Neşet Günal "Yaşayan Desenler" Sergisi Galeri Selvin'de -

Neşet Günal “Yaşayan Desenler” Sergisi Galeri Selvin’de

Neşet Günal’ın figür anlayışını ve toplumsal gerçekçi duyarlılığını ortaya koyan desen ve renkli ön çalışmalarını bir araya getiren “Yaşayan Desenler” sergisi, Arnavutköy’deki Galeri Selvin’de 7 Mart’a kadar görülebilir.

Arnavutköy’deki Galeri Selvin, Cumhuriyet dönemi Türk resminin en önemli sanatçılarından Neşet Günal’ın desenleri ve renkli ön çalışmalarını Yaşayan Desenler başlıklı sergiyle izleyiciye sunuyor.

Günal’ın sanatsal üretiminin temelini oluşturan desenler, sanatçının figür anlayışını ve toplumsal gerçekçi yaklaşımını en yalın hâliyle yansıtıyor. Anadolu insanının gündelik yaşamına ve emeğine odaklanan bu çalışmalar, yalnızca hazırlık niteliği taşımakla kalmıyor; bağımsız sanatsal değere sahip yapıtlar olarak öne çıkıyor. Sergi, Neşet Günal’ın insani duyarlılığını ve toplumsal bilinçle kurduğu bağı bir kez daha görünür kılıyor.

Neşet Günal

Türk resminin figüratif duayeni Neşet Günal, 1923’te Nevşehir’de doğdu. Ortaokulu tamamladıktan sonra devlet bursuyla İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne giren sanatçı, 1939’da başlayan ve yaklaşık yedi yıl süren eğitimi boyunca Nurullah Berk, Sabri Berkel ve Leopold Lévy’nin atölyelerinde çalıştı.

Sanatçı 1946 yılında Akademi’den birincilikle mezun oldu ve aynı yıl İtalya bursunu kazandı. Fakat bürokratik birtakım engeller nedeniyle iki yıl sonra Paris’e gönderildi. Sağlam deseni ve güçlü anlatımıyla hocası Leopold Levy’nin gözde öğrencilerinden biriydi. Henüz yirmi üç yaşında iken iki eseri 1946 yılında Unesco’nun Paris’te düzenlediği Modern Sanat konulu sergide katılan Türk sanatçılar arasındaki yerini aldı. 1948 yılında Paris’ de sanat eğitimine başlayan Günal, pekçok Türk sanatçısı gibi Andre Lhote atölyesine girmiş ancak, Lhote’un öğretilerini beğenmeyerek, Fernand Leger’nin atölyesine geçmiştir. Resimlerinde de Leger’in etkisi görülmektedir. 1954 yılında Türkiye’ye geri dönen Günal, Akademiye asistan olarak atandı. Burada uzun yıllar çalıştıktan sonra 1970 yılında profesör oldu. 1963’te ikinci kez yine Paris’e giden sanatçı, burada vitray ve goblen eğitimi aldı.1969 yılında 30. Devlet Resim Heykel Sergisi’nde Kör Hasan’ın Oğlu adlı çalışmasıyla resim dalında birincilik kazanan Günal, yurtiçi ve yurtdışında pek çok karma sergiye katıldı.

Türk Resmine Yeni Bir Bakış

Sağlam desen yapısıyla doğup büyüdüğü Orta Anadolu’nun çorak topraklarını ve yoksul ama çalışkan insanlarını anlatan sanatçı, tekniği ve yorumuyla Türk resmine yeni bir bakış açısı kazandırdı. Toplumsal ve işlevsel bir sanatı savunması, ilk bakışta Neşet Günal’ın toplumcu gerçekçi sanat anlayışına yakın olduğu izlenimi verebilir. Ancak onun sanat anlayışı, sanatçı kişiliği ve sanatçı tavrı ideolojik bir öncülden ya da güncel bir sanat akımından hareketle değil yaşamın ve yaşadıklarının sürekli sorgulanmasıyla gelişir ve biçimlenir. Neşet Günal, Levy’nin, atölyesinden arkadaş olduğu genç sanatçılar tarafından 1940 yılının başlarında kurulan Yeniler Grubu’nun, toplumcu gerçekçi sanat anlayışı etrafında toplum ve sanat, sanatın işlevi, içerik- biçim konularında yaptığı tartışmaları, grup içinde olmamasına karşın ilgiyle izledi. Bu tartışmalardan sanat anlayışını geliştirmek için yararlandı. 1948 yılında bursla Paris’e giderken, bütün yaşamı boyunca savunacağı, sanatçının içinden geldiği ve yaşadığı toplumla sanatı arasında bir ilişki olduğu düşüncesine ulaşır.

Yaşayan Desenler sergisi, Arnavutköy’deki Galeri Selvin’de 7 Mart’a kadar görülebilir.

Venedik’te Boş Kalacak Bir Pavyon: Güney Afrika

Venedik Bienali’nde Koyo Kouoh’un Vizyonuyla 111 Sanatçı

0 0,00