MoMA, Centre Pompidou ve M+ -
Christophe Cherix, curator and director of MoMA in New York; Suhanya Raffel, director of the M+ (Museum of Visual Culture) in Hong Kong; Laurent Le Bon, president of the Centre Pompidou in Paris. Photo: Chau-Cuong Lê / Hans Lucas / Agence Caroline Berton. source: artforum.com

MoMA, Centre Pompidou ve M+

New York, Paris ve Hong Kong’daki üç önemli müze, koleksiyonlarını daha geniş kitlelerle buluşturmak, ortak sergiler düzenlemek ve küratöryel araştırmalarını geliştirmek üzere güçlerini birleştiriyor. 30 Ekim’de imzalanan anlaşma, kurumların bağımsızlıklarını koruyarak uluslararası işbirliğini derinleştirmeyi hedefliyor.

Üç Kıtaya Yayılan Kültürel İttifak

Modern ve çağdaş sanat alanının önde gelen üç müzesi, uluslararası işbirliğinde yeni bir model oluşturmak amacıyla bir araya geldi. New York’taki Museum of Modern Art (MoMA), Paris’teki Centre Pompidou ve Hong Kong’daki M+, 30 Ekim 2026’da Hong Kong’da imzaladıkları çerçeve anlaşmasıyla yeni bir kültürel ittifak kurdu.

Üç kurumun ortak açıklamasına göre işbirliği; koleksiyonların karşılıklı erişime açılmasını, birlikte düzenlenecek sergi ve programları, küratöryel araştırmaları ve eserlerin korunmasına yönelik çalışmaları kapsıyor. Kurumlar kendi kimliklerini ve bağımsızlıklarını korurken koleksiyonlarını ve uzmanlıklarını ortak projeler aracılığıyla daha geniş bir uluslararası izleyici kitlesine ulaştırmayı amaçlıyor.

Koleksiyonlar arasında uzun vadeli işbirliği

Anlaşmanın öne çıkan başlıklarından biri, eserlerin kurumlar arasında uzun vadeli ödünç verilmesi. Böylece işbirliğinin yalnızca geçici sergi değişimleriyle sınırlı kalmaması, koleksiyonların farklı coğrafyalarda daha kapsamlı biçimde sunulması hedefleniyor.

South China Morning Post gazetesinin haberine göre, ortaklığın ilk somut adımları arasında MoMA’nın 2027’de New York’ta M+ koleksiyonuna ayrılmış özel bir galeri açma planı bulunuyor. Aynı haberde M+’ın önümüzdeki 18 ay içinde MoMA ve Centre Pompidou koleksiyonlarından eserleri sergilerine dahil etmeyi planladığı da aktarılıyor.

M+’ın LED cephesinde gösterilmek üzere üretilen işlerin Centre Pompidou’nun Fransa’nın Massy kentindeki yeni sergi ve koleksiyon merkezinde gösterilmesi de gündemde. Bu girişimler, ortaklığın yalnızca eser dolaşımını değil, dijital sanat ve sergileme olanaklarını da kapsayabileceğine işaret ediyor.

Ancak bu projeler, ortak açıklamada kesinleşmiş bir sergi takvimiyle duyurulmuş değil; söz konusu ayrıntılar basında aktarılan planlar olarak değerlendirilmeli.

Üç kıtada, farklı koleksiyonlar

1929’da kurulan MoMA, modern ve çağdaş sanat koleksiyonuyla; 1977’de açılan Centre Pompidou, disiplinlerarası yaklaşımı ve sanat, tasarım, mimarlık gibi alanları bir araya getiren yapısıyla; 2021’de açılan M+ ise Asya merkezli çağdaş görsel kültür odağıyla öne çıkıyor.

Üç kurumun koleksiyonları, 20. ve 21. yüzyıl sanatına farklı coğrafi ve kültürel perspektiflerden yaklaşan geniş bir birikimi bir araya getiriyor. İttifak, bu birikimin karşılıklı paylaşımı yoluyla sanatçıların ve sanat hareketlerinin farklı bağlamlarda yeniden değerlendirilmesini amaçlıyor.

MoMA’nın David Rockefeller Direktörü Christophe Cherix, işbirliğini müzelerin birbirleri için birer elçi işlevi göreceği bir yapı olarak tanımladı. Cherix’e göre ortaklık, koleksiyonlara erişimi genişletmenin yanı sıra kurumlar arasındaki entelektüel alışverişi de derinleştirecek.

Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon ise tek bir kurumun küresel yaratıcılığın bütününü temsil edemeyeceğine dikkat çekerek, uzun vadeli ödünç verme uygulamalarının önemli sanatçıların ve hareketlerin daha kapsamlı sunulmasını sağlayacağını belirtti.

M+ Direktörü Suhanya Raffel de Hong Kong ve Asya’dan gelen perspektiflerin bu işbirliğine katkısına vurgu yaptı. Raffel, araştırma ve kültürel alışveriş yoluyla sanatçılar ve izleyiciler için yeni olanaklar yaratmayı hedeflediklerini ifade etti.

Müzeler neden güçlerini birleştiriyor?

Üç müzenin kurduğu ittifak, uluslararası müzecilikte koleksiyonların dolaşımı, ortak küratöryel üretim ve kurumsal işbirliğinin giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde hayata geçiyor.

Kurumların açıklamasına göre üç müze yılda toplam yaklaşık 10 milyon ziyaretçiyi fiziksel mekânlarında ağırlıyor ve çevrimiçi platformları üzerinden 125 milyon kişiye ulaşıyor. İşbirliği, bu geniş izleyici kitlesinin farklı koleksiyonlarla buluşmasını sağlayabilecek bir çerçeve sunuyor.

Centre Pompidou’nun Paris’teki tarihî binası kapsamlı yenileme çalışmaları nedeniyle kapalıyken kurumun uluslararası programlarını farklı mekânlarda sürdürmesi de anlaşmanın zamanlamasını önemli kılıyor. Kurumun 50. yılı kapsamında yürütülen uluslararası programlar, koleksiyonların ve sergilerin müze binasının ötesine taşınmasına yönelik yaklaşımın bir parçası.

Bununla birlikte, yeni ittifakın uzun vadede nasıl işleyeceği, hangi eserlerin hangi kurumlar arasında dolaşıma gireceği ve ortak sergilerin kapsamı henüz bütünüyle açıklanmış değil. Anlaşma, üç kurum arasında işbirliği için bir çerçeve oluşturuyor; koleksiyonların mülkiyetinin birleşmesi ya da kurumların tek bir yapıya dönüşmesi anlamına gelmiyor.

MoMA, Centre Pompidou ve M+ arasındaki bu ortaklığın asıl etkisi, önümüzdeki dönemde açıklanacak sergi programları, eser ödünç verme anlaşmaları ve araştırma projeleriyle daha net görülecek.

Krassimir Terziev ve Modernizmin Mirası

0 0,00₺