2026 Sinemasında Beklenen Filmler -
Uğultulu Tepeler. Fotoğraf: Warner Bros.

2026 Sinemasında Beklenen Filmler

2026 sineması için hazırladığımız seçki, klasik edebiyat uyarlamalarından kült serilerin devam filmlerine, Marvel ve Dune gibi epik stüdyo yapımlarına uzanıyor. Emerald Fennell, Christopher Nolan, Denis Villeneuve ve Robert Eggers gibi yönetmenlerin merak uyandırıcı yeni projeleri, Jacob Elordi, Zendaya, Timothée Chalamet gibi yıldız oyuncularla buluşuyor ve yılın öne çıkan yapımlarını tek bir çatı altında topluyor.

Sinema dünyası 2026’ya, tanıdık hikâyeleri yeni bakışlarla yeniden ele alan, merak uyandırıcı yapımlarla giriyor. Klasik edebiyat uyarlamalarından kült serilerin devam filmlerine, çağdaş sinemanın yeni işlerinden büyük stüdyo yapımlarına uzanan bu çeşitlilik, 2026 sinemasının ana hatlarını ortaya koyuyor. Emerald Fennell, Christopher Nolan, Denis Villeneuve, Robert Eggers, Greta Gerwig ve Steven Spielberg’ün yeni filmleri, yılın sinema takviminde öne çıkarken; Jacob Elordi, Margot Robbie, Zendaya, Timothée Chalamet, Robert Pattinson, Meryl Streep, Nicole Kidman ve Sandra Bullock gibi farklı kuşaklardan oyuncular da bu yapımlarda bir araya geliyor. Bu seçkide, Uğultulu Tepeler’den Odysseia’ya, Frankenstein mitinin güncel bir yorumundan Dune evreninin yeni halkasına uzanan 2026 sinema takviminde öne çıkan yapımları bir araya getiriyoruz.

1. Uğultulu Tepeler

Seçkimizin ilk filmi, Emerald Fennell’in Emily Brontë’nin Uğultulu Tepeler’ini sezgisel ve atmosferik bir yeniden okuma olarak sinemaya taşıdığı uyarlama. Sevgililer Günü’nde vizyona girmesi planlanan filmde Jacob Elordi ve Margot Robbie, edebiyat tarihinin en yıkıcı aşk anlatılarından Heathcliff ve Catherine’i canlandırıyor. Kadroda Alison Oliver ve Hong Chau da bulunuyor. Filmin ilk fragmanının Charli xcx’in şarkısıyla yayımlanması, sosyal medyada ciddi bir tartışma dalgası yarattı. Brontë’nin gotik dünyasının pop kültür referanslarıyla buluşması, kimi izleyiciler için heyecan verici bir cesaret gösterisiyken, kimileri içinse metnin ruhuna fazla müdahaleci bulundu. Ancak bu kutuplaşma, Uğultulu Tepeler’in 2026’nın en çok konuşulan edebiyat uyarlamalarından biri olacağını şimdiden garanti ediyor. 1847’de yayımlanan roman, tutku, sınıf çatışması ve yıkıcı bir aşk etrafında şekillenen karanlık atmosferiyle İngiliz edebiyatının en sert metinlerinden biri. Fennell’in bu yoğun duygusal dokuyu çağdaş bir estetikle nasıl dönüştüreceği ise filmin asıl merak konusu.

Jaafar Jackson, Antoine Fuqua’nın yönettiği Michael filminde Michael Jackson rolünde. Fotoğraf: Glen Wilson.

2. Michael

Antoine Fuqua’nın yönettiği ve 24 Nisan 2026’da vizyona girmesi planlanan Michael, Michael Jackson’ın çocuk yaşta başlayan kariyerini küresel bir pop ikonuna dönüşen yolculuğuyla birlikte ele alıyor. Başrolde sanatçının yeğeni Jaafar Jackson’ı izleyeceğimiz filmde Nia Long ve Colman Domingo da yer alıyor.

