2026, farklı coğrafyalarda açılan sergiler aracılığıyla sanatın bireysel ve kolektif hafızayla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye davet eden bir yıl olarak öne çıkıyor. Müzeler ve sanat kurumları, modernizmin kurucu anlatılarından çağdaş sanatın bedene, kimliğe ve politik olana yönelen sorgulamalarına uzanan geniş bir perspektif sunuyor.
Bu yılın sergi programlarında kadın sanatçıların dirençli ifade biçimleri, beden ve kimlik üzerinden geliştirilen anlatılar, modern resmin dönüştürücü kırılma anları ve queer görünürlüğün tarihsel izleri belirgin başlıklar hâline geliyor. Singapur’dan Basel’e, Londra’dan Seul’e uzanan bu geniş harita, sanatın yalnızca estetik bir deneyim değil; aynı zamanda politik, duygusal ve toplumsal bir alan olarak nasıl yeniden kurulduğunu görünür kılıyor.
Bir yanda Paul Cézanne, Henri Matisse, Mark Rothko ve Francisco de Zurbarán gibi sanat tarihinin belirleyici figürleri yeni okuma biçimleriyle ele alınırken; diğer yanda Ana Mendieta, Tracey Emin, Danh Vo ve Kim Yun Shin gibi sanatçıların üretimleri, günümüz dünyasının kırılganlıklarıyla doğrudan temas kuruyor. Bu sergiler, geçmişle bugünü karşı karşıya getirmekten çok, aralarındaki süreklilikleri, gerilimleri ve çatlakları açığa çıkaran bir düşünme alanı öneriyor.
Hazırladığımız bu seçkiyle, sanat tarihinin yerleşik okumalarıyla güncel toplumsal meselelerin yan yana geldiği sergi programlarını bir araya getiriyoruz.

Fear No Power: Women Imagining Otherwise
National Gallery Singapore, Singapur
9 Ocak – 15 Kasım 2026
Güneydoğu Asya’dan beş öncü kadın sanatçı—Nirmala Dutt, Imelda Cajipe Endaya, Amanda Heng, Dolorosa Sinaga ve Phaptawan Suwannakudt—üretimlerini bir araya getiren sergi, sabit kimlik tanımlarını reddeden çok katmanlı kadın sanat pratiklerine odaklanıyor.
1960’lardan 2010’lara uzanan kapsamlı seçki, sessiz ama ısrarlı direniş biçimleri üzerinden Güneydoğu Asya’nın toplumsal ve politik dönüşümünü görünür kılarken; beden, gündelik yaşam ve kolektif hafıza etrafında şekillenen alternatif anlatıların izini sürüyor.

Beryl Cook: Pride and Joy
The Box, Plymouth
24 Ocak – 31 Mayıs 2026
Beryl Cook’un doğumunun 100. yılına adanan bu kapsamlı sergi, sanatçının gündelik yaşamı mizah, şefkat ve cesur bir gerçekçilikle resmettiği ikonik dünyasını bir araya getiriyor. Aile arşivlerinden ve özel koleksiyonlardan nadir eserler, Britanya’daki toplumsal dönüşümlere dair canlı bir panorama sunuyor.

Cézanne
Fondation Beyeler, Riehen (Basel)
25 Ocak – 25 Mayıs 2026
Paul Cézanne’ın geç dönemine odaklanan sergi, yaklaşık 80 resim ve suluboyayla sanatçının modern resmin dilini nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor. Natürmortlardan manzaralara uzanan seçki, Cézanne’ın form ve renk anlayışının resim tarihindeki kırılma anlarını izliyor.

Lucian Freud: Drawing into Painting
National Portrait Gallery, London
12 Şubat – 4 Mayıs 2026
Freud’un çizim, gravür ve resim arasındaki üretim ilişkisini odağına alan sergi, sanatçının figür ve portreye ömür boyu süren yaklaşımını izliyor. Seçkide, yakın dönemde koleksiyona katılan nadir baskılar ve Bella Freud portresi de yer alıyor.

