Berlin bu ay Ayça Okay’ın küratörlüğünde iki sergiye ev sahipliği yapıyor. Okay, Berlin’deki iki bağımsız sanat alanında tüketici kültürü üzerine hiperreal yansımaları inceliyor. Sergilerden ilki 1 Eylül-22 Eylül tarihleri arasında ziyaret edilebilecek olan Rabbits. Sanatçı Nathalie Rey’in davetli sanaçı Vilma Leino ile birlikte hazırladığı sergi, çağdaş toplum ile hipergerçeklik kavramı arasındaki karmaşık ilişkinin bir incelemesini sunuyor.
Sergi, çeşitli sanatsal disiplinleri, teorileri ve süreçleri kapsayarak ziyaretçilerin gerçeklik algısını zorluyor. Rey’in sergisi Scope BLN’de ziyaret edilebiliyor. 1 yıllık hazırlığın ardından açılan sergilerden ikincisi ise yine Nathalie Rey’in Enric Mauri ile düzenlediği bir sergi. “Oh Dear Shall I be too late!” adlı sergi, Vorfluter Projektraum’de düzenleniyor. Sergi 29 Eylül’de açılacak.
İkilinin sergisi, Lewis Carooll’ın sürekli bir yere yetişmeye çalışan Beyaz Tavşan adlı karakterinden ilham alıyor. Bu sergi, seküler bir perspektiften bakıldığında, hedonizmden kaynaklanan yıkıcı ekonomik materyalizmi eleştiriyor. Tüketim yoluyla mutluluk arayışına ışık tutuyor, bu durumu insan varlığının karmaşıklığıyla karşılaştırıyor. Ayrıca planlı eskitme, aşırı nüfus, iklim değişikliği gibi önemli konulara, tatminsizlik ve yalnızlık gibi alt temalara dikkat çekiyor.
Sanatçılar “Oh Dear Shall I be too late!” ile sosyal tabakalaşma, etik ve çevre koruma konularında sosyo-politik bir eleştiri sunuyor. Sergi, Berlin metropolünün çeşitli sahnelerinden tanıdık nesneleri, orijinal bağlamlarından soyutlanmış ve enstrümantal hale getirilmiş bir sergi alanı içinde sunarak dönüştürüyor. “Oh Dear Shall I be too late!”20 Ekim tarihine kadar ziyaret edilebilecek.