61. Venedik Bienali’nin ana sergisi In Minor Keys için seçilen 111 sanatçı kamuoyuyla paylaşıldı. 9 Mayıs’ta açılacak bienal, küratör Koyo Kouoh’un vefatının ardından onun belirlediği çerçeve doğrultusunda sürdürülmesi nedeniyle ayrı bir tarihsel anlam taşıyor.. 1895’ten bu yana düzenlenen bienalin 131 yıllık geçmişinde, hazırlık süreci devam ederken hayatını kaybeden bir küratörün vizyonunun ekibi tarafından hayata geçirildiği ilk edisyon bu.
Kouoh’un geçtiğimiz sene mayıs ayındaki vefatından önce belirlediği kavramsal çerçeve ve sanatçı seçkisi, onun Dakar’da bir araya geldiği çalışma arkadaşları tarafından sürdürüldü. Londra merkezli küratör Gabe Beckhurst Feijoo, Berlin merkezli Marie Hélène Pereira ve Rasha Salti ile asistan Rory Tsapayi sergiyi Kouoh’un notları ve yönlendirmeleri doğrultusunda tamamladı. Sergi kataloğunun editörlüğünü ise New Yorklu yazar Siddhartha Mitter üstleniyor.
In Minor Keys, başlığının işaret ettiği üzere yüksek sesli bir retorik yerine düşük frekanslara, şiire ve müziğin duygusal alanına kulak veren bir yaklaşım öneriyor. Kouoh’un metinlerinde Toni Morrison’ın Sevilen adlı romanı ile Gabriel García Márquez’in Yüzyıllık Yalnızlık kitabına yaptığı göndermeler, serginin edebiyatla kurduğu düşünsel akrabalığı da ortaya koyuyor. Küratöryel çerçeve, sanatın toplumsal rolünü duyusal ve öznel deneyim üzerinden yeniden düşünmeyi amaçlıyor.

Kavramsal Motifler ve Öne Çıkan İsimler
Sergi, Shrines, Procession, Schools ve Rest başlıkları etrafında kurgulanıyor. Merkez Pavyon’daki iki anıtsal bölüm, Senegalli sanatçı ve düşünür Issa Samb ile Amerikalı sanatçı Beverly Buchanan’a ayrılmış. Kouoh’un düşünsel dünyasında iz bırakan bu iki isim, serginin omurgasını oluşturan figürler arasında yer alıyor.
Procession bölümü, Afro Atlantik coğrafyadaki karnaval geleneğinden besleniyor. İzleyiciyi uzaktan bakan bir konumda tutmak yerine, ortak bir hareketin içine davet ediyor. Bu başlık altında Nick Cave, Alvaro Barrington ve Ebony G. Patterson gibi sanatçıların işleri yer alıyor. Sergi tasarımında kalıcı duvarlar yerine daha açık ve geçirgen bir düzen tercih edilmesi de bu dolaşım hissini güçlendiriyor.

Rest ise çağdaş sanatın sürekli hız ve üretim baskısına karşı bir duraklama alanı olarak öne çıkıyor. 1943 doğumlu Güney Afrikalı sanatçı Helen Sebidi serginin yaşayan en kıdemli katılımcısı olarak bu bölümde öne çıkıyor. 1997 doğumlu Mohammed Z. Rahman ise en genç sanatçı olarak listede yer alıyor. Genel tabloya bakıldığında 105 bireysel sanatçıya altı sanatçı inisiyatifi eşlik ediyor. Dakar merkezli Raw Material Company ve Lagos’taki GAS Foundation gibi yapılar, “Schools” motifi kapsamında bilgi paylaşımını ve kolektif üretim biçimlerini temsil ediyor.
Bu yılki seçkide sanatçıların önemli bir bölümünün Küresel Güney’den gelmesi dikkat çekiyor. Programın büyük ölçüde yaşayan sanatçılardan oluşması da önceki edisyonlardan ayrılan bir başka nokta. 2022’de Cecilia Alemani’nin, 2024’te ise Adriano Pedrosa’nın küratörlüğünü üstlendiği bienallerde tarihsel üretimlere geniş yer verilmişti. Kouoh’un kurgusu ise ağırlığı güncel çalışmalara veriyor.

Avustralya Pavyonu’ndaki temsil süreci kamuoyunda tartışma yaratan Lübnan doğumlu Avustralyalı sanatçı Khaled Sabsabi, hem ulusal pavyonda hem de ana sergide yer alan tek isim. Geçen yıl temsil görevi geri çekilen, ardından yeniden davet edilen sanatçının büyük ölçekli yerleştirmeleri bienalin iki farklı mekânında izlenebilecek.
Bienal yönetimi, Kouoh’un vefatı nedeniyle bu yıl Yaşam Boyu Başarı Altın Aslan ödüllerinin verilmeyeceğini açıkladı. Açılış haftasında Giardini’de düzenlenecek bir şairler yürüyüşüyle Kouoh anılacak. Bu etkinlik, küratörün 1999’da Dakar’dan Timbuktu’ya uzanan Şiir Kervanı girişimine gönderme niteliği taşıyor.
*61. Venedik Bienali’nde yer alacak tüm sanatçıların listesini görmek için buraya tıklayabilirsiniz.


