İçimizde Büyüyen Orman -

İçimizde Büyüyen Orman

İçimizde Büyüyen Orman”, 13 Şubat – 15 Mart tarihleri arasında Pera’daki Casa Foscolo Hotel’de izleyiciyle buluşuyor. İlayda Babacan Art Projects’in ikinci projesi olan sergi, doğa, kutsal ve beden kavramlarını bir araya getirerek insanın içinde kök salan bir “orman” metaforu etrafında şekilleniyor.

İlayda Babacan Art Projects (IBAP) imzasını taşıyan İçimizde Büyüyen Orman başlıklı grup sergisi, 13 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında Pera’daki Casa Foscolo Hotel’de izleyiciyle buluşuyor. Atilla Galip Pınar, Caner Şengünalp ve Damla Özdemir’in eserlerini bir araya getiren sergi, IBAP’ın ikinci projesi olarak küratoryal çizgisini daha da belirginleştiriyor.

Küratörlüğünü İlayda Babacan’ın üstlendiği sergi, doğa, kutsal ve beden kavramlarını ortak bir zemin üzerinde buluşturuyor. Neo-klasik mimarisiyle dikkat çeken Casa Foscolo Hotel ise bu buluşmaya güçlü bir arka plan sunuyor; tarihi dokusunu koruyan mekân, serginin metaforik katmanlarını görünür kılan bir bağlama dönüşüyor.

Beden, Doğa ve Kutsal Arasında

Atilla Galip Pınar’ın resimleri, insan ile doğa arasındaki ilişkiyi dışsal bir manzara üzerinden değil, içsel bir varoluş alanı olarak ele alıyor. Renk ve form aracılığıyla kurulan kompozisyonlar, doğayı insanın ruh hâline, hafızasına ve kırılganlığına yaklaştırıyor. Serginin başlığındaki “içimizde” vurgusu, Pınar’ın tuvallerinde somut bir karşılık buluyor.

Caner Şengünalp’in heykelleri ise kutsalın dönüşümünü merkezine alıyor. Hayvan figürleri ve akışkan formlar aracılığıyla kutsalın parçalanarak bedenlere ve yeryüzüne dağıldığı bir anlatı kuruyor. İkonların çözülmesi, şeffaflaşması ve erimesi; temsil krizine uğrayan kutsalın estetik bir kabuğa indirgenişini sorguluyor. Bu üretimler, sergideki “orman” metaforunun karanlık ve çok katmanlı köklerini oluşturuyor.

Damla Özdemir’in üç boyutlu kolajları ise doğanın döngülerini itaat ve itaatsizlik kavramlarıyla birlikte düşünmeye çağırıyor. İlkbaharın taze yapraklarıyla sonbaharın solgun tonlarını aynı yüzeyde buluşturan sanatçı, metal tel ve kolaj tekniğiyle beden ile doğa arasındaki görünmez bağları görünür kılıyor. Büyüme ile çözülme, başlangıç ile son, aynı yapının içinde bir arada duruyor.

İçimizde Büyüyen Orman, doğayı yalnızca dış dünyaya ait bir imge olarak değil; insanın içinde kök salan bir metafor olarak ele alıyor. Orman burada bir sığınak mı, yoksa yüzleşme alanı mı? Sergi, bu soruyu açık bırakıyor ve izleyiciyi kendi içindeki katmanlarla baş başa bırakıyor.

Maçka Sanat Galerisi 50. Yaşında

0 0,00