Köln’de 300 Eserlik Yayoi Kusama Retrospektifi -
Yayoi Kusama, "Flowers That Speak All about My Heart Given to the Sky" (2018) .

Köln’de 300 Eserlik Yayoi Kusama Retrospektifi

Museum Ludwig, 50. yılını Yayoi Kusama retrospektifiyle kutluyor. 14 Mart–2 Ağustos 2026 tarihleri arasında açık olacak sergide, sanatçının beş yaşında yaptığı ilk çizimden, müze için özel olarak üretilen yeni Infinity Room’a kadar 300’den fazla eser bir araya geliyor. Sergi, resim, çizim, heykel, yerleştirme, performans belgeleri ve yazınsal üretimi kapsayarak Kusama’nın seksen yılı aşkın yaratıcı yolculuğunu gözler önüne seriyor.

Museum Ludwig, 50. yılını Yayoi Kusama’ya adadığı geniş kapsamlı bir sergiyle kutluyor. 14 Mart’ta Köln’de açılan ve 2 Ağustos 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek sergi, sanatçının neredeyse doksan yıla yayılan üretimini bir araya getirerek müzenin tamamını Kusama’nın görsel dünyasına dönüştürüyor. Üç yüzden fazla eserin yer aldığı sergi, yalnızca kapsamı değil, mekânın bütünüyle yeniden kurgulanmasıyla da dikkat çekiyor.

Resim, çizim, heykel, yerleştirme, performans belgeleri, moda ve yazınsal üretimi kapsayan seçki, Kusama’nın beş yaşındayken yaptığı ilk çizimden bu sergi için özel olarak üretilen yeni bir Infinity Room’a kadar uzanıyor. Müzenin geçici sergi alanlarıyla sınırlı kalmayan sergi, ana salonlardan çatı terasına kadar farklı mekânlara yayılıyor. Çatı terasında ilk kez sergilenen boyalı bronz çiçek heykelleri, serginin mekânla kurduğu ilişkiyi güçlendiren unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yayoi Kusama, 1971’de New York stüdyosunda “Untitled (Dress)” çalışması ve fallik heykelleriyle poz veriyor. Fotoğraf: Tom Haar.

Erken Dönemden Günümüze Uzanan Retrospektif

Küratör Stephan Diederich tarafından hazırlanan sergi, Yayoi Kusama’nın üretimini kronolojik bir bütünlük içinde ele alıyor. 1930’ların ortasında yaptığı ilk çizimlerden 1950’lerde Kyoto’daki eğitimini yarıda bırakmasının ardından ürettiği resimlere, 1960’larda New York’ta geliştirdiği yerleştirme ve performanslara kadar geniş bir dönem bu sergide birlikte görülebiliyor. Özellikle 1950’li yıllara ait resim ve çizimlerin sergide önemli bir yer tutması, Kusama’nın erken dönemine yeniden bakma imkânı sunuyor.

Yayoi Kusama, “Beginning of Summer” (1978).

Sergide yer alan en dikkat çekici işlerden biri, sanatçının ilk yerleştirmesi olarak kabul edilen 1963 tarihli Aggregation: One Thousand Boats Show. Bunun yanı sıra 2000 yılında başlattığı ve bu sergi için yeniden kurgulanan I’m Here but Nothing adlı yerleştirme de izleyiciyle buluşuyor. Müzenin en büyük salonu ise yalnızca bu sergi için üretilen yeni bir Infinity Room’a ayrılmış durumda. Bu yeni iş, Kusama’nın aynalar, tekrar ve sonsuzluk fikri etrafında geliştirdiği üretimin bugüne uzanan devamı olarak okunuyor.

New York Yılları, Performanslar ve Geri Dönüş

Sergi, Kusama’nın 1960’larda New York’ta geliştirdiği radikal üretimleri de ayrıntılı biçimde ele alıyor. Sanatçının anti-Vietnam Savaşı protestoları sırasında gerçekleştirdiği performanslar, dönemin fotoğraf ve video belgeleriyle birlikte sergide yer alıyor. Aynı dönemde geliştirdiği yumuşak heykeller, puantiyelerle kaplı nesneler ve kamusal alanda gerçekleştirdiği performatif eylemler, Kusama’nın yalnızca görsel sanatlar içinde değil, politik ve kültürel bağlamda da nasıl güçlü bir figüre dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Yayoi Kusama’nın “Narcissus Garden” (1966/2026) yerleştirmesi, Museum Ludwig’de “Flower of Basara” (1985) önünde.

1973’te Japonya’ya dönüşünün ardından üretiminde yaşanan dönüşüm de serginin önemli başlıklarından biri. Bu dönemden itibaren yazdığı romanlar ve şiirler, sanatçının görsel üretimiyle birlikte ele alınıyor. 1980’lerden sonra yeniden uluslararası görünürlük kazanan Kusama’nın özellikle renkli resim serileri ve büyük ölçekli yerleştirmeleri serginin son bölümünü oluşturuyor. 1993’te Japonya’yı Venedik Bienali’nde temsil ettiği dönemin ardından dünya çapında giderek artan ilgi, sergideki geç dönem işlerle birlikte daha net biçimde hissediliyor.

Kusama’nın bugün neredeyse bir imza haline gelen puantiyeleri, balkabakları ve Infinity Room’ları elbette serginin merkezinde yer alıyor. Ancak bu sergi yalnızca ikonik işlere odaklanmak yerine, sanatçının üretimini bütünlüklü bir anlatı içinde ele almayı hedefliyor. Bu yaklaşım, Kusama’nın erken dönem çizimlerinden yeni yerleştirmelere kadar uzanan güçlü bir süreklilik duygusu yaratıyor.

Yayoi Kusama’nın Museum Ludwig’deki büyük sergisinin ön gösteriminde “Infinity Mirrored Room” yerleştirmesi. Fotoğraf: Martin Meissner / AP

Sanatçı bir açıklamasında, yetmiş yılı aşkın süredir yaşamın gücüne duyduğu hayranlığın üretimini ayakta tuttuğunu söylüyor. Yaşam, doğa, tekrar ve sonsuzluk fikri etrafında şekillenen bu yaklaşım, serginin genel yapısında da hissediliyor. Kusama’nın çocukluk yıllarında yaşadığı halüsinasyonların ve tekrar eden desenlerin üretiminde nasıl belirleyici olduğu da sergide özellikle vurgulanan başlıklardan biri.

Museum Ludwig’deki sergi, daha önce Basel’de Fondation Beyeler’de gösterilen seçkinin ardından gerçekleşiyor ve yılın ilerleyen aylarında Amsterdam’daki Stedelijk Museum’a taşınacak. Ancak Köln ayağı, yeni eserleri ve mekâna özel yerleştirmeleriyle bu uluslararası sergi zincirinin en kapsamlı duraklarından biri olarak öne çıkıyor.

“Untold Tales” Istanbul Concept Gallery’de

0 0,00