Leyla Emadi’nin Yeni Sergisi “Hemhal” MERKUR’de -
Leyla Emadi, Bu da geçer ya hu

Leyla Emadi’nin Yeni Sergisi “Hemhal” MERKUR’de

Leyla Emadi’nin yeni sergisi "HEMHAL" zıtlıkların birlikte var olabildiği bir denge alanı öneriyor. Sergi, 17 Ocak – 14 Mart 2026 tarihleri arasında MERKUR’de izlenebilir.

İran asıllı sanatçı Leyla Emadi’nin yeni sergisi HEMHAL / Blended in Balance, 17 Ocak’ta MERKUR’de açılıyor. Sanatçının çok kimlikli ve çok dilli varoluşundan beslenen sergi, zıtlıkları çatışma değil; anlamı derinleştiren bir zenginlik alanı olarak ele alıyor. Bu yaklaşım sergide, sufi düşüncenin akışkanlığı ile küfi yazının geometrik ve sert estetiğinin aynı mekânda yan yana var oluşuyla görünürlük kazanıyor.

Zıtlıklarla Kurulan Denge

Sergide yer alan betondan üretilmiş küfi yazılar, Leyla Emadi’nin dil ile kurduğu güçlü ve kişisel ilişkiyi görünür kılıyor. Sanatçı için beton, sözü yalnızca okunur kılan bir malzeme değil; onu mekâna yayılan, bedende hissedilen bir varlığa dönüştüren bir taşıyıcı. Zaman, teslimiyet, içe dönüş ve mikro–makro ilişkisi, Emadi’nin keskin köşeler ve sert yüzeylerle kurduğu dil aracılığıyla maddede yoğunlaşıyor. Bu sert yapıların karşısında ise sanatçının sufi düşünceden beslenen akışkan ve soyut alfabe heykelleri yer alıyor. Işık ve gölgeyle çoğalan bu formlar, Emadi’nin dili tek bir noktaya sabitlemek yerine mekânın içine dağıtan yaklaşımını yansıtıyor; dili bir yapıdan çok bir devinim, bir nefes hâline getiriyor.

Nakışlı ve dokuma yüzeyler serginin daha içe dönük ve bedensel katmanını oluşturuyor; Emadi’nin her bir ilmeği “hemhal olma” hâlini zamana, sabra ve emeğe bağladığı bu işler, yukarı ile aşağı, iç ile dış, parça ile bütün arasındaki aynalılığı ilmek ilmek kuruyor. Dil burada yalnızca bir fikir değil; sanatçının elinde dokunulan, taşınan ve hafızaya işlenen bir yüzeye dönüşüyor.

HEMHAL, Emadi’nin zıtlıkları ortadan kaldıran bir uzlaşı alanı önermek yerine, her iki ucu da kendimize ait kabul etmenin gerekliliğini hatırlatan yaklaşımını ortaya koyuyor. Sergi, dengeyi sabit bir hedef olarak değil; zıtlıklarla birlikte yaşama cesareti olarak yeniden düşünmeye çağırıyor.

İki Kültür Arasında

Türkiye ve İran’ın siyasal ve ideolojik çalkantılarla şekillenen dönemlerinde büyüyen Emadi, iki ülkenin ortak tarihsel kırılmaları ile kimlik ve aidiyet arasındaki gelgitlerin izlerini üretimine taşıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, adalet/sizlik!, ideolojik kalıplar ve kolektif travma gibi meseleleri merkezine alan sanatçı; kumaş, metal, beton ve baskı teknikleri gibi farklı medyumlarla çalışıyor. Özellikle son dönem üretimlerinde betonun ağırlığını dilin ezici gücüyle bir araya getirerek bireysel ve toplumsal hafızayı sorgulayan işler ortaya koyuyor.

Mardin’de Yeni Medya Sanatı Buluşması: Dijital Eşik

0 0,00