Evliyagil Dolapdere’nin Şubat 2019’da gerçekleşen açılış sergisi de dahil olmak üzere birçok sergisinin küratörlüğünü üstlendiniz. Sizce Müze Evliyagil Ankara ve Evliyagil Dolapdere ülkenin sanat ortamına ne kattı, uzun vadede neler katacak? Küratörlüğünü üstlendiğiniz sergilerde örnek vermenizi rica edeceğim. Sarp Evliyagil’in daveti üzerine
Charles Avery 2005’ten bu yana çalışmalarını deneyimine, felsefi söyleme ve sanatsal hayal gücüne dayanarak hayali bir ada yaratmak üzerine yoğunlaştıran Charles Avery, 16. İstanbul Bienali’nin dikkat çeken sanatçıları arasında göze çarpıyor. İnsanlığın tarihi- ne baktığımızda da ağırlıklı olarak tecridin, ütopyanın simgelerinden biri
1945 yılında hala süren savaş ortamının zorlukları, yepyeni bir festival yaratmanın sorunlarıyla birleşince ilk festivalin ancak 1947’de yapılabileceği anlaşılır. Edinburgh şehrinin “Avrupa’nın kültür merkezi” gibi bir savaş sonrası kimliği kazanması da festivalin amaçlarından biridir. İlk Uluslararası Edinburgh Festivali 24 Ağustos 1947’de başlar.
Altın Palmiyeli “Parazit” ve Daha Fazlası Güney Koreli yönetmen Bong Joon-ho’nun Giseaengchung / Parasite filmi, yılın belki de en çok merak edilen filmi. Cannes Film Festivali’nde aldığı övgülerin ardından, Alejandro González Iñárritu’nun başkanlığını üstlendiği jüri tarafından büyük ödül Altın Palmiye’ye layık görülen
Contemporary İstanbul ekibi bu günlerde, çiçeği burnunda vakıflarının, Çağdaş İstanbul Sanat Kültür ve Eğitim Vakfı’nın heyecanını yaşıyor. Contemporary İstanbul’un kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, İstanbul’un dünyanın yeni kültür başkenti olması gerektiğini söylerken hem bir bildiği, hem de büyük planları var.
Sanat öğrenimine 1978’de İngiltere’de Exeter College’da resim, fotoğraf ve tiyatro dallarında başlayan sanatçı, Exeter College of Art Design’da iki yıl resim ve heykel öğrenimi gördü. Ardından Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü bitirdi. Selma Gürbüz, çağdaşlarından kimselere benzemeyen bir sanatçı. Görünmeyenlerden
Resimlerinde, Doğu ve Batı kültürlerinin sentez arayışları gözlemlenir. 1970’lerden başlayarak böcekleri ve insan figürlerini işlediği eserlerinde, imgeler arasında kurulan görsel ve simgesel ilişkileri yansıtır. Bunların yanı sıra zaman zaman eski uygarlıklardan aldığı kültürel imgelere de yer vererek bunları aynı sanatsal bağlamda değerlendirmiştir.
Burhan Doğançay’ın grafitti tekniği paralelinde, duvar üzerine yapıştırılmış ilanlardaki aşınmış ve yıpranmış kağıtların yarattığı görsel etkiler, üçüncü boyut ve espas arayışlarına ilişkin kompozisyonları, soyut-kavramsal bir sanat anlayışının ürünleridir. Son resimlerinde bu renksel oluşumlar, kolaj tekniğinin doğa ifade olanaklarıyla bütünleşmektedir. Ankara Üniversitesi Hukuk
1927’de Kocamustafapaşa’da doğdu. İstanbul Kız Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi Fransız Filolojisini bitirdikten sonra Fransızcasını ilerletmek üzere Paris’e gitti. Avrupa sanatını yakından inceleme fırsatı yakaladığı bu şehirde ileride Türk resminin mihenk taşlarını oluşturacak sanatçılarla dostluklar kurdu. Kimilerini İstanbul’dan tanıdığı bu isimlerin arasında İlhan
İsviçre’nin güneyinde, Bellinzona isminde on sekiz bin nüfuslu küçük bir şehir bulunur. UNESCO Dünya Mirası listesine de giren surlarıyla ünlü bu küçük şehir, ilk bakışta çok alakasız gibi görünse de İstanbul tarihi için dünyadaki en önemli merkezlerden bir tanesidir. Zira 1837’de İstanbul’a
“Ağaca Övgü (Treehugger)” ve “Bir Hayvanın Gözlerinden (In The Eyes of the Animal)” isimli, birden çok duyu organını aynı anda harekete geçiren iki büyük çaplı sanal gerçeklik deneyimini Erol Tabanca kuruculuğunda hayata geçirilen Odunpazarı Modern Müze 7 Eylül’de gerçekleştireceği açılış etkinliğinin ardından 8
İlk ve ortaöğrenimini gördüğü TED Ankara Koleji’nde ilk resim çalışmalarını Turgut Zaim’le yapmış, daha sonra liseyi bitirdiği Washington’da resim öğretmeni Soyut-Dışavurumcu Leon Berkowitz tarafından “okulun en iyi resim öğrencisi” seçilmiştir. 1960’ta Türkiye’ye dönünce Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü’ne giren Koçak, bu