“Sunflowers”, 1889
Van Gogh Müzesi.
Yellow. Beyond Van Gogh’s Favourite Colour
Van Gogh Museum, Amsterdam
13 Şubat – 17 Mayıs 2026
Sergi, Van Gogh’un Sunflowers serisini merkezine alarak sarı rengin 19. yüzyıl sonu sanat ve edebiyatındaki anlamlarını izliyor. Sarının cesaret ve yenilenme ile kurduğu ilişki, sanat, moda ve müzik örnekleriyle birlikte okunurken, Olafur Eliasson’un ışık yerleştirmesi rengi mekânsal bir deneyime dönüştürüyor.

Danh Vo
Stedelijk Museum, Amsterdam
14 Şubat – 2 Ağustos 2026
Danh Vo’nun çok disiplinli üretimini bir araya getiren sergi, tarih, inanç, özgürlük ve beden politikaları etrafında şekillenen anlatılara odaklanıyor. Sanatçının göç, aile ve Vietnam Savaşı’yla kesişen kişisel tarihinden beslenen seçki, arşiv, buluntu nesne ve heykel üzerinden zamanlar ve coğrafyalar arasında bir diyalog kuruyor.

Beatriz González
Barbican, London
25 Şubat – 10 Mayıs 2026
Kolombiyalı öncü sanatçının Birleşik Krallık’taki ilk retrospektifi, gündelik imgelerin politik ve duygusal gücünü mercek altına alıyor. Canlı renkli, grafik üsluptaki işler; bellek, yas ve toplumsal hafıza etrafında güçlü bir anlatı kuruyor.

Tracey Emin
Tate Modern, London
27 Şubat – 31 Ağustos 2026
Tracey Emin’in kırk yıla yayılan üretimini izleyen bu büyük sergi, ikonik yapıtlarıyla birlikte yeni işleri bir araya getiriyor. Resimden neon yerleştirmelere uzanan seçki, kişisel olanın kamusal bir dile nasıl dönüştüğünü güçlü bir anlatıyla sunuyor.

The First Homosexuals
Kunstmuseum Basel, Basel
7 Mart – 2 Ağustos 2026
19. yüzyıl sonu ile 1930’lar arasındaki dönemde queer kimliğin sanat yoluyla nasıl görünür hâle geldiğini izleyen sergi, resimden fotoğrafa uzanan yaklaşık 100 eseri bir araya getiriyor. Weimar Almanyası’nın canlı queer kültüründen, bu sahnenin bastırılmasına uzanan tarihsel aralığı odağına alan seçki, modern kimliklerin doğuşuna yeni bir perspektif sunuyor.

Rothko in Florence
Palazzo Strozzi, Florence
14 Mart – 23 Ağustos 2026
Mark Rothko’nun Floransa ile kurduğu özel ilişkiyi odağına alan bu büyük retrospektif, sanatçının Rönesans ustalarından aldığı ilhamın resmine nasıl yansıdığını izliyor. 1930’lardan 1960’lara uzanan 70’i aşkın yapıt, Rothko’nun erken dönem figüratif çalışmalarından ikonik renk alanı resimlerine uzanan dönüşümünü görünür kılıyor.

Kim Yun Shin Retrospective
Hoam Museum of Art, Yongin, Güney Kore
17 Mart – 28 Haziran 2026
91 yaşına giren Kim Yun Shin’in yedi on yılı aşan üretimini izleyen bu büyük retrospektif, sanatçının Kore’den Paris’e ve Arjantin’e uzanan uluslararası yolculuğunu odağına alıyor. 2024 Venedik Bienali sonrası küresel ölçekte artan görünürlüğünün ardından düzenlenen sergi, Kim’in modernist heykel anlayışını ve savaş sonrası Kore sanat ortamındaki dönüştürücü rolünü yeniden değerlendiriyor.

Matisse: 1941–1954
Grand Palais, Paris
24 Mart – 26 Temmuz 2026
Matisse’in son dönemine odaklanan bu büyük retrospektif, kesme kâğıt çalışmalarıyla birlikte resim, çizim ve kitap projelerini bir araya getiriyor. 230’u aşkın yapıt, sanatçının kısıtlı fiziksel koşullar altında geliştirdiği yeni görsel dili ve renk enerjisini görünür kılıyor.

