Gregor Hildebrandt Dirimart Dolapdere’de -
Gregor Hildebrandt, "Duale Systeme aus der Mauerstadt".

Gregor Hildebrandt Dirimart Dolapdere’de

Berlinli sanatçı Gregor Hildebrandt, "Duale Systeme aus der Mauerstadt" ile 10 Mart–5 Nisan 2026 tarihleri arasında Dirimart Dolapdere’de izleyiciyle buluşuyor.

Dirimart, Berlin merkezli sanatçı Gregor Hildebrandt’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. İsviçreli küratör Christoph Doswald tarafından kurgulanan Duale Systeme aus der Mauerstadt (Surlarla Çevrili Şehirden Gelen İkili Sistemler), 10 Mart–5 Nisan 2026 tarihleri arasında Dirimart Dolapdere’de izlenebilecek.

1974 doğumlu Hildebrandt, gündelik nesneleri ve popüler kültüre ait görsel ve işitsel izleri yeniden işlevlendirerek üretim yapan bir sanatçı. Manyetik bantlarla oluşturduğu yüzeyler, kesilmiş plaklardan meydana gelen kompozisyonlar ve özel biçimlendirilmiş vinillerle geliştirdiği heykelsi yapılar, müziği hem malzeme hem de hafıza taşıyıcısı olarak ele alıyor. Sesin kaydedilebilir ve çoğaltılabilir doğası, sanatçının işlerinde görsel bir dile dönüşüyor.

Ses, Hafıza ve “İkili Sistemler”

Sergi, Hildebrandt’ın 2018 sonrası farklı serilerinden seçilen yirmi eseri bir araya getiriyor. Sunumun odağında, sanatçının 2015’te başlattığı plak resimlerinden türeyen Prismen başlıklı yeni yapıtları yer alıyor. Kesilmiş plak parçalarının mozaik etkisi, üç boyutlu geometrik formlarla birleşerek resim ile heykel arasında konumlanan işler ortaya çıkarıyor. Işığın yüzeyde kırılması ve yansıması, plak oluklarının titreşimini görünür kılıyor; izleyiciyi eserin çevresinde hareket etmeye davet eden bir deneyim alanı oluşuyor.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

DİRİMART (@dirimart)’in paylaştığı bir gönderi

Sergide ayrıca sanatçının kişisel geçmişine uzanan iki küçük ölçekli çalışma bulunuyor. Babasının evinde karşılaştığı mutfak bezlerinin dokuma desenlerinden hareket eden bu resimler, başlıklarını Alman müzik sahnesinden alıyor. Biyografik referanslar ile kültürel hafıza arasındaki ilişki, Hildebrandt’ın pratiğinde belirleyici bir eksen oluşturuyor.

Köfteci başlıklı yerleştirme ise serginin kavramsal çerçevesini somutlaştıran işlerden biri. Berlin’deki Potsdamer Strasse’de rastlanan tipik bir köfteci tabelasından esinle geliştirilen bu “kaset kutusu”, 76’ya 9 istiflenmiş ses kasetinden oluşuyor. Tina Turner’dan Richard Strauss’a uzanan geniş bir müzik seçkisi, popüler kültürün farklı katmanlarını aynı yüzeyde buluşturuyor. Sergi başlığındaki “ikili sistemler” ifadesi, hem Berlin’in tarihsel bölünmüşlüğüne hem de analog ile dijital, bireysel ile kolektif hafıza arasındaki gerilime gönderme yapıyor.

Yaşamını ve çalışmalarını Berlin’de sürdüren Hildebrandt, 2015’ten bu yana Münih Güzel Sanatlar Akademisi’nde profesör olarak görev yapıyor. Eserleri Centre Pompidou ve Haus der Kunst gibi kurumların koleksiyonlarında yer alıyor.

Venedik Bienali’nde Koyo Kouoh’un Vizyonuyla 111 Sanatçı

0 0,00