Popüler müzik tarihinin en etkili figürlerinden biri olan Michael Jackson, yalnızca sahne performansları ve müzikal mirasıyla değil, etrafında şekillenen tartışmalarla da hâlâ konuşulmaya devam eden bir isim. Thriller’dan Bad’e uzanan yaratıcı zirveler, onu kuşaklar arası bir fenomene dönüştürürken özel hayatına dair iddialar ve medyayla kurduğu problemli ilişki, bu mirasın her zaman pürüzsüz bir anlatıya dönüşmesini engelliyor. Fuqua’nın yaklaşımı, Michael Jackson’ı pürüzsüz bir ikon anlatısına indirgemekten kaçınıp kaçınmayacağı sorusuyla birlikte şimdiden merak konusu.

Warner Bros., Maggie Gyllenhaal’ın yönettiği ve Jessie Buckley’nin başrolünde yer aldığı The Bride! filminin fragmanını paylaştı. (Warner Bros. Pictures)

3. Gelin!

Maggie Gyllenhaal, sinema tarihinin en tuhaf ve en yalnız figürlerinden biri olan Frankenstein’ın Gelini’ne geri dönüyor. 6 Mart 2026’da vizyona girecek Gelin! (The Bride!), köklerini 1935 tarihli Bride of Frankenstein filminden alan anlatıyı, bu kez 1930’lar Chicago’sunun sisli atmosferine taşıyor. Hamnet’teki rolüyle güneme gelen Jessie Buckley’nin hayat verdiği Gelin, burada yalnızca bir korku figürü olmaktan çok, var olmanın bedelini adım adım öğrenen bir karakter olarak karşımıza çıkıyor; Christian Bale’in Yaratık’ı ise bu hikâyenin kaçınılmaz eşlikçisi. The Lost Daughter ve Secretary gibi filmlerinde kadınlık deneyimlerini çelişkileri, kırılganlıkları ve bastırılmış arzularıyla birlikte ele alan Gyllenhaal, gotik korkunun imkânlarını kullanarak mitin kendisinden çok, onun etrafında biriken yalnızlık, arzu ve dışlanmışlık duygularına odaklanıyor.

The Drama film afişinden detay.

4. The Drama

2026 sinema takviminde Robert Pattinson ve Zendaya’yı birden fazla projede yan yana görmeye hazırlanırken, bu birlikteliğin en merak uyandıran duraklarından biri Kristoffer Borgli imzalı The Drama. 3 Nisan 2026’da vizyona girmesi planlanan A24 yapımı film, evlilik arifesinde olan bir çiftin ilişkisini, tek bir kırılma anı etrafında ele alıyor; romantik komedi çerçevesini ise bilinçli biçimde yerinden oynatarak daha huzursuz, daha tekinsiz bir alana taşıyor.

Anne Hathaway ve Meryl Streep, The Devil Wears Prada 2 setinde. (Aeon)

5. Şeytan Marka Giyer 2

İlk kez 2006 yılında izleyiciyle buluşan Şeytan Marka Giyer, moda dünyasının acımasız hiyerarşisini ve medya endüstrisinin görünmeyen yüzünü Miranda Priestly karakteri üzerinden hafızalara kazımıştı. Aradan geçen yirmi yıla yakın sürenin ardından, David Frankel’in yönetmenliğinde çekilen Şeytan Marka Giyer 2, 1 Mayıs 2026’da sinemalara dönmeye hazırlanıyor. Meryl Streep, Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci’nin yeniden bir araya geldiği film, dijital yayıncılık, influencer ekonomisi ve hızla dönüşen medya düzeni içinde hikâyesini şekillendiriyor. Basılı dergilerin yerini algoritmaların, editoryal gücün yerini görünürlük savaşlarının aldığı bir dünyada, Miranda Priestly ve çevresi yeni düzene nasıl uyum sağlayacağı filmin ana sorusu oluyor.

