Berlin Film Festivali, bu yıl Türkiye sineması açısından yalnızca güçlü bir temsil alanı değil, aynı zamanda iki ayrı politik ve estetik hattın uluslararası ölçekte görünürlük kazandığı bir eşik oldu. Emin Alper’in Kurtuluş filmi Berlinale’den Gümüş Ayı Büyük Jüri Ödülü ile dönerken, İlker Çatak’ın Sarı Zarflar‘ı festivalin en büyük ödülü Altın Ayı’nı kazanarak Türkiye sinema tarihinde yeni bir sayfa açtı. İki film de Mart ayında Türkiye’de sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Kurtuluş: Toprak, İktidar ve “Vaat” Üzerinden Kurulan Tekinsiz Bir Anlatı
Dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan Kurtuluş, yıllar önce zorla göç ettirildikleri köylerine geri dönen Bezariler ile korucu Hazeran aşireti arasında patlak veren toprak çatışmasını merkezine alıyor. Film, gergin bir atmosferde şekillenen iktidar mücadelesini, rüyalarla beslenen tekinsiz bir anlatı diliyle kurarken, “kurtuluş” fikrinin nasıl bir vaade, hatta bir tuzağa dönüşebileceğini sorguluyor.
Emin Alper’in beşinci uzun metrajı olan film, Berlinale gösterimlerinde yoğun ilgiyle karşılandı; uluslararası basında hakkında çok sayıda olumlu değerlendirme yayımlandı. Oyuncu kadrosunda Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman, Naz Göktan ve Özlem Taş’ın yer aldığı Kurtuluş, Türkiye’de 6 Mart’ta vizyona giriyor. Filmin afiş tasarımı Arda Aktaş imzası taşırken, yapımcılığını Liman Film üstleniyor; filmin Türkiye dağıtımı Bir Film tarafından gerçekleştiriliyor.
Sarı Zarflar: Hayatta Kalma ve Modern Zamanların Baskı Rejimleri
Berlinale Ana Yarışması’nda Altın Ayı’ya uzanan Sarı Zarflar, Türkiye’nin 2010’dan bu yana festivalin en büyük ödülünü kazanan ilk filmi olmasıyla dikkat çekiyor. İlker Çatak’ın yönettiği film, bir gecede hedef gösterilerek hayatları altüst olan sanatçı bir çiftin, idealleri ile hayatta kalma arzusu arasında sıkışan hikâyesini anlatıyor.
Başrollerini Özgü Namal ve Tansu Biçer’in paylaştığı film, yalnızca politik baskı ve sansür meselesini değil; aile içi ilişkiler, ebeveynlik ve ahlaki seçimler üzerinden modern zamanların kırılganlığını da görünür kılıyor. Uluslararası eleştirmenler tarafından “sarsıcı bir modern zamanlar anlatısı” olarak tanımlanan Sarı Zarflar, Variety’den Deadline’a uzanan geniş bir eleştiri yelpazesinde güçlü övgüler aldı. Film, Türkiye’de 27 Mart’ta Bir Film dağıtımıyla gösterime girecek.
Ortak Hat: Politik Sinema, Küresel Dolaşım
Kurtuluş ve Sarı Zarflar, anlatı biçimleri ve estetik tercihleri farklı olsa da, güncel politik gerçekliklerle kurdukları doğrudan temasla ortaklaşıyor. İki film de yerel hikâyelerden yola çıkarak evrensel bir baskı, iktidar ve etik sorgulaması yapıyor; Berlinale’de kazandıkları ödüllerle yalnızca bireysel başarıların değil, Türk sinemasının uluslararası alandaki sürekliliğinin de altını çiziyor.
Mart ayı boyunca Türkiye sinemalarında izleyiciyle buluşacak olan bu iki film, festivallerdeki yankılarının ardından, şimdi daha geniş bir seyirciyle karşılaşmaya hazırlanıyor.


