ABD’nin Virginia eyaletinde dünyaya gelen ve genç yaşta geldiği İstanbul’da ömrünün büyük bir çoğunluğunu geçiren Nancy Atakan’ın sanat kariyeri gerek toplumsal gerek sanat üretimi bakımından pek çok tanıklık barındırıyor. Yönetmenliğini Letisya Tapan’ın, yapımcılığını ise Dilek Aydın’ın üstlendiği belgesel İki Boşluk Arasında tam da bu iki kanal üzerinden güçlü bir tanıklık ve kişisel bir sanat anlatısı oluşturuyor.
Çekimleri yaklaşık olarak beş yıl kadar süren ve temel olarak sanatçının yaşamını dünyanın farklı noktalarında takip eden film, tam bir Nancy Atakan belgeseli. Sanatçının farklı disiplinlere, şehirlere ve yaşam biçimlerine dokunan yapıtı gibi bir sanatçının kişisel üretiminin ötesine uzanan özelliklere sahip. Türkiye’den Amerika’ya, İstanbul’dan Galax’a uzanan bu film Atakan’ın kılavuzluğunda geçmişe, hafızaya, toplumsal dönüşüme, bir yere ait olma hissine ve sanat üretme ısrarına uzanıyor.
Film, adını Nancy Atakan’ın 2009 tarihli Dediğiniz Gibi Değilim video çalışmasında geçen bir ifadeden alıyor. Buradaki ödünç alma hâli filmin tamamına da yayılmış durumda. Film, Atakan’ın yıllara yayılan sanat üretiminin farklı örneklerinden yola çıkarken sıklıkla kendini o estetiğin bir parçasına dönüştürmeye, sanat eseri ve onun anlatısı arasındaki sınırları bulanıklaştırmaya meylediyor. Öte yandan gerek arşiv görüntülerinin kullanımı gerek Nancy Atakan’ın sanatsal yolculuğuna tanıklık ve ortaklık etmiş pek çok ismin katılımlarıyla film Türkiye sanat ortamının yıllar içerisinde nasıl dönüşümler geçirdiğine dair de bir belge niteliği kazanıyor.
Filmin bu katmanı Atakan’ın 1970’li yıllardan başlayan sanat kariyerinden pek çok üretimini de filmin dünyasına taşıyor. Videodan fotoğrafa, dijital baskıdan enstelasyona uzanan çeşitlilikteki bu üretim sanatçının üretimine yaklaşımındaki kişisel deneyim unsurunun da etkisiyle filmi otobiyografik bir anlatıya da dönüştürüyor. Öte yandan film içerisinde 1990’larda yapılan Arada sergisinin ortaya çıkışına, bugün güncel sanat dünyasının önemli mekânlarından birine dönüşen 5533’ün kuruluşuna ve tarihsel önem taşıyan pek çok âna da yer veriliyor.

İki Boşluk Arasında, bir sanatçının kariyeriyle kısıtlanmış, övgü sözlerinden ibaret bir yapım değil kesinlikle. Bir yandan kendini o sanatsal mirasın parçasına dönüştürürken Atakan’ın kişisel yaşamından kesitleri de bu çoğulcu yapının bir parçası hâline getiriyor. Atakan’ın doğduğu ve yaşamının ilk yirmi yılını geçirdiği Virginia’dan, gençliğinde yaşadığı New York’tan ve nihayetinde yaşamının elli yılından fazlasını geçirdiği İstanbul’dan aldıklarını ve bu şehirlere verdiklerini anlatının bir parçası hâline getiriyor. İki Boşluk Arasında, sanatçının genç bir Virginialı olarak geldiği ve bugün deneyimli bir İstanbullu olarak yaşamını sürdürdüğü Türkiye’deki kişisel hayatında “Türkiyeli bir kadın” olmasının da hikâyesi aynı zamanda.

Varşova Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptıktan sonra Türkiye prömiyerini Ankara Film Festivali’nde gerçekleştiren, 58. SİYAD Ödülleri’nde En İyi Belgesel dalında ödüle aday gösterilen film son olarak Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde seyirciyle buluştu. Gösterime katılan Letisya Tapan ve Nancy Atakan seyircilerin sorularını da yanıtlarken söyleşide filmin ortaya çıkış biçiminden, pandemi şartlarında çalışmanın zorluklarından ve Nancy Atakan’ın kariyerinden söz edildi. Yönetmen Letisya Tapan, seyircilerden gelen beş yıl boyunca devam eden çekimlere gösterdiği inanç ve sabra dair soruyu şöyle yanıtladı: “Aslında filmi bitirebilmek de yine o iki boşluk arasında kalabilmenin, nefes almaya devam etmenin ve olacağına inanmanın eseri.”






