelerini bir araya getirirken, doğa ile insan arasındaki ilişkiye odaklanan çalışmalarına da geniş yer veriyor.
Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan sanat tarihçisi ve küratör Berna Demirhan, Bilincin Işığı başlıklı metninde Özdilek’in sanatını şu sözlerle tanımlıyor:
“Sanatçı, iç dünyasından doğan imgelerle şekillenen, ontolojik sorularla örülü, sezgisel ve bilinçdışıyla diyalog hâlinde bir yolculuktadır. Onun sanatı, imgelerin anlam kazandığı ve duyuların bilinçle yoğrulduğu bir deneyim alanıdır. Doğanın ritmi, suyun akışı, ışığın dalgalanması ve toprağın dönüşümü bu dilin temelini oluşturur.”
Demirhan’a göre Özdilek’in eserlerinde sıkça karşımıza çıkan ipek kozası, sanatçının doğaya ve dönüşüme duyduğu hayranlığın simgesi olarak öne çıkıyor. Koza, hem geçmişi hem de geleceği içinde taşıyan bir geçiş mekânı olarak, sanatçının bilinç, hafıza ve varoluş üzerine kurduğu görsel dili temsil ediyor.
Sanatçının doğal malzemeler, kâğıt hamuru ve değerli metallerle kurduğu yüzeyler ise yalnızca estetik bir arayış değil, aynı zamanda etik bir duruşun ifadesi olarak yorumlanıyor. Altın, gümüş ve petrol gibi maddeler, Demirhan’ın metninde maddi zenginliğin simgesi olmaktan çok, savaşların ve yıkımların izlerini taşıyan birer tanık olarak ele alınıyor.
Güncel Görsel Kültüre Karşı Bireysel Bir Dil
Kitapta yer alan bir diğer metin ise Estetik ve Düşün Patlamaları Prof. Dr. Marcus Graf’ın imzasını taşıyor. Graf, Özdilek’i Türkiye’de çağdaş sanatın giderek büyüyen ve popülerleşen ortamı içinde, moda akımlarının dışında kalan sanatçılar arasında konumlandırıyor. Ona göre sanatçı 30 yılı aşkın süredir popüler trendlere bağlı kalmadan kendi estetik ve kavramsal dilini geliştirdi.
Özdilek, bireysel ifade tarzını yaratmak için resmin önkabul gören formel, teknik ve estetik meselelerini sorguluyor ve güncel görsel kültüre muhalefet eden, izleyiciyi etkileyen bireysel bir tarz oluşturuyor. Sanatçının üretimi, özellikle soyut resimlerinde güçlü renk, doku ve karşıtlıklar üzerinden ilerlerken, bu çalışmalar yalnızca estetik bir arayışa değil, aynı zamanda belirli düşünce ve kavramlara da dayanıyor.
1990’lardan bu yana gerçekleştirdiği mekâna özgü yerleştirmelerde ise doğal malzemeler, kâğıt hamuru ve farklı yüzeylerle çalışan sanatçı, doğa ile insan arasındaki ilişkiye odaklanan bir üretim pratiği geliştiriyor. Üç ciltlik kitap, Özdilek’in 1980’lerden bugüne uzanan üretimini bütünlüklü bir bakışla ele alarak sanatçının üretim serüvenini bütünlüklü bir perspektifle ortaya koyuyor.



