Kendimi bildim bileli, vatan mevzusu hep kafamı kurcalamıştır; ait olduğum toprak parçasının üstünde yaşamakta olan halka ne kadar bağlıyım ve bu halkın değerleriyle yoğrulmuş, parçası olduğum bu toprak parçasında ne kadar özgürüm; hakikate ne kadar yakınım; bu benimle benzer hassasiyetleri içselleştirmiş halk
Homeros’un Odysseus’un gemisinin Siren’lerin karanlık ve büyüleyici darboğazından geçişini tasvir ettiği zamanlardan bu güne birçok sanatçı, yazar ve düşünür bu sahneyi ele almış, Adorno ve Horkheimer’ın Aydınlanma’nın Diyalektiği (1944) ve Franz Kafka’nın “Siren’lerin Sessizliği” (1931) adlı öyküsü en dikkat çekici yorumlar arasında

