2025, büyük sergiler, yeni mekânlar ve protestolarla; iklim, kimlik, göç ve toplumsal cinsiyet tartışmalarının öne çıktığı yoğun bir yıl oldu.
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ailesi ve sanat çevresiyle gerçekleştirdiği yazışmalara ait zarfları bir araya getiren “Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu” sergisi Casa Botter’de izleyiciyle buluşuyor.
Mimarlığın hayal gücü, mitoloji ve kadim hafıza ile kurduğu ilişkiye odaklanan "TÖZ" sergisi, Ali Artun ve Ahmet Yiğider’in üretimlerini bir araya getiriyor.
PPSD Weeks’in ilk edisyonu, Anna Laudel İstanbul’da görülebilir. Sergi, galerinin dört katını ilk kez ziyarete açıyor.
Melike Abasıyanık Kurtiç, resmi ve seramiği yeniden tanımlayan üretimiyle “Kayada Büyüdüm Ben” başlığı altında ilk kez İstanbul’da anılıyor.
Lal Batman’ın The Grand Excess başlıklı kişisel sergisi 29 Ocak'ta PİLEVNELİ Dolapdere'de açılıyor.
Leyla Emadi’nin HEMHAL / Blended in Balance sergisi, 17 Ocak – 14 Mart 2026 tarihleri arasında MERKUR’de izlenebilir.
Fırat Arapoğlu küratörlüğündeki "Fijital Kapılar" serigisi 10 Ocak – 22 Şubat tarihleri arasında Galeri Cennet’te izleyiciyle buluşuyor.
“Zaman ve İzler Arasında" sergisi , Ergin İnan’ın 1960’lardan bugüne uzanan üretimini 8 Ocak–24 Şubat’ta Ankara CerModern’de bir araya getiriyor.
Avrupa’nın önde gelen müzeleri, yıl sonu ve 2026 eşiğinde Rönesans’tan çağdaş sanata uzanan sergilerle sanat tarihinin farklı dönemlerine yeniden bakmaya çağırıyor.
Tony Cragg’in son dönem ve yeni üretimlerinden oluşan çokbiçimli heykel seçkisini 18 Ocak’a dek Dirimart Dolapdere'de görülebilir.
SANATORIUM, Uras Kızıl küratörlüğünde sekiz sanatçının manzaraya dair araştırma temelli süreçsel üretimlerini bir araya getiren “Şeylerin Fısıltısı” sergisini ağırlıyor.

