Son otuz yılın en etkili tasarımcıları arasında gösterilen Hollandalı tasarımcı Hella Jongerius’un üretim pratiği, Vitra Design Museum’da açılan kapsamlı bir sergiyle ele alınıyor. Hella Jongerius: Whispering Things başlıklı sergi, 14 Mart ile 6 Eylül 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Tasarımcının stüdyo arşivine dayanan sergi, Jongerius’un tekstilden seramiğe, mobilyadan aydınlatmaya uzanan üretimlerini bir araya getirerek kariyerinin farklı dönemlerini görünür kılıyor.
Utrecht yakınlarında doğan Jongerius, bugün Design Academy Eindhoven adıyla bilinen Academie voor Industriële Vormgeving’de endüstriyel tasarım eğitimi aldı. 1993’te mezun olduğu dönemde Hollanda tasarım sahnesi uluslararası ölçekte yükselişe geçiyordu. Mezuniyetinin ardından, 1990’ların deneysel Hollanda tasarımını uluslararası ölçekte görünür kılan tasarım kolektifi Droog ile ilişki kurarak tasarım dünyasına adım attı. Kısa süre sonra kendi stüdyosu JongeriusLab’i kuran tasarımcı, malzeme araştırması, zanaat ve üretim süreçlerine odaklanan yaklaşımıyla çağdaş tasarımın önemli figürlerinden biri haline geldi.

Stüdyo Arşivinden Bugüne Uzanan Bir Retrospektif
Vitra Design Museum’daki Whispering Things sergisi, Jongerius’un 2024 yılında müze koleksiyonuna dahil edilen kapsamlı stüdyo arşivinden yola çıkıyor. Çizimler, prototipler, malzeme deneyleri ve tamamlanmış tasarımlar aracılığıyla izleyici yalnızca nihai nesnelerle değil, o nesnelerin ardındaki düşünce süreçleriyle de karşılaşıyor. Sergi, JongeriusLab’in yıllar içinde geliştirdiği araştırma odaklı çalışma biçimini görünür kılan bir tür tasarım laboratuvarı hissi yaratıyor.
Tekstil, seramik, mobilya, aydınlatma ve heykel gibi farklı disiplinleri bir araya getiren seçki, Jongerius’un üretiminde belirleyici olan malzeme merakını ve zanaatla kurduğu yakın ilişkiyi takip ediyor. Maharam, KLM, Camper ve Vitra gibi kurumlarla yürüttüğü uzun soluklu iş birlikleri de bu üretim ağının önemli parçaları olarak sergide yer alıyor.
Jongerius için tasarım, yalnızca işlevsel bir nesne üretmekten ibaret değil. Nesnelerin evle, kullanıcıyla ve üretildiği malzemeyle kurduğu ilişkiler ağı da tasarımın bir parçası. Bu nedenle sergi, bitmiş ürünlerden çok süreçlere, denemelere ve kimi zaman “kusur” olarak görülebilecek üretim izlerine de alan açıyor.
Sergide ayrıca tasarımcının son yıllarda yeniden yöneldiği seramik çalışmaları da dikkat çekiyor. “Angry Animals” başlıklı figür serisi, yarı hayvan yarı nesne biçimleriyle hem mizah hem de politik bir gerilim taşıyor.




