Alper Aydın, Belkıs Balpınar, Bilal Hakan Karakaya, Çağrı Saray, Defne Parman, Ertuğrul Güngör & Faruk Ertekin, Esra Özdoğan, Mehmet Ali Uysal, Merve Zeybek, Nazlı Gürlek, Özge Enginöz, Özgür Demirci, Sinem Dişli ve Tuğçe Diri, farklı disiplinlerdeki üretimleriyle İpeğin Hafifliği, Taşın Ağırlığı sergisinde bir araya geliyor. Sanatı konaklama deneyiminin merkezine yerleştiren Ceylan Splend’or Uludağ, Autograph Collection, bu sergiyle çatısı altındaki ilk sanat projesine ev sahipliği yapıyor. MAP (Mim Art) iş birliğiyle ve Berkay Görgü’nün küratörlüğünde gerçekleşen sergi, resimden dijital sanata, enstalasyondan dokumaya uzanan üretimleriyle otelin iç mekânlarını yaşayan bir sergi alanına dönüştürüyor.

Toplam 34 eserden oluşan seçki, doğa, kültür ve zamanın kesişiminde şekillenen çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Bursa’nın tarihsel ve kültürel belleğinden beslenen sergi, ipeğin zarafeti ile taşın kalıcılığı arasında kurduğu metafor üzerinden; dönüşüm, kırılganlık ve süreklilik kavramlarını çağdaş sanatın farklı ifade biçimleriyle ele alıyor.

Çok Katmanlı Bir Seçki
Otelin iç mekânlarına yayılan bu yerleştirme, izleyiciyi yalnızca bir sergi alanında değil, gündelik bir dolaşım içinde sanatla karşılaştırıyor; kenti, hafızayı ve sezgisel belleği farklı perspektiflerden yeniden okumaya davet ediyor. Bu yönüyle sergi, MAP iş birliğiyle hayata geçirilen bir ilk olmanın ötesinde, Ceylan Splend’or Uludağ’ın sanatla kurmayı hedeflediği uzun soluklu diyaloğun başlangıcı olarak da okunuyor.

Sergiyle ilgili konuşan Ceylan Splend’or Uludağ, Autograph Collection Kurucusu Çetin Ceylan, sanatın otelin dönüşüm hikâyesindeki yerine vurgu yaparak, yıl boyunca farklı disiplinlerden sanat projelerine ev sahipliği yapmayı hedeflediklerini ifade ediyor. Serginin küratörü Berkay Görgü ise, “Bu sergi, ipeğin hafifliği ile taşın ağırlığı arasında kurduğu köprüyle, Bursa’nın derin belleğini yeniden duyumsamaya davet ediyor,” sözleriyle serginin kavramsal çerçevesini özetliyor.

İpeğin Hafifliği, Taşın Ağırlığı, doğa, tarih ve insan arasındaki görünmez bağları çağdaş bir dille yorumlayarak, izleyiciyi 31 Mart’a kadar Uludağ’da çok katmanlı bir keşfe davet ediyor.