Emily Blunt, “İfşa Günü” filminde. Fotoğraf kredisi: Niko Tavernise / Universal Pictures ve Amblin Entertainment

6. İfşa Günü

Steven Spielberg’in yönetmenliğini üstlendiği İfşa Günü (Disclosure Day), 12 Haziran 2026’da vizyona girmeye hazırlanıyor ve yönetmenin uzun zamandır sürdürdüğü epik anlatım dilini, modern bir bilimkurgu çerçevesinde yeniden kurguluyor. Film, dünya genelinde büyük yankı uyandıran bir UFO vakasını merkezine alırken, Emily Blunt meteorologu canlandırıyor; Josh O’Connor, Colin Firth ve Colman Domingo ise bu gizemli hikâyenin etrafında şekillenen karakterlerle filmde yer alacak. İfşa Günü, Spielberg’in kendine has sinema dilini, insanlık, hakikat ve devlet sırları gibi zamansız temalarla harmanlayarak, seyirciyi hem gerilim hem de merak dolu bir deneyime davet ediyor.

Tom Holland, Örümcek Adam rolünde.
Fotoğraf: Matt Kennedy/MARVEL.

7. Spider-Man: Brand New Day

31 Temmuz 2026’da vizyona girecek Spider-Man: Brand New Day, Peter Parker’ı Marvel Sinematik Evreni’nde yeni bir döneme taşırken, geçmişte yaşadığı kayıpların ve unutulmuş kimliğinin gölgesini de ardında bırakmıyor. 1,9 milyar dolarlık gişesiyle hafızalara kazınan Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok’un ardından, Tom Holland bu kez kimsenin hatırlamadığı bir Örümcek Adam olarak karşımıza çıkıyor. Jon Watts’ın koltuğunu devralan Destin Daniel Cretton, hikâyeye daha karanlık ve kişisel bir ton katıyor, Peter’ın içsel yolculuğunu, dostluklarını ve kayıplarını ön plana çıkaracak gibi görünüyor. Tom Holland’ın yanı sıra Zendaya ve Jacob Batalon yeniden kadroya katılıyor. Mark Ruffalo’nun Hulk’ı ve Jon Bernthal’ın Punisher’ı hikâyeye geri dönüyor. Stranger Things’in genç yıldızı Sadie Sink ise Marvel evrenine ilk adımını atıyor.

8. The Odyssey

Christopher Nolan, Homeros’un efsanevi Odysseia destanını 17 Temmuz 2026’da vizyona girmesi planlanan The Odyssey ile beyazperdeye taşıyor. Matt Damon, Odysseus rolünde, yıllarca süren dönüş yolculuğunun hem fiziksel hem de duygusal yükünü omuzluyor; Tom Holland, genç Telemakhos olarak babasının mirasını ve sorumluluklarını keşfederken izleyiciye hikâyenin yeni nesil perspektifini sunuyor. Anne Hathaway ise Penelope olarak, eşini ve ülkesini beklerken taşıdığı kırılganlık ve direnciyle öne çıkıyor. Nolan, devasa setler, animatronikler ve IMAX teknolojisini kullanarak, Cyclops’tan sirenlere, ölümcül canavarlardan epik deniz fırtınalarına uzanan mitolojik dünyayı sinemaya aktaracak.

Aşkın Büyüsü (1998). Fotoğraf: MUBI.

