Dalí’den Abasıyanık’a: Sanatçıların Evleri -
Interior of Dali’s house , Port lligat, Spain. Photograph: Alamy

Dalí’den Abasıyanık’a: Sanatçıların Evleri

Bob Marley’den Frida Kahlo’ya; Salvador Dali’den, Sait Faik Abasıyanık’a sanatçıların evleri onların hem sıradanlıklarını hem ritüellerini hem de iç dünyalarını göz önüne seriyor. Sanatçıların evleri, müzelerden farklı olarak sadece eserleri değil, üretimin koşullarını ve sanatçının dünyayla, etrafıyla kurduğu ilişkiyi de sergiliyor ve çok farklı bir bakış açısı sunuyorlar.

Sanatçıların hem isimleri hem de eserleri zamanla ikonlaşıyorlar. Monet denince nilüferleri; Salvador Dalí denince sürrealist imgeleri düşünüyor oluşumuz bundan. Dünyaca ünlü sanatçıların yaşadıkları ve ürettikleri evler, onların sıradanlıklarını, rutinlerini göz önüne sererek sanatçıyı efsane olmaktan çıkarıp yeniden insan olarak algılanmalarına yol açıyor. Bir tabloyu yalnızca müzede görmek yerine, onun doğduğu ışığı, manzarayı, atmosferi deneyimlemek; üretildiği ya da düşünüldüğü pencereyi, masayı görmek eserleri başka bir bağlamda okumayı mümkün kılıyor. Bu yüzden sanatçıların evleri, klasik müzelerden farklı olarak sadece eserleri değil, üretimin koşullarını ve sanatçının dünyayla, etrafıyla kurduğu ilişkiyi de sergiliyor haliyle farklı düşünce alanları açıyor.

Frida Kahlo, Mexico City, Meksika

Casa Azul (Museo Frida Kahlo), Mexico City, Mexico.

Mavi duvarlarıyla tanınan Casa Azul, Frida Kahlo‘nun çocukluğunu geçirdiği, yaşamının büyük bölümünü sürdürdüğü ve bugün müzeye dönüştürülen evi. Bahçesindeki bitkiler, ağaçlar hala onun hayatıyla dolu olan odalara yönlendiriyor. İç mekân, kişisel eşyaları, korseleri, boyaları ve yatağının üzerine yerleştirilen aynayla sanatçının yaşamını neredeyse olduğu gibi koruyor. Kahlo’nun çektiği bedensel acılar ve uzun iyileşme süreçleri bu evin odalarında resimlere dönüşmüştü. Casa Azul, Frida‘nın otoportrelerini yalnızca sembolik değil, biyografik ve mekânsal bir deneyim olarak okumayı sağlıyor.

Pierre-Auguste Renoir, Essoyes, Fransa

Pierre-Auguste Renoir’ın evi, Essoyes, Fransa. Fotoğraf: Patrick Maille.

Pierre-Auguste Renoir‘ın Essoyes’daki  sakin ve sessiz evi, sanatçının hayatının son yıllarını ailesiyle geçirdiği sakin bir kırsal yaşamın izlerini taşıyor. Şehirleşmeden uzak atmosfer, bahçesi ve çevresindeki doğal peyzaj, empresyonistlerin ışık ve doğa gözlemlerinin canlı bir uzantısı gibi hissediliyor. Evin içinde yer alan atölye ve kişisel eşyalar özenle korunuyor. Sanatçının tekerlekli sandalyesi, bahçeye bakan pencerenin önünde duruyor; atölyenin zemini ise boya lekeleriyle dolu. Essoyes’un sakin ritmiyle birlikte düşünüldüğünde Renoir‘in tuvallerindeki sıcaklık ve huzur anlam kazanıyor, ziyaretçiler aynı hissiyatla resimlerinde ölümsüzleşen manzaralara bakıyorlar.

Jackson Pollock & Lee Krasner, New York, ABD

Pollock-Krasner House and Study Center, New York. Fotoğraf: Tripadvisor kullanıcı fotoğrafı.

Pollock ve Krasner‘ın Long Island’daki evi, soyut dışavurumculuğun en önemli mekânlarından biri. Ahırdan dönüştürülen stüdyo, Pollock‘un yere serdiği dev tuvaller üzerinde geliştirdiği “drip painting” tekniğinin izlerini hâlâ taşıyor; boya damlaları ve izleri hala zeminde duruyor. Aynı zamanda Lee Krasner‘ın stüdyosu da korunmuş, mekân uzun yıllar boyunca iki sanatçının ortak yaşamını ve yaratıcı diyaloğunu şekillendirdi. Burayı görmek, Pollock‘un devasa tuvallerini ve ikonikleşmiş tekniğini soyut bir sanat tarihi anlatısından çıkarıp somut bir üretim süreciyle ilişkilendirmeyi kolaylaştırıyor.

