Son yıllarda sosyal medya, belirli hayvanların kısa sürede küresel figürlere dönüşmesini sağlayan bir dolaşım alanına dönüştü. Tayland’daki bir hayvanat bahçesinde yaşayan cüce su aygırı Moo Deng geçen yıl milyonlarca kişinin ilgisini çekmişti. Bu yılın başında internette dolaşıma giren Nihilist Penguen memeleri de benzer bir görünürlük yaratmıştı. Şimdi bu zincirin en yeni halkası Japonya’dan geliyor: küçük bir makak ve sarıldığı pelüş oyuncak.
Japonya’daki Ichikawa City Zoo’da yaşayan Punch adlı yavru makak, son haftalarda internetin en çok konuşulan hayvanlarından biri hâline geldi. Annesi tarafından reddedilen bir yavrunun pelüş bir oyuncağa tutunarak yeni bir topluluğa katılmaya çalışması, başta sosyal medya olmak üzere pek çok mecrada yankı uyandırdı.
Geçtiğimiz yaz doğan Punch, doğumundan kısa süre sonra annesi tarafından terk edildi. Bunun üzerine hayvanat bahçesi çalışanları onu elle büyütmeye başladı. Yavru makakların normalde annelerine sarılarak geliştirdiği kas koordinasyonunu ve güven duygusunu desteklemek amacıyla Punch’a havlular ve pelüş oyuncaklar verildi.
Some other monkey just started attacking Punch and he ran to his plushie for support. pic.twitter.com/xfO1tSAX3A
— Kakashi (@kkashi_yt) February 19, 2026
Bakıcıların “adeta yerine geçen anne” olarak tarif ettiği bu turuncu orangutan pelüş oyuncağı, Punch’ın gündelik hayatının ayrılmaz bir parçasına dönüştü. İnternette dolaşıma giren görüntülerde küçük makakın oyuncağıyla birlikte dolaştığı, zaman zaman onu kucaklamaya çalıştığı görülüyordu. Bu sahneler kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaştı.
Ocak ayında Punch, hayvanat bahçesindeki makak grubuna yavaş yavaş dâhil edilmeye başlandı. Japon makaklarının katı sosyal hiyerarşileri içinde büyüyen yavrular, genellikle annelerinin rehberliğinde gruptaki yerlerini öğrenir. Punch’ın ise böyle bir rehberi yoktu. İlk karşılaşmaların çoğu mesafeli ya da sert geçti. Videolarda diğer makakların onu ittiği ya da görmezden geldiği anlar geniş kitlelere ulaştı.
Viral Bir Hikâyeden Sanatsal İlham
Punch’ın görüntüleri yayıldıkça hikâye yalnızca sosyal medyada dolaşan duygusal bir anlatı olarak kalmadı. Dünyanın farklı yerlerinden sanatçılar küçük makak ve pelüş oyuncağını yeniden yorumlamaya başladı. İllüstrasyonlar, dijital çizimler, animasyonlar, nakış çalışmaları ve memeler kısa sürede çevrimiçi platformlarda dolaşıma girdi.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Birçok sanatçı için Punch’ın hikâyesi, sevimli bir görüntüden çok daha fazlasını temsil ediyordu. Yalnızlık, uyum sağlama ve aidiyet oluşturma kaygısı ve kırılganlık gibi duygular, küçük makak üzerinden anlatılan evrensel bir hikâyeye dönüştü. Özellikle bağımsız çizerler ve internet sanatçıları, Punch ve oyuncağını farklı estetik dillerle yeniden üretmeye başladı.
Sevimlilik Ekonomisi: Viral Olanın Kapitalist Dolaşımı
Punch’ın hikâyesi yalnızca sanatsal üretimi değil, aynı zamanda piyasanın dikkatini de çekti. Küçük makakın sarıldığı orangutan pelüşünün IKEA’nın Djungelskog adlı ürünü olduğu fark edilince oyuncağa olan ilgi kısa sürede arttı. Viral videoların ardından birçok ülkede satışların yükseldiği bildirildi. Marka da bu ilgiyi kampanyalarına taşıdı ve Japonya’daki hayvanat bahçesine oyuncak bağışında bulundu.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Bu durum internet kültürünün giderek daha tanıdık bir dinamiğini gösteriyor. Duygusal bir hikâye, kısa süre içinde dolaşıma giriyor; ardından markalar, ürünler ve kampanyalar bu anlatının etrafında konumlanıyor. Punch’ın pelüş oyuncağına sarıldığı görüntüler bir yandan empati üretirken, diğer yandan tüketim kültürünün parçasına dönüşüyor.
Bir anlamda Punch’ın hikâyesi, dijital çağın “sevimlilik ekonomisi”nin güncel örneklerinden biri. Sosyal medyada paylaşılan bir an, sanat üretimini tetikliyor, ardından kapitalist sistemin dolaşımına girerek ticari değere dönüşüyor.
Son günlerde paylaşılan görüntüler ise Punch’ın grubun içinde daha fazla kabul gördüğünü gösteriyor. Bazı makakların onunla oyun oynadığı hatta daha büyük makakalardan birinin ona annelik yapmaya başladığı görülüyor. Buna rağmen Punch hâlâ dostu pelüş oyuncağını yanında taşımaya devam ediyor. Ancak artık yalnız değil.