9. Practical Magic 2

1998’deki Practical Magic, Sandra Bullock ve Nicole Kidman’ın canlandırdığı Owens kardeşler üzerinden büyü ve kadın dayanışmasının unutulmaz bir portresini çizmişti. 18 Eylül 2026’da vizyona girecek devam filmi Practical Magic 2, bu büyülü dünyanın kapılarını yeniden aralayacak. Yönetmen Susanne Bier, ilk filmin nostaljik dokusunu korurken, hikâyeyi yeni kuşak cadıların bakış açısıyla güncelliyor. Bullock ve Kidman’ın karakterleri geri dönerken, Joey King ve Maisie Williams aileye musallat laneti çözmek üzere yeni nesil cadılar olarak katılıyor. Alice Hoffman’ın The Book of Magic romanından uyarlanan film, kuşaklar arası bağları, aile mirasını ve büyünün gizemli dünyasını bir araya getirerek hem tanıdık hem de taze bir deneyim sunacak.

Narnia Günlükleri.

10. Narnia: The Magician’s Nephew

26 Kasım 2026’da vizyona girecek Narnia: The Magician’s Nephew, C.S. Lewis’in Narnia Günlükleri serisinin ekran uyarlamalarına bir yenisini ekliyor. Özellikle Aslan, Cadı ve Dolap gibi filmlerle tanınan seri, yıllar içinde çocuk edebiyatının ve fantastik sinemanın kült hâline gelmiş anlatılarına dönüştü. Bu kez yönetmen koltuğunda Greta Gerwig oturuyor. Gerwig, serinin teknik olarak altıncı kitabı olan The Magician’s Nephew’u sinemaya taşırken, kronolojik olarak bir prequel (ön hikâye) olan bu kitabı, Narnia’nın yaratılışına odaklanarak kendi taze yorumunu ekleycek.

Dune. Fotoğraf: Warner Bros.

11. Dune: Part 3

18 Aralık 2026’da vizyona girecek Dune: Part Three, Denis Villeneuve’ün Frank Herbert’in epik bilim kurgu serisini beyazperdeye taşıdığı üçlemenin final halkasını oluşturuyor. Serinin önceki iki filminden tanıdığımız Timothée Chalamet, bu kez Paul Atreides olarak hem iktidar hem de kehanet yükünü taşıyan bir karakterin karanlık evrimini izleyiciye sunuyor. Zendaya, Florence Pugh, Jason Momoa, Josh Brolin, Rebecca Ferguson ve Anya Taylor-Joy gibi oyuncuların yanı sıra Robert Pattinson, Scytale rolüyle filme katılarak Atreidesler’in karşısına yepyeni bir tehdit çıkarıyor. Villeneuve, önceki filmlerde olduğu gibi Herbert’in metnini ustalıkla dönüştürerek, Arrakis’in ötesinde yeni gezegenler, kültürler ve entrikalarla evreni genişletiyor; kadın karakterler ise artık hem iktidar hem de direnişin merkezinde yer alıyor. Hans Zimmer’in etkileyici müzikleriyle desteklenen yapım, serinin epik anlatısını taçlandırmayı ve izleyiciyi bir kez daha devasa bir evrende yolculuğa çıkarmayı amaçlıyor.

Lily-Rose Depp, Nosferatu filminde. Görsel: Focus Features.

12. Werwulf

Seçkimizin son filmi, 25 Aralık 2026’da vizyona girmesi planlanan Werwulf. Film Robert Eggers’ın gotik korku evrenine bir başka karanlık yapıt daha ekliyor. The Witch, The Lighthouse, The Northman ve 2024’teki vampir gerilimi Nosferatu ile modern korkunun ustası olarak tanınan Eggers, bu kez 13. yüzyıl İngiltere’sinde geçen bir kurt adam hikâyesine el atıyor. Başrolde Aaron Taylor-Johnson’ın canlandırdığı Werwulf ve Eggers’ın sıkça birlikte çalıştığı Lily-Rose Depp, Willem Dafoe ile Ralph Ineson yer alıyor; oyuncuların geçmiş filmlerden bildiğimiz performansları, yönetmenin karanlık ve tarihsel dokusunu beyazperdeye kusursuz yansıtıyor.

Seren Yüce’ye Evinde Silahlı Saldırı

0 0,00