Angela de la Cruz: Upright
Ikon Gallery, Birmingham
25 Mart – 6 Eylül 2026
Sanatçının heykelsi resimleri ve yeni sipariş işleri, beden, kırılganlık ve direnç kavramlarını odağına alıyor. Sergi, gündelik hayatta ayakta kalma hâllerini nesne temelli bir dille görünür kılıyor.

Frank Bowling: Seeking the Sublime
The Fitzwilliam Museum, Cambridge
27 Mart 2026 – 17 Ocak 2027
Yaklaşık yetmiş yıla yayılan üretimi bir araya getiren sergi, Bowling’in figürasyondan soyuta uzanan yolculuğunu izliyor. Katmanlı boya yüzeyleri ve canlı renkler, sanatçının dramatik görsel dilini öne çıkarıyor.

Maria Lassnig and Edvard Munch: Painting Flow = Life Flow
Hamburger Kunsthalle, Hamburg
27 Mart – 30 Ağustos 2026
Maria Lassnig ve Edvard Munch’u ilk kez büyük bir sergide bir araya getiren kapsamlı seçki, iki sanatçının içsel duyumları renkle ve beden algısıyla nasıl görselleştirdiğini karşılıklı bir okuma üzerinden ele alıyor.

Queen Elizabeth II: Her Life in Style
The King’s Gallery, London
10 Nisan – 18 Ekim 2026
Kraliçe II. Elizabeth’in 70 yıllık saltanatına eşlik eden karakteristik stilini odağına alan sergi, couture’dan gündelik terziliğe uzanan 200 parçalık bir seçki sunuyor.

Zurbarán
The National Gallery, London
2 Mayıs – 23 Ağustos 2026
İspanyol Barok resminin önemli ustalarından Francisco de Zurbarán’a adanan kapsamlı monografik sergi, sanatçının üretimini yeniden görünür kılıyor. Louvre ve Art Institute of Chicago koleksiyonlarından ödünç alınan başyapıtlar, Zurbarán’ın ışık kullanımı ve yalın anlatım dilini merkeze alıyor.

Frida and Diego: The Last Dream
The Museum of Modern Art (MoMA), New York
14 Mayıs– 5 Haziran 2026
Frida Kahlo ve Diego Rivera’yı bir opera prodüksiyonuyla birlikte kurgulayan sergi, görsel sanat ile sahne sanatını aynı anlatıda buluşturuyor. MoMA’nın yeni opera yapımıyla eş zamanlı hazırlanan teatral yerleştirme, sanatçıların yaşamlarından ve eserlerinden beslenen düşsel bir atmosfer kuruyor.

James McNeill Whistler
Tate Britain, London
21 Mayıs – 27 Eylül 2026
Whistler’ın Avrupa’daki son otuz yılın en kapsamlı sergisi, sanatçının kozmopolit ve deneysel yönünü ortaya koyuyor. Portrelerden baskılara uzanan geniş seçki, Viktorya dönemi normlarını sarsan estetik yaklaşımını izliyor.

Frida: The Making of an Icon
The Museum of Fine Arts, Houston
25 Haziran 2026 – 3 Ocak 2027
Frida Kahlo’nun küresel bir ikona dönüşümünü ele alan sergi, 130’un üzerinde yapıtla çok katmanlı bir anlatı kuruyor. Arşiv belgeleri ve çağdaş sanatçıların işleri, Frida’nın bugüne uzanan etkisini görünür kılıyor.

Ana Mendieta
Tate Modern, London
15 Haziran 2026 – 17 Ocak 2027
Ana Mendieta’ya adanan bu kapsamlı sergi, ikonik Silueta serisi etrafında beden, doğa ve ritüel ilişkisini izliyor. Sergi mekânının dışına taşan yerleştirmeler, sanatçının yerinden edilme ve kimlik temalarını güçlü bir deneyime dönüştürüyor.

Myths, Monsters, and Manga: The Art of Fantasy in Asia
M+, Hong Kong
17 Ekim 2026 – 4 Nisan 2027
Manga ve animeyi 19. yüzyıldan günümüze Asya görsel kültürünün belirleyici bir dili olarak ele alan sergi, ukiyo-e baskılarından Endonezya gölge tiyatrosuna uzanan seçkisiyle çağdaş Asya estetiğinin kökenlerine yeni bir perspektif sunuyor.


