Barcelona’nın en ikonik yapılarından Casa Batlló, çağdaş sanata açılan yeni bir mekânla mimari mirasını güncel üretimlerle buluşturuyor. Antoni Gaudí’nin art nouveau başyapıtı içinde yer alan Casa Batlló Contemporary, mimarlık stüdyosu Mesura imzasıyla hayata geçirildi.
Gaudí’nin ölümünün 100. yılına denk gelen açılış, aynı zamanda Barcelona’nın UNESCO UIA tarafından 2026 Dünya Mimarlık Başkenti ilan edilmesiyle de örtüşüyor. Yapının ikinci katında, bugüne dek ziyaretçilere kapalı kalan alanlarda yer alan 230 metrekarelik sergi mekânı, yılda iki sergiye ev sahipliği yapacak ve Gaudí’nin vizyonunu çağdaş sanat üzerinden yeniden düşünmeye davet edecek.
1904 ile 1906 yılları arasında Gaudí tarafından dönüştürülen Casa Batlló, 2002’den bu yana ziyarete açık ve bugün Barcelona’nın en çok ilgi gören kültürel duraklarından biri. Organik formları, akışkan hatları ve doğadan beslenen mimari diliyle modernist akımının en güçlü örneklerinden sayılan yapı, yıllar boyunca kapsamlı restorasyonlardan geçse de Gaudí’nin özgün yaklaşımını korumayı başardı.

Gaudí ile Diyalog Kurmak
Casa Batlló Contemporary’nin direktörü Maria Bernat, projenin “bugünü yakalarken yapının mirasına saygı gösteren bir müdahale” gerektirdiğini vurguluyor. Bernat’a göre Mesura’nın tasarımı, Gaudí’nin deneysel ruhunu, zanaatkârlığını ve malzeme yeniliklerini onurlandırırken kendi karakterini de ortaya koyuyor.
Mesura’nın ortağı Carlos Dimas ise süreci bir ekleme değil, bir dinleme pratiği olarak tanımlıyor. Dimas, projeyi Gaudí’nin mimarlığıyla kurulan bir diyalog olarak ele aldıklarını ve yapıya dayatmacı bir yaklaşım benimsemediklerini söylüyor. Ekibin çıkış noktası, Gaudí’nin mimarlığı yaşayan bir organizma olarak gören anlayışı olmuş. Mekânın en çarpıcı unsuru, sakin bir yüzeye düşen su damlasını çağrıştıran dalgalı metal tavan. Akdeniz’e gönderme yapan bu yüzey, Gaudí’nin doğadan ilham alan kıvrımlı geometrisini çağdaş bir yorumla yeniden üretiyor. Işığı yansıtan alüminyum yüzey, neredeyse sıvıymış gibi sürekli değişen bir etki yaratıyor.

Tavanın üretiminde Mesura, yerel mühendislik ve üretim stüdyosu Oxido Studio ile birlikte çalışıyor. Otomotiv sektöründe kullanılan endüstriyel bir teknik, robotik kol yardımıyla 1.2 milimetrelik alüminyum levhalara dalgalı form kazandıracak şekilde uyarlanmış. Dimas’a göre bu üç boyutlu topoğrafya, hafif metalin kendi kendini taşımasını sağlayan yapısal bir güç oluşturuyor.
Zeminde ise Mayıs 2026’da tamamlanması planlanan yeşil mikroçimento kaplama yer alacak. Cephedeki mozaik tonlarına gönderme yapan bu sakin yüzey, hareketli tavanın altında dengeleyici bir karşılık sunuyor. Casa Batlló’nun restorasyon ekibi, mimar Xavier Villanueva liderliğinde özgün ahşap işleri ve pencereler dahil olmak üzere mekânın tarihi unsurlarını titizlikle ortaya çıkarıyor. Dimas, Gaudí’nin eserine müdahale etmenin hem ayrıcalık hem de sorumluluk olduğunu vurguluyor: Gaudí’nin yalnızca mimarlık dünyası için değil, Barcelona’nın kolektif kimliği için de merkezi bir figür olduğunu söylüyor.

Açılış Sergisi: Beyond the Façade
Galerinin açılış sergisi Beyond the Façade, Londra merkezli United Visual Artists’ın kurucusu Matt Clark imzası taşıyor. 17 Mayıs’a kadar izlenebilecek sergi, ışık çalışmaları, projeksiyonlar ve kinetik heykelleri bir araya getiriyor. Sergi aynı zamanda Clark’ın Casa Batlló cephesi için ürettiği Hidden Order adlı projeksiyon çalışmasının devamı niteliğinde.


