22 Mayıs Cuma günü Santral İstanbul kampüsünde başlayan protestolarda, okulun öğrencileri başta olmak üzere onlara destek olmak için gelen mezunlar, diğer üniversitelerin öğrencileri, Öğretmenler Sendikası ve Öğrenci Sendikaları bir araya geldi.
20.000’i aşkın öğrenciye sahip kurumun kapatılmasının ardından üniversitedeki tüm personellerin yemek kartları ile özel sağlık sigortaları iptal edilmişti ve akademisyenlere odalarını toplamaları gerektiği bildirilmişti. Öğrencilerin ise garantör kurum olan Mimar Sinan Üniversitesi‘ne aktarılacağı belirtilmişti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi‘nin faaliyet izni 25 Mayıs 2026’da yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle tekrar aktif hale getirildi.

Bilgi’nin Tarihçesi
1996 yılında “Okul İçin Değil Yaşam İçin Öğrenmeliyiz” ilkesiyle yola çıkan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Türkiye’nin ilk vakıf üniversitelerinden biri.
Üniversite, resmî olarak kurulduğu tarihten önce 1994 yılında, Istanbul School of International Studies adıyla, Portsmouth University ve London School of Economics and Political Science ile ortaklaşa İşletme, Ekonomi, Uluslararası İlişkiler ve LSE Ekonomi bölümleri ile öğretime başladı. Ayrıca, 1997 yılında Türkiye’deki ilk Görsel İletişim Tasarımı programını açarak bu alanda da öncü kurumlardan biri oldu.
2006 ile 2019 yılları arasında üniversite, dünyanın en büyük uluslararası eğitim ağlarından olan Laureate Education ile uzun soluklu bir işbirliği yürüttü. Bu dönemde ana sponsorluğunu Efes Pilsen‘in üstlendiği One Love Festival birkaç kez Santral İstanbul kampüsünde gerçekleştirildi.
2012 yılında, özellikle Eyüp’teki bazı gruplar ve muhafazakâr çevrelerin tepkileriyle “Eyüp’te Bira Festivaline Hayır” kampanyası gündeme geldi. Tartışmaların ardından Efes Pilsen adını festivalden çekti ve festival üniversite kampüsündeki yerini kaybetti. 2019 yılında ise Can Holding, Bilgi Kültür ve Eğitim Vakfı’nın destekçileri arasına katıldı.
Kampüs, geçmişte Red Hot Chili Peppers gibi uluslararası isimlerin konserlerine de ev sahipliği yaptı. Bir dönem yılda dört ila beş festivalin düzenlendiği ve Bilgi’nin İstanbul’un en sosyal üniversitelerinden biri olarak anıldığı kampüste, son yıllarda festival sayısı yılda bir etkinliğe kadar geriledi.
Üniversite, geçtiğimiz haftalarda Santral İstanbul kampüsünde düzenlenen May Fest ile 30. yılını kutladı.

Kampüs İçinde Müze
1914 yılında kurulan santralin asıl adı Silahtarağa Elektrik Santrali. 69 yıl boyunca İstanbul’a elektrik sağlayan santral, 2007 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından restore edilerek kampüsün bir parçasına dönüştürüldü. Bugün hem üniversite yapısı hem sanat alanı hem de müze olarak yaşayan bu alan, 111 yılı aşkın bir endüstri mirasını taşıyor.
Tesis için atılan ilk adım Osmanlı Devleti’nin 1910 yılında başlatmış olduğu ihaleydi. İhaleyi Avusturya Macaristan İmparatorluğu sermayeli Ganz Electric Company kazandı. Şirket 1911 yılında Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi’ni kurdu ve devletten 50 yıl enerji üretimi imtiyazını aldı.
Santral kömürle çalışıyordu. İstanbul’da hidroelektrik üretim için yeterli su kaynağı bulunmadığından kömür yakıtlı bir tesis kurulmasına karar verildi. Kullanılan kömür ise Zonguldak’tan deniz yoluyla getiriliyordu.
Tesisin 1913’te tamamlanması planlanıyordu; ancak İstanbul’daki yoğun yağışların neden olduğu su baskınları ve Balkan Savaşı’nın etkileri açılışı geciktirdi. Santral, 11 Şubat 1914’te faaliyete geçti. Bugün müzede görülebilen makinelerin parçaları yurt dışından getirildi, ardından burada birleştirildi.

Yaklaşık 30 ila 60 ton ağırlığındaki türbinlerin pervaneleri dakikada 300 kez dönüyordu. Dönemi için oldukça ileri teknolojiye sahip olan bu sistem, İstanbul’un elektrikle tanışmasında merkezi bir rol oynadı.
Üretilen elektrik ilk olarak İstanbul tramvaylarına ve Dolmabahçe Sarayı’na verildi. Tramvaylar elektriklendirilmeden önce ulaşımın atlı tramvaylarla sağlandığı biliniyor. Kısa süre içinde Suriçi, İstinye ve Pera’ya da elektrik ulaştırıldı; böylece şehir modernleşme sürecinde yeni bir döneme girdi.
Silahtarağa Elektrik Santrali, 1952 yılına kadar İstanbul’un elektrik ihtiyacını tek başına karşıladı. Çatalağzı Elektrik Santrali’nin devreye girmesiyle yük paylaşılmaya başlandı. Artan nüfus ve yeni enerji tesislerinin kurulmasıyla birlikte santral, 1983 yılında faaliyetini durdurdu.
Yıllar sonra müzeye dönüştürülürken yapının mimari dokusuna müdahale edilmedi; özgün yapı büyük ölçüde korundu. Yalnızca taşıyıcı sistem, demir iskeletlerle güçlendirildi.
2012 yılında Santral İstanbul’a, Avrupa Müze Akademisi tarafından DASA Ödülü verildi. Bugün Santral İstanbul, tüm endüstriyel hafızasıyla İstanbul’un yaşayan kültür ve miras alanlarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
Üniversite kampüsü olmanın ötesinde sergilere, panellere, konserlere ve video projelerine de ev sahipliği yapan müze, İKSV iş birlikleriyle düzenlenen kültür sanat projelerinin duraklarından biri oldu. 2021 yılında İKSV’nin YouTube ile hayata geçirdiği İstanbul’dan Sevgilerle video serisi kapsamında Büyük Ev Ablukada Santral İstanbul’da performans gerçekleştirdi. Enerji Müzesi ayrıca Berkan Baycan’ın Entropi ve Behruz Kuul’un Ağlayan Söğütler sergilerinin yanı sıra Archive Talks panellerine de ev sahipliği yaptı. Müzenin güncel sergilerinden İstanbul’un Aydınlık 100’ü: Bir Şehrin Elektrik Yolculuğu ise Silahtarağa Elektrik Santrali’nin İstanbul’un elektrik tarihindeki yerini yeniden odağa taşıyor.