Salvador Dalí, Port Lligat, İspanya

Interior of Dali’s house, Port lligat, Spain. Photograph: Alamy

Salvador Dalí‘nin Port Lligat’taki evi, birbirine eklenerek büyüyen labirent gibi odalarıyla sanatçının zihninin mimari bir karşılığı. Deniz kıyısındaki bu yapı, sürrealist ayrıntılar, beklenmedik geçişler ve optik oyunlarla dolu; girişte ziyaretçileri karşılayan doldurulmuş kutup ayısı, çatıda dev yumurtalar ve ışığı tuhaf açılarla büken aynalı salon. Ev, Dalí‘nin estetik anlayışını yalnızca tuvallerde değil, yaşam alanında da sürdürdüğünü gösteriyor. Pencerelerden görülen Akdeniz manzarası, eserlerinde sıkça karşımıza çıkan ışık ve ufuk hissini açıklıyor. Bu ev, Dalí’nin sürrealizmin yalnızca bir sanat akımı değil, yaşam biçimi olduğuna inandığını ve hayatının içinde de yer bulduğunu hissettiriyor.

Claude Monet, Giverny, Fransa

Claude Monet’nin Bahçesi, Giverny, Fransa, Fotograf: Les Plus Beaux Jardins de France.

Monet‘nin Giverny’deki evi ve bahçesi, dünyanın en çok bilinen sanatçı evlerinden birisi. İç mekânda güneş sarısı yemek odası, mavi çinili mutfak ve üst kattaki pastel tonlu yatak odaları… Monet‘nin renk algısı ve paleti evinin dekorasyonuna da yansımış. Bahçeleri ise sanatçının en ikonik eserlerini doğrudan çağrıştırıyor; mevsimlere göre değişen renk blokları halinde düzenlenmiş ana bahçe ve mor salkımlarla bezeli Japon köprüsüne ev sahipliği yapan meşhur su bahçesi yaşayan bir atölye gibi. Bir fırsatını bulup ziyaret ederseniz Monet’nin on yıllar boyunca resmettiği yansımaları ve su dalgalanmalarını bizzat görebilirsiniz bu bahçede…

Sait Faik Abasıyanık, Burgazada, İstanbul

Sait Faik Abasıyanık Müzesi, Burgazada, İstanbul.

Sait Faik Abasıyanık Müzesi olarak ziyaret edilebilen Burgazada’daki ev, Sait Faik‘in hikâyelerindeki sıradan insanların ve ada yaşamının mekânsal karşılığı. Mütevazı odalar, çalışma masası ve kişisel eşyaları, yazarın gösterişten uzak hayatını gösteriyor. Pencereden görülen deniz ve adanın sakinliği öykülerindeki atmosferi doğrudan hissettiriyor. Balıkçılar, kahveler ve kıyılar; metinlerde okunabilen ayrıntılar evin çevresinde yaşamaya hala devam ediyor. Bu yüzden evi ziyaret etmek Sait Faik‘i yalnızca okumak değil, onun dünyasına, kaleminden çıkanlara kısa süreliğine dahil olmak anlamına geliyor.

Bob Marley, Kingston, Jamaika

Bob Marley Museum, Kingston, Jamaica. Fotoğraf: Stéphane DAMOUR.

Kingston’daki Bob Marley Müzesi, sanatçının yaşadığı ve kayıtlarını yaptığı ev. Evde Reggae kültürünün ve Rastafaryan inancının izlerini taşıyan objeler, stüdyo ekipmanları ve kişisel eşyalar mevcut. Marley‘in müziğinde öne çıkan özgürlük, direniş fikri, bu evin atmosferinde de hissediliyor. Duvarlardaki kurşun izleri ile, 1976’daki suikast girişiminin izlerini hâlâ taşıyor ve sanatçının politik mücadelesini somutlaştırıyor. Burayı ziyaret etmek, Bob Marley‘i yalnızca küresel bir müzik ikonu olarak değil, yaşadığı toplumun gerçek koşulları içinde üretim yapan bir sanatçı olarak görmenizi sağlıyor.

Sadelikteki Zenginlik: Melike Abasıyanık Kurtiç

0 0,00